CiddiGazete- Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Altılı Masa’da genel başkanların aday olmayacağı yönünde ilkesel bir karar alınması gerektiğini belirterek, “Masa’nın en büyük, en güçlü, en sağlam ve en köklü partisi olarak adayı belirleme yetkisi de CHP’de olmalı. CHP Genel Başkanı, partisinin belirleyeceği en az üç adayı masaya getirmeli. Masa, CHP’nin belirlediği bu üç adayı tartışarak bunlar arasından bir aday çıkarmalı. Bunun dışında seçim kazanabilecek bir yöntem yok” ifadelerini kullandı.

Fatih Altaylı, “Sağlıklı bir aday belirleme yöntemi” başlıklı yazısında Altılı Masa’nın aday belirleme sürecini değerlendirdi.

Altaylı’nın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Altılı Masa’nın artık daha fazla sallanma lüksü kalmadı.

Seçim tarihini Cumhurbaşkanı açıkladı, ana muhalefet lideri de niyeyse bu tarihe bir itiraz şerhi düşmedi.

Bu durumda masanın adayının da bir an önce açıklanması lazım.

Masadaki liderler aylardır seçimden sonra yapılacaklara odaklanmış vaziyetteler, Anayasa taslağı, yol haritası, eylem planı dedikleri hep seçim sonrasına ilişkin.

'Dördüncü İttifak'tan ilk fotoğraf 'Dördüncü İttifak'tan ilk fotoğraf

Unuttukları şey tüm bunların yapılabilmesi için öncelikle seçimin kazanılması gerektiği...

Öncelik seçimin kazanılması olmalı ya da olmalıydı.

Galiba artık ona başlıyorlar.

Yani inşallah.

Siz, ben, hepimiz biliyoruz ki, CHP’nin istediği aday Kemal Kılıçdaroğlu, Kemal Bey de bunu çok ama çok istiyor.

Partisine göre Kemal Kılıçdaroğlu egosuna yenilmeyecek ve Başkan olduktan sonra iki bilemediniz üç yıl içinde parlamenter sisteme dönüş yapmanın yolunu açma konusunda en güvenilir lider.

Yine partisine göre masadaki diğer 5 liderin 4’ü Kemal Kılıçdaroğlu adını destekliyor. Sadece İYİ Parti’nin bazı çekinceleri var. Ama onlar da pazarlık güçlerini yükseltmek için karşı imiş gibi yapıyorlar.

Ancak benim izlenimlerime göre durum tam da böyle değil.

Masadaki liderlerden Kemal Kılıçdaroğlu’nu kesinlikle destekleyen tek kişi Temel Karamollaoğlu.

Bunun dışındaki 4 liderin çekinceleri var.

Ama özellikle de İYİ Parti’nin.

Seçmen sadakati açısından en sıkıntılı parti olan İYİ Parti, çok hızlı biçimde yüzde 20 ile yüzde 9 arasında değişen bir oy oranına sahip olabiliyor.

İYİ Parti’nin, zaten kaygan olan tabanına, Kılıçdaroğlu’nun adaylığını anlatmakta sıkıntılar çektiğini parti yönetimi çok iyi biliyor.

Kılıçdaroğlu aday olduğu takdirde, İYİ Parti yeterli oy desteğini sağlayamamaktan ciddi biçimde çekiniyor.

Aynı çekince Babacan ve Davutoğlu için de geçerli. Ancak onlar partilerinin anketlerdeki boyu nedeniyle bunu yüksek sesle dile getirmiyorlar. Ne var ki, kaygıları ortak.

Peki bu sorunun çözümü ne!

Çözüm basit.

Ve bir kaç gün önce burada yazdığım gibi CHP Genel Başkanı’na sunulan rapora da uygun.

Öncelikle Masa’da genel başkanların aday olmayacağı ilkesel kararı alınmalı.

Bu, partilerin tümünün partili Cumhurbaşkanı olmamalı diyen 5 yıllık söylemine de uygun.

Evet, Masa’nın en büyük, en güçlü, en sağlam ve en köklü partisi olarak adayı belirleme yetkisi de CHP’de olmalı.

CHP Genel Başkanı, partisinin belirleyeceği en az üç adayı masaya getirmeli.

Masa, CHP’nin belirlediği bu üç adayı tartışarak bunlar arasından bir aday çıkarmalı.

Bana göre bunun dışında akılcı bir yol yok.

Bunun dışında seçim kazanabilecek bir yöntem yok.

Eğer bu seçimin Türkiye açısından söyledikleri kadar hayati önemi var ise, ki bence var, uygulanması gereken yöntem budur.

Yok eğer ‘Zaten memleketi batırdılar. Seçimi kaybetsek de olur. 2028’e Allah kerim’ diye düşünüyorlarsa bu yolda devam etsinler.”