Akıncı kimlerle dolaşıyor?

"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İngiliz The Guardian Gazetesi'ne verdiği röportajda, Kıbrıs Adası'nın kuzeyinin, Rusya’nın Kırım’da yaptığı gibi Türkiye’ye "ilhak" edilmesini "korkunç" bir ihtimal olarak niteleyerek, bunun Türkiye’nin kendi çıkarlarına da aykırı olduğunu söyledi. Akıncı, Kuzey Kıbrıs’ın "de facto olarak Türkiye ili haline gelebileceğini" de belirtti. Ardından yaptığı açıklamayla, sözlerinin arkasında olduğunu ifade etti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamı gibi yüce bir görevi ifa etmekte olan Mustafa Akıncı’nın düşünce yapısını, zihniyetini, amacını ve dış bağlantılarını ortaya koyan ifadeleri bizi ziyadesiyle üzdü. Akıncı, Barış Pınarı Harekatı sırasında da bu minvalde açıklama yapmıştı.

Mustafa Akıncı Türk olmaktan haz duymuyor; milli kimliğin en önemli unsuru olan “mensubiyet duygusuna sahip değil. Her fırsatta bu niyetini dışa vuran birisi ."

"Teşbihte hata olmaz" derler. Şehriyar'ın dediği üzere,

"Gurt gurtnan dolaşır, itler it inen,

Gurt şikarnan doyar, itler küt inen,

Yanaşmanın goynu dolar pit inen

Heç elden özgeye gardaş olar mı?"

Türkiye'nin, Doğu Akdeniz'de ve bölgede yaptığı her hamlede Akıncı’nın beyanatları, kimlerle birlikte olduğunu ele vermektedir.

Evet bu açıklamaları ile de Sayın Akıncı'dan bize gardaş olmayacağı aşikârdır!..

Son günlerde sosyal medyada dolaşan hikayeye göre, bir Alman, bir İtalyan, bir Fransız ve bir İngiliz aralarında köpeğe hardal yedirmek konusunda iddiaya tutuşurlar.

Alman önceliği alır, hardalı topak yapar ve köpeğin ensesinden tutarak zorla ağzına tıkar... Hayvanın ağzı yandığı için hardalı yemez ve çıkarır...

İtalyan hemen atılır, öyle olmaz der ve hardalı makarna şeklinde ufak parçalar halinde bölerek, köpeğe yedirmeğe çalışırsa da, hayvanın ağzı gene yandığından o da başaramaz...

Fransız da konuya kendi açısından yaklaşarak, hardalı önce sulandırıp, sos olarak köpeğe yedirmek için uğraşırsa da bu uygulama ile de bir sonuç alamaz...

Sıra İngiliz'e geldiğinde, İngiliz, önce köpeği okşayarak yanına çeker, sırtını sıvazlar, sonra, hardalı topak yaparak hayvanın poposuna yapıştırır. Köpek ardı yandıkça başlar hardalı yani arkasını yalamaya... Kısaca; canı yandıkça yalar, yandıkça yalar ve sonuçta yalaya yalaya hardalı bitirir...

"Akıllı emperyalist ülkeler, hedef ülkeleri istedikleri çizgide tutabilmek için onlara hardalı öyle yedirirler ki, o ülkeler neyi yediklerinin (?) farkına vardıklarında iş işten çoktan geçmiş olur!.."

Mevcut durum İngiliz kaşığı ile küt veya hardal yemektir.

Kıbrıslı Türkler'e düşen görev, devletine sahip çıkmalarıdır.

KKTC'yi sahiplenme, bir kişinin yahut grubun veya sadece Kıbrıs Türkü'nün değil, millet olarak topyekün hepimizin görevidir.

Allah bizi devletsiz bırakmasın...

Selam ve dua ile...

YORUM EKLE