Kısa çalışma ödeneği ne getirdi, ne götürdü?

Kısa çalışma ödeneği (KÇÖ) neredeyse bir yıldır hayatımızda. Yüz binlerce insan bir yıldır maaşını hiç tam almadı ve sigortalılık süresinden büyük bir kaybı oldu. Peki KÇÖ'nün artıları ve eksileri neler?

Kısa çalışma ödeneği ne getirdi, ne götürdü?

CiddiGazete- Coronavirüs (Covid-19) salgını yüzünden işyerlerin kapatılması ve faaliyetlerin sınırlanması nedeniyle uygulamaya konulan kısa çalışma ödeneği, geçen yıl Nisan ayında başladı.

İşverenler kadar sendikalar da istihdamın önemli ölçüde korunmasında ve tedarik zincirinin ayakta kalmasında bu ödeneğin önemli payı olduğuna inanıyor. Ancak kısa çalışma ödeneğine başvuran işletmeler de çalışanların sigortası tam yatmıyor ve emeklilik süresinde önemli kayıplar yaşanıyor.

Bu ayın sonunda bitecek olan kısa çalışma ödeneğinin bir yılı nasıl geçti, ekonomiye hangi avantajları sağladı, çalışan tarafında ne gibi mağduriyetlere yol açtı?

Haber Global’den Gamze Bal, tüm bunları İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ile TÜRK-İŞ Genel Sekreteri ve Türk Metal Sendikası'nın Genel Başkanı Pevrul Kavlak ile konuştu.

1- Kısa çalışma ödeneğinin istihdam üzerindeki etkileri nasıl oldu?

Şekib Avdagiç: Kısa çalışma, işyerlerimizde tedbir amaçlı kapanma ve kısıtlamaların yaşandığı son bir yılda hem işverenlerimiz hem de çalışanlarımız için hayati derecede önemli bir mekanizma oldu. Kısa çalışma ödeneği uygulaması ve nakdi ücret desteği, 'pandemi döneminde verilen teşviklerin bel kemiğini oluşturdu' diyebiliriz. 4 milyonu aşan sayıda çalışanımız bu destekten faydalandı. Bu sayede çalışanlarımız bir gelir imkanı sağladı, işverenlerimiz de istihdamını bu süreçte koruyabildi. Yapılan son düzenlemeyle kısa çalışma ödeneğinin süresi 31 Mart 2021 tarihine kadar uzatıldı. Bu uzatma kararını memnuniyetle karşılıyoruz.

2- Ödeneğin çalışanlar üzerindeki etkileri nasıl oldu? Ne gibi mağduriyetler yaşandı?

Pevrul Kavlak: Özellikle sendikasız işyerlerinde ciddi mağduriyetler yaşandı. Bu ülkede sanayide, hizmet sektöründe çalışan 17-18 milyon insanın yalnızca 2 milyonunun sendikalı olduğu göz önüne alınırsa mağduriyetin boyutu ortaya çıkar. Bu süreçte işveren, sendikalı olmayan işçileri ücretsiz izne gönderdi. Bir taraftan eleman aldı, diğer taraftan çalışanlarını Kod 29'dan, yani tazminatsız bir şekilde çıkarmaya başladı. Mağdur olan arkadaşlar için elimizden geleni yaptık, neredeyse yarısında muvaffak olduk ama olamadığımız yerler de var. Kayıt dışı çalışanlar veya yan sanayide olup 10-20 kişi çalışanlarınsa tamamında çok ciddi mağduriyetler yaşandı. Bu insanlar aylık 1400 TL ile yaşamaya çalışıyor.

3- Kısa çalışma ödeneği alan çalışanların sigortası eksik yattığı halde bazı çalışanlar tam zamanlı çalıştı. Bu ne gibi sonuçlara yol açar, emeklilikleri gecikir mi?

Kısa çalışma ödeneği ve işsizlik ödeneği alınan süreler ile işten çıkarma yasağı döneminde ücretsiz izne çıkartılan süreler için sigorta primi ödenmiyor. Dolayısıyla bu süreler emekliliğe sayılmıyor. Kısa çalışma mart ayından, ücretsiz izin uygulaması da nisan ayından beri devam ediyor. Bazı işçiler 7-8 aydır kısa çalışmada ya da ücretsiz izinde gösteriliyor. Emeklilik tarihi yaklaştığı halde prim günü yetersiz olanların emeklilikleri bu sebeple gecikebilir. Ödenmeyen primler nedeniyle emekli aylıkları daha düşük olur. Aylardır süren kısa çalışma ve ücretsiz izin döneminde sigorta primi ödenmediği için prim günü eksik olanların emekliliğinin gecikme riski bulunuyor. Emekli aylıkları daha düşük olacağı için prim günü eksik olmayanlar da bu durumdan etkilenecek.

4- İşten çıkarma yasağına rağmen neden işsiz kalanlar oldu?

Pevrul Kavlak: Pandemi dolayısıyla işler yavaşlayabilir, azalabilir. Hükümet yerinde bir karar aldı, işten çıkışı yasakladı. Biz de destekledik. Gerçekten de tedarik zincirinin kırılmamasında, ayakta kalmasında bu yasağın önemli bir payı var. İnanın kafamızı kaldıramıyoruz, mesaili çalışıyoruz metal iş kolunda. Ama işveren hem bu yasağı hem ücretsiz izni su istimal etti. Kod 29 dediğimiz, tazminatsız çıkışa yol açan, işçinin iyi niyet ve ahlak kurallarına uymadığı gerekçesiyle atılmasına sebep olan bir madde var. Bu maddeyi kullanarak kıyım yaşandı. İşten çıkarılan insanlar uzun vadede davayı kazanırlar. Ancak pandemiden dolayı bu insanlar geçinemiyor. Atıldıktan sonra 1-2 ay sonra işverenin kapısını çalıp, arabulucuya gidip anlaşmak zorunda kalıyorlar. Bu da haklarının birçoğundan vazgeçmelerine yol açıyor.

5- Ödenek devam etmeli mi, talepleriniz nedir?

Şekib Avdagiç: Özellikle pandemi sürecinden hâlâ çok fazla etkilenen turizm, otelcilik, yeme-içme, fuarcılık, kültür-sanat ve bu alanlarla bağlantılı faaliyet gösteren şirketler için kısa çalışma ödeneğinin en azından Haziran sonuna kadar devam etmesi ve buradaki çalışanlarımızın desteklenmeye devam etmesi önemlidir. Ayrıca burada kapsamı genişletecek düzenlemelere de ihtiyaç olduğuna inanıyoruz. Mesela nakdi ücret desteğinin (ücretsiz izin desteği) 17 Nisan 2020’den sonra işe girenlere de verilmesi, kısa çalışma ödeneğine ise 30 Haziran’dan önce işe girmiş olanların da başvurabilmesi önemli.

Pevrul Kavlak: Bu hafta Çalışma Bakanı ile beraberdik. Tek başına kısa çalışma ödeneği kaldırılırsa işveren bu kez de ücretsiz izin silahına sarılır. İster istemez suistimal ediyor. İşten çıkarma yasağı var, Kod 29'dan dolayı insanlar işinden oldu. Uzamayacaksa eş zamanlı olarak ücretsiz izin de işten çıkış da kaldırılmalı.

6- Kısa çalışma ödeneğinden kaç kişi yararlandı, kaç kişiye ne kadarlık ödeme yapıldı?

İŞKUR verilerine göre, 2020’de toplam 1 milyon 238 bin 814 vatandaş, kısa çalışma ödeneği aldı. Günlük 39.24 lira nakdi ücret desteği almaya hak kazanan kişi sayısı ise, 2020 Nisan-Aralık döneminde 2 milyon 291 bin 754 kişiye yükseldi. Bu sayı nisan-kasım döneminde 2 milyon 164 bin 688 kişi idi. Yapılan ödeme tutarı ise nisan-kasım döneminde 6.4 milyar TL iken nisan-aralık döneminde 7.2 milyar TL’ye ulaştı.

YORUM EKLE