Simitçiye var eğitime yok!

Doğa Koleji velileri, “Simitçiyi kurtaran devlet, neden 100 bin ailenin derdine derman olmuyor, anlamış değiliz” diye isyan ediyor

Simitçiye var eğitime yok!

CiddiGazete

Doğa Koleji’nde aylardır devam eden krizden en çok etkilenenlerin başında 2020’de sınava girecek öğrenciler geliyor. Kimi okullarda öğretmenler bir süredir derse girmiyor, kimisinde girse de verimli ders yapılamıyor. Veliler, bu süreçten çocuklarının hem akademik hem de psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini belirterek “Simitçiyi kurtaran devlet, neden 100 bin ailenin derdine derman olmuyor, anlamış değiliz” dedi.

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan da “Sınava girecek öğrencilerimizin hem akademik hem de psikolojik mağduriyetlerinden MEB sorumludur” diyerek bakanlıktan “acil yol haritası” açıklamasını istedi.

‘MEB ACİLEN BİR YOL HARİTASI AÇIKLAMALI’

Cumhuriyet’ten Figen Atalay’ın haberine göre, Doğa Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Saçaklıoğlu’nun, okulun devir işlemiyle ilgili dün yapacağı duyurulan açıklama yine ertelendi. Veliler, öğretmenler ve öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan acil çözüm bekliyor.

Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, bakanlığın Doğa Okulları ile ilgili yaptığı açıklamayı, “Bir söz söylememe, çözüm üretmeme hali” olarak nitelendirerek “MEB’in ücretlerini alamayan öğretmenlere mahkeme yolunu göstermesi, öğrencilere de resmi veya başka özel okullara nakil yolunu işaret etmesi aslında sorumluluğunu inkâr etmesidir. MEB tüm öğretmenlerin, eğitim ve bilim emekçilerinin ve öğrencilerimizin sorunlarının çözümü açısından acilen bir yol haritası açıklamalı ve eğitimde özelleştirme politikalarına son vermelidir” diye konuştu.

‘KAMUSAL EĞİTİM VAZGEÇİLEMEZDİR’

Doğa Koleji’nde yaşananların kamusal eğitimin vazgeçilmezliğini bir kez daha ortaya çıkardığına dikkat çeken Aydoğan şöyle devam etti:

“Okul, doğası ve işlevi gereği ticari işletme olamaz, olmamalı. İktidarın eğitimi piyasalaştırma politikasının sonucunda 1.5 milyona yakın öğrencimiz örgün eğitim dışına çıkarılmış, 1 milyon 440 bin 577 öğrenci ise özel okullara mecbur bırakılmış. 4+4+4 yasasından sonra özel ilkokul+ortaokul sayısı yüzde 375, öğrenci sayısı 95, özel lise sayısı 340, öğrenci sayısı yüzde 400 artmıştır.

Kamu okullarına, öğrencilerimize, eğitim ve bilim emekçilerine ayrılmayan bütçe, kaynaklar özel okullara aktarılmış ve aktarılmaya devam etmektedir. Yalnızca 2019’un ilk 6 ayında özel okullara 2.5 milyar TL’ nin üzerinde bütçe aktarılmıştır. İktidar ve MEB anayasada net bir şekilde yer alan kamusal eğitim sorumluluğunu sermayeye teslim etmeye devam etmektedir.”

VARLIK FONU, İNŞAATÇIYI KURTARDI

Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nı 50 milyon dolar bulunamadığı için Katar’a satan hükümet, bu yıl 1.7 milyar TL bedelle İstanbul Finans Merkezi’ne ortak oldu. Müteahhitlerin kurtarılması için bir adım olarak değerlendirilen bu ortaklıkla ilgili Türkiye Varlık Fonu (TVF) Genel Müdürü Zafer Sönmez şöyle demişti:

“1.3 milyon metrekarelik kullanılabilir alanı olan projenin 465 bin metrekarelik kısmını proje, hafriyat, arsa bedelleri ve bugüne kadar tamamlanan inşaat maliyetleri dahil olmak üzere 1.7 milyar TL karşılığında devralacağız.”

ZİRAAT, ŞİRKETLERİ KURTARMA ARACINA DÖNÜŞTÜ

Çiftçiye destek için kurulan Ziraat Bankası’nın, iktidara yakın şirketleri kurtarma aracına dönüşmesi sürekli tartışılıyor. 2018’de Doğan Medya Grubu’nun, iktidara yakın Demirören Grubu’na satışında 675 milyon dolar, 2 yıl geri ödemesiz ve 10 yıl vadeyle Ziraat Bankası kredisi kullanıldı.

Ziraat Bankası kaynaklarının şirketlere saçılmasının tek örneği bu değil. Futbol kulüplerinin borçlarının yapılandırıldığını, Ziraat Bankası Genel Müdürü ve Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın duyurdu. Aydın, “Nakit akışlarında bozukluk var, teminatta sıkıntı yok. Biz nakit akışlarını düzenlemek istiyoruz” demişti.

Son olarak Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı’nın, 500 milyon dolar borcu olduğu belirtilen Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini Kavukçu Yapı’dan devralmak için Rekabet Kurulu’na başvurdu.

KAYA: TOKMAK SARAY’DA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nun CHP’li üyeleriyle dün Meclis’te basın toplantısı düzenledi. MEB bütçesinin, ‘Saray eğitim bakanlığı’ bütçesi olduğunu belirten Kaya, “Davul Selçuk’un elinde olsa da tokmak Saray’dadır. Özel okullar aldığı parayı inşaata yatırmaya devam ederse, saray da ses çıkarmazsa, onlarca özel okula kilit vurulacak, öğrenciler mağdur olacak” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER