CiddiGazete- Son dönemde ilişkilerin bir iyi bir kötü olduğu Ankara-Atina hattında kritik bir gelişmeye saatler kala dikkat çekici açıklamalar geldi.

Pazartesi günü Ankara'da Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'i ağırlamaya hazırlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunan medyasına konuştu. Yunanistan'ın çok okunan gazetelerinden Kathimerini'ye konuşan Erdoğan, iki ülke arasındaki ilişkilerle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İki ülkenin kilitlendiği görüşme ile ilgili konuşan Erdoğan, iş birliği ve mülteci konusunun masaya yatırılacağını söyledi.

Erdoğan, geçen haftalarda gerçekleşmesi planlanan fakat ertelenen ABD ziyareti ile ilgili de değerlendirmelerde bulunarak şöyle dedi:

- ABD ziyaretimiz iki tarafın da takviminin uygun olmaması sebebiyle ertelendi. Bildiğiniz gibi ABD seçim arifesinde ve Biden'ın takvimi daha da yoğunlaştı.

- Bizim programlarımız ülkede ve yurt dışında yoğun. Bu tür ziyaretler her iki tarafın da uygunluğuna göre değişiyor.

- Arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşmelerini sürdürüyor ve uygun bir tarih belirlenmesi için çalışmalar devam ediyor.

- Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerde ABD'nin siyasi dengesinin korunmasından yanayız.

- Müttefiklik hukukuna yakışır bir mesafeyi koruyan ve yapıcı diyalog zeminini teşvik eden yaklaşımların faydalı olacağına inanıyoruz.

- Ayrıca Yunanistan ile aracısız doğrudan temasımız var. Bunun sürdürülmesi ve geliştirilmesi ilişkilerimize daha olumlu katkı sağlayacaktır."

"HİTLER'İ KISKANDIRAN SEVİYEYE GELDİ"

7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'e saldırısı sonrasında İsrail'in Filistin'de sivillere yönelik sistematik saldırılarını değerlendiren Erdoğan, sert ifadeler kullandı ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yaptıklarının Hitler'in yaptıklarına benzediğini söyledi.

Erdoğan, "İsrail'in hastaneleri bombalaması, çocukları öldürmesi, sivilleri bastırması ve masum insanların açlık, susuzluk ve ilaçların olmamasıyla bastırması Hitler'in eskiden yaptıklarıyla benzer. Netanyahu, soykırım metotları bakımından Hitler'i kıskandıracak bir seviyeye geldi" dedi. Türkiye'nin bölgede barışını desteklediğini söyleyen Erdoğan, Hamas'ın ateşkes istediğini fakat İsrail'in bunu istemediğini vurguladı.

"KAZAN-KAZAN"

"Turist vizesi başvurusu şimdiden şaşırtıcı sonuçlar veriyor. Karşılıklı yarar sağlayabilecek başka ekonomik işbirliği alanları olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusunu ise Erdoğan şöyle cevapladı:

Diplomaside temel yaklaşımımız "kazan-kazan" ilkesidir. Türkiye ve Yunanistan iki önemli turizm ülkesidir . Vatandaşlarımız kapıda vize başvurusu yaparak Yunan adalarına rahatlıkla seyahat etme imkanına sahip oluyor. Aslında bütün bunlara gerek kalmamalı ve Avrupa Birliği'nin Türkiye'deki vize rejimini serbestleştirmesi gerekiyor. Bu konuda ilerleme kaydetmek istiyoruz.

Yunanistan ile kapıda vize gibi karşılıklı fayda sağlayabileceğimiz alanların olduğuna inanıyoruz. Olumlu bir gündemle yaklaştığımızda ticari ilişkilerimiz başta olmak üzere birçok alanda ilerleme kaydedebilir ve bunları ülkelerimizin yararına hale getirebiliriz. Örneğin karayolu taşıma araçlarına uygulanan kotaların kaldırılması ve transit rejiminin serbestleştirilmesi, ticaret hacmimizi çok hızlı bir şekilde artırarak hedeflerimize daha kolay ulaşmamızı sağlayabilir.

"Kazan-Kazan" prensibi sadece lafta dile getirilmiyor, dürüstüz ve bu konuda onlarca kez dürüstlük sınavını başarıyla geçtik. Karşımızda dürüst bir yaklaşım gördüğümüzde karşılıklı kazanç için yeni fırsatlar yaratmak çok kolay olacaktır.

"İktidarda olduğunuz 20 yılı aşkın süre içinde Türkiye-Yunanistan ilişkilerinin hangi anını en iyi, hangi anını en kötü anı olarak seçerdiniz?" sorusunun cevabı ise şöyle:

MHP'deki 2 meczup kim? MHP'deki 2 meczup kim?

Burada olumlu konulara değinmek ve bunları dile getirmek isterim... Ama sorunuza cevap vermek gerekirse, FETÖ'nün hain isyanı ve 15 Temmuz'da ülkemizde yaşanan darbe girişimi sonrasında. 2016 yılında teröristler komşumuz Yunanistan'a sığındı ve Yunanistan aramızdaki hem komşuluk bağına hem de ittifak bağına rağmen sözde askeri darbecileri korudu ve kolladı.

Bu ilişkimizin en düşük noktalarından biri olarak kabul edilebilir. Bu sadece beni üzmedi, kendi elleriyle direnen, demokrasi destanı yazarak darbecileri geri püskürten halkımızı da yaraladı. Darbelerin ne anlama geldiğini tarihi süreçte edindiği tecrübelerle bilen Yunanistan'ın böyle bir tavır sergilemesi derin bir hayal kırıklığı oldu.

İlişkilerimizin en iyi seviyesi geçtiğimiz Aralık ayında imzaladığımız Atina Deklarasyonu olabilir. Bu deklarasyon ilişkilerimizde yeni bir aşamanın başlangıcı oldu. Tabii biz bunu yeterli görmüyoruz ve daha iyi bir noktaya gelmek için çalışıyoruz. Bu deklarasyonun yeni Yunan-Türk ilişkilerinin temelini oluşturacağına inanıyor ve yeni seviyelere, rekorlara ulaşacağını umuyorum.