Türkiye İhracatçılar Meclisi, (TİM) son günlerin en çok tartışılan konusu olan ihracat bedellerinin yurda getirilmesi hakkında tebliğle ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığıyla birlikte ihracatçı firmaları bilgilendirme toplantı düzenledi.

Toplantıda konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, geçen hafta konu ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’la bir araya geldiklerini ve 10 çözüm önerisi sunduklarını ifade etti.

TİM'den yapılan açıklamaya göre, Polat Renaissance Hotel'de gerçekleştirilen toplantıya yaklaşık bin firma katıldı.

Toplantıda Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Sektör İlişkiler ve Kambiyo Genel Müdürü Hakan Ertürk "İhracat Bedellerinin Yurda Getirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" konusunda ihracatçı firmalara detaylı bilgiler verdi.

Toplantının açılışında konuşan TİM Başkanı İsmail Gülle, geçen haftalarda yapılan yeni düzenlemeyle ihracat bedellerinin, fiili ihraç tarihinden itibaren en geç 180 gün içinde ihracata aracılık eden bankaya transfer edilmesinin ve söz konusu bedellerin de en az yüzde 80’inin bir bankaya satılmasının zorunlu tutulduğunu hatırlattı.

ALBAYRAK İLE GÖRÜŞME

Gülle, bu düzenlemenin ardından ihracatçıların kendilerini yoğun bir şekilde arayarak uygulama konusundaki tereddütlerini dile getirdiğini vurguladı.

İsmail Gülle, Türkiye’nin zor bir süreçten geçtiğini, bu dönemden daha çok ihracat ile çıkılacağını belirterek, TİM yönetimi olarak geçen hafta konu ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’la bir araya geldiklerini vade, ihracat bedeli oranı, kur farkı konuları başta olmak üzere tebliğe ilişkin sorunları anlattıklarını kaydetti.

10 ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Bakan Albayrak’a 10 çözüm önerisi sunduklarını aktaran Gülle, önerileri şöyle sıraladı: "İhracatçılarımızın daha uzun vade ile çalıştıkları müşterilerini kaybetmemeleri için 180 günlük süre 360 gün olarak değiştirilmeli. İhracat bedelinin bankaya satılması zorunlu olan yüzde 80’lik kısmı yüzde 40’a çekilmeli. Kâr marjı düşük sektörlerde kambiyo zararı oluşma tehlikesi nedeniyle, ihracat bedellerinin dövize çevrilmesinde döviz kuru sabit tutulmalı. Transit ticaret, özel fatura ile ihracat (bavul ticareti) ve mikro ihracat kapsamında yapılan ihracatın tebliğ kapsamına girip girmediği netleştirilmeli.

Serbest bölgelerin KKDF düzenlemesinde olduğu gibi döviz kredi işlerinde de ‘yurt içi’ olarak değerlendirilmeli. Tebliğ hükümlerinin 6 ay olan geçerlilik süresi uzatılmamalı. Tescil tarihi, fiili çıkış tarihi, ihracat bedelinin yurda geliş tarihi gibi konularda oluşabilecek tereddütler ihracatçımız lehine giderilmeli. Güvenilir bankacılık sistemi olmayan ülkelerle yapılan ihracat işlemlerinde, dövizin yurda getirilmesinde bizleri koruyan yöntemler ortaya konulmalı."

Gülle, döviz kurlarında rekabetçi ortam olmaması nedeniyle paranın başka bankaya transfer edilip satılabilmesine imkan tanındığını belirterek, "Bu tebliğ hükümlerine uymayanlar hakkında ihracat rayiç bedelinin yüzde 5’i kadar idari para cezası yaptırımı makul bir düzeye indirilmeli" ifadesini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın talepleri dinleyerek kısa vadede yapılabilecekler konusunda gerekli notları aldığını bu taleplerin tebliğle karşılanabileceğini ifade ettiğini kaydeden Gülle, "Nitekim 6 Eylül tarihli bir yazılı talimatla fiili ihracı tebliğ öncesinde yapılmış fakat tahsilatı tebliğden sonra yapılacak işlemler kapsam dışında tutuldu. Ayrıca, ihracatçının ithalat bedeli ve kredi ödemelerinin de ihracat bedelinin alışı yapılmadan bankalarca mahsup edileceğine dair bir düzenleme yapıldı" bilgisini verdi.

“KOLAY UYGULANABİLİR OLMALI”

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yeni bir genelge üzerinde çalışma yaptığını ve TİM’den de konuyla ilgili görüş istendiğini bildiren Gülle, genelgenin ihracatçıya ciddi bir bürokratik yük getirmemesinin büyük önem arz ettiğini ifade etti.

Gülle, şunları kaydetti:

"Örnek vermem gerekirse; genelgenin çok fazla prosedür içermemesi ve kolay uygulanabilir olması ihracatçılar açısından çok önemli. Örneğin, genelgenin ilgili maddesinde, efektif, yani elden getirilen paranın yatırılması için çok fazla prosedür yer alıyor. Bu transferler, zaten KOBİ’lerimiz tarafından sistemin iyi işlemediği yerlere yapılan ihracatın bedelleri. Dolayısıyla, en basit şekliyle paranın hesaba yatırılmasının yeterli olması gerektiği kanaatindeyiz. Pasaport fotokopisi, Nakit Beyan Formu alınması gibi koşulların da ihracatçılarımız için ilave bir süreç yaratacağı konusunda endişelerimiz bulunuyor."