CiddiGazete- "İltisak" konusuna büyük önem veren İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yardımcısı İsmail Çataklı'nın ağabeyinin FETÖ ilişkileri gündeme bomba gibi düştü. Ağabeyinin durumunu önce geçiştirmeye çalışan, ardından yumuşatma gayretine giren İsmail Çataklı, iddiaları gündeme getiren CHP'li Özgür Özel'i "iftira" atmakla ve "köstebek" olmakla suçlamıştı.

Tolga Şardan, İsmail Çataklı'nın FETÖ şüphelisi ağabeyi Osman Çataklı'nın Bank Asya ilişkisini kaleme aldı. Şardan'ın T24'te yayımlanan "İsmail Çataklı'nın kardeşinde 'Bank Asya' iltisakı çıktı" başlıklı yazısı şöyle:

Osman Çataklı hakkındaki iddia şöyle: "FETÖ ile irtibatlı olduğu belirlenen ve örgüte finansal destek sağlayan Bank Asya'da hesabının bulunduğu, örgüt lideri Fetullah Gülen'in ve örgüte üye diğer kişilerin çeşitli basın - yayın ve sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapılan çağrılardan sonra arttıran hesap olarak değerlendirilenler listesinde isminin geçtiği..."

CHP'li Özgür Özel'in İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı'nın kardeşiyle ilgili FETÖ bağı bulunduğu iddiasını ortaya atması, deyim yerindeyse "çarşıyı karıştırdı".

Özel'in açıklamalarıyla birlikte savunmaya geçen Çataklı, "Sen söyleyince baktım, hakkında ihbar varmış. Gelir adalete hesabını verir. Kardeş konusuna girecek en son kişisin" gibi durumu basite indirgeyen yaklaşım sergiledi.

Çataklı'nın olayı önemsizleştirme gayreti üzerine Özel, bu kez vitesi yükseltti ve "ikinci kardeş" konusunu gündeme getirdi.

Akabinde Çataklı, Özel'le yargıda hesaplaşacağı yönünde sosyal medya paylaşımı yaptı.

Gülen'in talimatı sonrasında Bank Asya hesabında artış görüldü.

Yılın son yazısında bu konuda ulaştığım bilgileri paylaşayım.

Aslına bakarsanız CHP'li Özel'in gündeme getirdiği konu, bakanlık ve emniyet kulislerinde uzun süredir konuşuluyordu.

Çataklı'nın, dönemin bakanlık müsteşarı Muhterem İnce'nin talebi doğrultusunda Kilis Valiliği'nden bakanlık müsteşar yardımcılığına getirilmesinden itibaren kardeş Çataklı'nın durumu gündemdeydi.

(Bu arada Muhterem İnce'nin Artvin Valiliği'nden Bakanlık Müsteşarı olarak göreve başladıktan sonra, Tokat'ta devam eden FETÖ'nün mülki idare yapılanması yönelik soruşturmaya müdahale eden isimlerden olduğunu hatırlatayım. Büyüteç'te bu konuyu daha önce birkaç kez kaleme almıştım.)

Hatta Çataklı'nın kardeşinin FETÖ'nün Fransa imamlarından olduğu iddiası da var. Yaptığım araştırmalarda söz konusu iddia çerçevesinde bir bilgiye ulaşamadım.

Ancak edindiğim farklı bilgiler, olayın Bakan Yardımcısı'nın basitleştirdiği şekliyle öyle ihbarla açıklanacak gibi değil.

Durum fazlasıyla ciddi.

FETÖ soruşturması çerçevesinde İsmail Çataklı'nın gündeme gelen kardeşi Osman Çataklı. Daha doğrusu ağabeyi. Bakan Yardımcısı'ndan üç yaş büyük. 51 yaşında.

Osman Çataklı'nın FETÖ ile iltisakı yani bağı, cemaatin finans kurumlarının en büyüğü olan Bank Asya üzerinden.

Osman Çataklı'nın konusuna girmeden, biraz geriye giderek hafızamızı beraberce tazeleyelim.

FETÖ'ye yönelik başlatılan soruşturmalar çerçevesinde MASAK tarafından Bank Asya'ya para yatıranlar üzerinde tespitler yapılmıştı.

Bu tespitler kapsamında; 2014'te, henüz silahlı terör örgütü olarak değerlendirilmediği dönemde hareketin lideri Fetullah Gülen'in, 17-25 Aralık'tan sonra Bank Asya'ya finansal destek sağlanması talimatını vermesinin ardından bankaya para yatırılması "FETÖ üyeliği" olarak değerlendirildi.

FETÖ liderinin talimatı sonrasında Bank Asya'ya para yatıranlar, FETÖ üyeliği iddiasıyla hazırlanan iddianamelerle yargılandı. Kimisi tutuklandı. Sonuçta adli cezalar aldılar.

Dönüyoruz tekrar Osman Çataklı'ya.

Türkkan ve Başarır hakkında karar Türkkan ve Başarır hakkında karar

Osman Çataklı hakkındaki iddia şöyle:

"FETÖ ile irtibatlı olduğu belirlenen ve örgüte finansal destek sağlayan Bank Asya'da hesabının bulunduğu, örgüt lideri Fetullah Gülen'in ve örgüte üye diğer kişilerin çeşitli basın - yayın ve sosyal paylaşım siteleri aracılığı ile örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapılan çağrılardan sonra arttıran hesap olarak değerlendirilenler listesinde isminin geçtiği..."

Yani, Gülen'in 2014'te "Bank Asya'ya destek olun" çağrısı sonucunda bankada var olan hesabına para yatırarak FETÖ'ye katkı sağladığı iddiası var.

FETÖ'yle "iltisaklı" şirket ortağı çıktı!

Dahası da var.

Osman Çataklı'nın FETÖ'yle "iltisaklı" bir şirketin ortağı olarak gözükmesi de hakkındaki FETÖ iddialarının ortaya çıkmasının diğer bir gerekçesi.

Çataklı'nın Çankırı'da mobilyacılık sektöründe faaliyet gösteren bir firmaya 2004'te ortak olduğu bilgisi mevcut.

Bu bağlamda söz konusu firmanın, devletin kayıtlarındaki yeri ise, "FETÖ ile irtibatlı olduğu belirlenmiş banka, finans, dernek, vakıf ve eğitim kurumları ile bağlantılı olduğu değerlendirilen kişi, kurum ve kuruluşlar hakkında yürütülen soruşturmalarda, bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle haklarında soruşturması veya kovuşturması yürütülenlerin de aralarında bulunduğu kişi, kurum ve kuruluşlar" listesinde yer alması.

Diğer bir değişle, FETÖ'yle iltisaklı olan bir işletmenin ortağı olması, Osman Çataklı'yı FETÖ soruşturmalarında şüpheli konumuna getirmiş durumda.

Şimdi ne olacak?

Zaman zaman yaptığım gibi; bir de madalyonun diğer yüzüne bakmak gerekiyor kuşkusuz.

Bakan Yardımcısı Çataklı'nın, CHP'li Özel'in açıklamalarından sonra yaptığı değerlendirmeler ortada.

Buradan hareketle, İçişleri Bakanlığı'nda Bakan'dan sonra gelen iki numaradaki üç üst düzey yöneticiden sonra gelen Çataklı'nın ağabeyinin durumunu Özel'in bilgilendirmesinden sonra öğrenmesi kelimenin tam anlamıyla komedi.

Üstelik emniyet ve jandarma teşkilatları içinde ayrı ayrı istihbarat birimleri olmasına, her iki birimin Çataklı'nın istediği zaman istediği bilgiyi elde edip kendisine doğrudan sunma olanağına rağmen.

Bir kritik soruyu sorarak olayın başka boyutunu ortaya koymak lazım:

Diyelim ki; Çataklı'nın, ağabeyinin durumundan haberi yoktu!

Ya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun söz konusu durumdan haberdar olmaması mümkün mü?!

Teröristleri, ayakkabı numaralarına kadar bilen bir İçişleri Bakanı'nın, birlikte görev yaptığı bürokratın ağabeyinin FETÖ iltisakı hakkında bilgi sahibi olmadığını düşünmek fazlasıyla saflık olur, sanıyorum.

Bakan Soylu'nun özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik terör soruşturmasında hep gündemde tuttuğu "iltisak" konusu kapsamına bu kez yanından hiç ayırmadığı yardımcısı Çataklı girdi.

Terör örgütleriyle iltisakı "milli güvenlik meselesi" olarak tanımlayan İçişleri Bakanlığı, Çataklı'yı hangi konumda değerlendirecek bundan sonra?