CiddiGazete- Mahkemenin iki kez karar açıklamayı ertelediği HDP eski yöneticileri Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş'ın da aralarında olduğu 18'i tutuklu 108 ismin yargılandığı "6-8 Ekim olayları davası"nın 83'üncü duruşması bugün görüldü.

Duruşmada avukat beyanlarının ardından mahkeme başkanı ara kararını açıklayarak avukatların erteleme ve ek süre talebini reddetti. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi iki kez kararı açıklamayı ertelemişti.

KARAR AÇIKLANDI

Dosyada araştırılması gereken bir durumun kalmadığını belirten Mahkeme Başkanı kararı açıklarken, Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk'e de silahli terör örgütü üyeliğinden 10 yıl hapis cezası çıktı.

BAHÇELİ'YE KİM RİCACI OLDU

Cumhur İttifakı bileşenlerinden Devlet Bahçeli, 2017 yılında dönemin HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in kendisine cezaevinde bulunan Ahmet Türk'ün sağlık sorununu anlattığını aktarmıştı.

"ELİMİZİ SIKAN BİR ŞAHIS AHMET TÜRK"

Bahçeli, MHP'nin TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada Ahmet Türk'ün durumuna ilişkin, "Meclise geldiğimiz zaman elimizi sıkan bir şahıs Ahmet Türk. 74 yaşındaki Ahmet Türk'ün rahatsızlığı ileri aşamadaysa tedavisine fırsat verecek şekilde tutuksuz yargılanması sağlanmalı" ifadelerini kullanmıştı.

Ahmet Türk 1N"HASTA ADAM" 2 KEZ SEÇİMLERE KATILDI

Bahçeli'nin Meclis kürsüsünden yaptığı açıklamanın ardından Ahmet Türk serbest kalmış, 2019 seçimlerinde Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmiş ancak belediyeye kayyım atanmıştı. Ahmet Türk, 31 Mart 2024'te bir kez daha Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.

AHMET TÜRK'TEN AÇIKLAMA

10 yıl hapis cezasına çarptırılan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, aldığı ceza ile ilgili Halk TV'de açıklamalarda bulundu.

Atama ve görevden alma kararları Atama ve görevden alma kararları

"Bu davanın siyasi bir dava olduğunu başından beri söyledik" diyen Ahmet Türk şu ifadeleri kullandı:

"Biz bir vahşet örgütüne karşı düşüncelerimizi ifade ettiğimiz için böyle bir dava açıldı. Aslında bu, bir kesimin toplumsal barışı bozmaya yönelik bir kararıdır. Bu mahkemenin verdiği bir karar değil, siyasilerin verdiği bir karardır.

Üzüntülerimiz cezalara için değil, bu ülkenin toplumsal barışa ihtiyaca var. Bizler senelerce halkların ortaklaştığı bir sürecin arayışı içerisindeydik, bizim mücadelemiz bu. Ama maalesef bazı kesimler ötekileştirme siyasetini sürdürme anlayışıyla hareket ediyor.

Bunu aslında demokratik geleceğe, halkların kardeşliğine vurulan bir darbe olarak değerlendirmek lazım. Bizim Kobane olaylarında devlete karşı bir şeyimiz yok, IŞİD'e karşı tepkimiz olmuştu.

Elimizden geldiğince bu ülkenin barışı için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu sürecin nasıl yürüyeceğini tahmin ediyorduk. Bir kesimin harekete geçtiğini ve bu normalleşme sürecini baltalamaya çalıştığını görüyoruz."