Türk Eğitim-Sen'den bir istifa daha

Türk Eğitim-Sen'deki istifa furyasına bir yenisi daha eklendi. Kütahya Şubesi eski başkanı Erdoğan Aktaş, "Bozkurtlar dirilecektir" diyerek istifa ettiğini duyurdu

Türk Eğitim-Sen'den bir istifa daha

CiddiGazete- Çok sayıda kentteki şube genel kurullarına müdahale sonrası görevlerinden ve Türk Eğitim Sen'den istifa kararı alan isimlere bir yenisi daha eklendi. Ülkücü kimliğiyle tanınan önceki dönem Kütahya Şube Başkanı Erdoğan Aktaş, sendika üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

Aktaş, istifasının gerekçelerini anlattığı açıklamasına, "Bozkurtlar dirilecektir" diye başladı.

Türk Eğitim-Sen'in önceki dönem Kütahya Şube Başkanı Erdoğan Aktaş'ın istifasını duyurduğu metin şöyle:

2017 yılındaki seçim döneminde yapılan sendika dışı müdahaleye karşı çıkarak liste oluşturmuştum. O günkü Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, demokratik olarak seçimlerin yapılması için dağ gibi yanımızda durmuştu. O dönemde geçici bir süreliğine de önceki sendika başkanını listeye yazdım, tehdit yoluyla sendika şube başkanlığını bırakmış olmasın diye. Yani Şube başkanının itibarı sendikanın itibarıdır diye.

2018 yılından itibaren de Türk Eğitim-Sen Kütahya Şube başkanlığı vazifesini ifa etmeye çalıştım.

13 Kasım 2021 tarihinde yapmayı planladığımız şube başkanlığı seçimlerinde -ilçe başkanlarım, yönetim kurulum, okul temsilcilerim, ekibim ve arkadaşlarımla görüşerek- tekrar aday olmak istedim.

Ancak;

Yıllardır, "Hakkı tutup kaldırma" mücadelesi verdiğimiz sendikamız, delege müracaatlarının başladığı, 4 Ekim 2021 Pazartesi günü sendika dışı unsurlar tarafından basılarak şube başkanı ve yönetimi tehdit edilmiş, şube yöneticilerimize ve delege müracaatını almak için toplanan komisyona saldırılmıştır. Olaylar karakolda sonlanmış, sendikanın içinde ve önünde emniyet müdürlüğü tedbir almak durumunda kalmıştır. Ve delege müracaatları yapılamamıştır. Bu olaylar sırasında hukuki haklarımızı kullanmak için sendika avukatını çağırdıysam da, genel merkez tarafından müdahil olması engellenmiştir (tam satış, tam ihanet).

Ardından 8 Ekim 2021 Cuma günü, Türk Eğitim-Sen genel başkan yardımcıları Kütahya'ya geldi. Ancak ellerine tutuşturulmuş bazıları üye bile olmayan delege olması istenen kişilerin listesiyle sendikaya geldiler. Bu kişlerin delege olarak yazılması istendi. Yönetim kurulu, ilçe başkanları, denetleme ve disiplin kurulu başkanları sendikada toplantı halindeyken istedikleri kişilerin delege yazılmasını isteyen 80-100 kişilik grup tarafından tekrar sendikamız abluka altına alındı. Genel merkez yöneticilerimiz demokratik seçimlerin yapılmasını sağlamak yerine Şube Başkanı olarak şahsımı izne çıkarmış, şubenin anahtarları ve gelen giden evrak defterleri elimizden almışlardır. Sendika dışı unsurların gönderdiği delege listesi genel Başkan yardımcıları tarafından evrak kayıt defterine yazılmıştır. Daha önce müracaat etmiş olan delege adaylarının bazıları silinmiş, bazılarının delegeliklerini tehditle çekmeleri sağlanmıştır. Delege seçimine gerek kalmayacak şekilde üye dahi olmayan kişiler delege yapılmıştır. Sendikanın önünde bekleyen kalabalık grup "sadece bizim istediklerimiz delege olacak" diye genel başkan yardımcılarına emirler yağdırmış, onlar da istenileni yapmıştır. Demokratik seçimler engellenmiştir.

Oradan Sayın Valimizi arayarak emniyet mensuplarının eşliğinde çıktık.

Bizler; yani yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları, denetleme ve disiplin kurulu başkanları ve bazı üyelerimizin de bulunduğu hatta bazı arkadaşlarımızın çocuklarıyla beraber emniyet mensuplarının eşliğinde sendika binasını terketmek zorunda kaldık. TES genel başkan yardımcıları bizi basan grupla (70-80 kişi) biz sendikadan ayrıldıktan sonra kebapçıya giderek bu zaferi kutlamışlardır(!)

Bu olaylar esnasında TES genel başkanı Talip Geylan'ı defalarca aramama rağmen telefonlara cevap vermemiştir. Halen de geri dönüş yapmamıştır.

O gün (8 Ekim 2021 Cuma) aylardır teşkilatımızla birlikte sendikanın itibarını korumak için verdiğimiz destansı mücadele sona ermiştir.

Sendikanın anahtarlarını, evraklarını, demirbaşlarını, temsilciliklere ait ne varsa her şeyi tutanak karşılığında TES genel başkan yardımcılarına tam ve eksiksiz olarak devrettik.

Biz sendikayı ve sendikaya ait olan her şeyi başka unsurlara başka sendikalardan gelenlere değil; TES genel merkezine devrettik.

Bunu burada, tarihe not düşerek arz ediyorum. Bu tarihten sonra yapılan hiç bir şeyde benim, yönetimimin, ilçe teşkilatlarımın hiç bir sorumluluğu yoktur. Zaten o günden sonra, yönetimim, ilçe başkanlarım, denetleme ve disiplin kurulum, seçim komisyonum görevlerinden ayrılmış ve bunu TES genel merkezine yazılı olarak bildirmiştir.

Yani yapılan usulsüz delege müracaatlarından, eksik seçim bölgesinden, delegelerin sözde seçime çağrılmamasından ve daha pek çok sakatlıktan sorumlu değilim, değiliz.

Ve...

Yapılan bunca şeyden, sorumlu olanları da burada ilan ettim.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım hususlar belgeli ve mesnetlidir. Ve emanetimdedir.

Bütün bunlar, herkesin gözü önünde yaşanmıştır. Mesela basının, mesela sendika avukatının, mesela komisyonun...

"Öğretmenin itibarı MEB'in namusudur" diye slogan icad edenlere; "TES şube teşkilatının itibarı genel merkezin namusu değil midir?" diye sorarım.

Yaşanan hadiseleri üyelerime mesaj yoluyla arzetmiştim. Geniş çaplı açıklama yapacağımı da ifade etmiştim. Ancak kısaca izah etmiş oldum. Yani daha içinde bulunduğum sendikaya ve camiaya yakışmayacak yığınla şey var...

Hali hazırda ömrümü vakfettiğim, koordinatlarımın belirleyicisi gördüğüm, sevdam dediğim, hizmetkarı olduğum yapının, sendikanın, bu durumlara gelmesi, benim için tarifi imkansızdır. Bunu kimseye anlatamam ve anlatabilmem mümkün değildir. Kime? Kendime mesela...

Şu sorularda bir gün cevabını bulacaktır:

- Şubesini, şube başkanını koruyamayan sendika, üyesini koruyabilir mi?

- Sendikanın avukatı şube başkanını ve yönetim kurulunu savunmuyorsa kimi savunur?

- Avukatı yanımızdan çeken kim?

- Kebapçılar kimler?

- Duayen isme ne oldu?

- Sendikayı Emet'te kuran ve halen başkanlığını yapmakta olan birine sendika emanet edilmez de kime emanet edilir?

- Bizim sendikamıza dışardan gelen bu adam kesinlikle başkan olmayacak diye söz veren ancak bir daha telefonları açmayan genel başkan kim?

- "Ben divana gelirsem sendikayı başka sendikaya devretti" derler. O yüzden ben gelmem" diyen genel başkan yardımcısı kim?

- Benden bilgi notu isteyip "bilgi notuna" sahip çıkamayan genel başkan kim?

Görüldüğü üzere;

Burada kalmanın da, burada mücadele etmenin de bir yolu ve anlamı kalmamıştır.

Ve bugün itibariyle, göreve başladığımda üye olduğum, her kademesinde görev aldığım, yüzlerce kişiyi üye yaptığım, Türk Eğitim-Sen'den ayrılıyorum.

Şahsımı referans görerek üye olan, benim üye yaptığım, hak mücadelesine çağırdığım, dostlarımdan ayrıca helallik istiyorum. Ben sizleri davet ettiğimde böyle değildi.

24 Kasım Öğretmenler Gününde;

Fikri hür,

Vicdanı hür,

İrfanı hür,

bir eğitim çalışanı olarak;

Rahmetli Dilaver Cebeci'nin

"MAVİNİN TÜRKÜSÜ" şiirinin zamanı gelmiştir...

Bilgilerinize saygıyla arz ederim.

Haklarınızı helal ediniz...

YORUM EKLE