Cübbeli Ahmet'ten 'Ebrar' paylaşımı

Cübbeli Ahmet Hoca, lezbiyenliğini teşhir eden Kadın Voleybol Milli Takımı oyuncusu Ebrar Karakurt'un "devlet görevinden" çıkartılmasını istedi

Cübbeli Ahmet'ten 'Ebrar' paylaşımı

CiddiGazete- A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın oyuncusu Ebrar Karakurt'un, sosyal medya hesabından sapkınlığını ifşa etmesine kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü'den tepki geldi.

Cübbeli Ahmet, Karakurt'un günah işlediğini ve buna sessiz kalanların da azap çekeceğini dile getirdi.

Twitter hesabından paylaşım yapan Ünlü, yetkilileri ve Diyanet'i göreve çağırarak, "Sosyal medyada eşcinselliği özendirenler engellenmezse neslimiz büyük zarar görecektir" dedi.

Ünlü'nün paylaşımları şöyle:

İşittiğime göre; Milli takımda oynayan bir voleybolcu lezbiyenliğini teşhir etmiş ve eli klavye tutan birçok kimse bunu müdâfa etmiş, bunca belâ yetmemiş olacak ki artık toplumdaki bazı kimseler yıkıcı bir umûmi belaya davetiye çıkarır hale gelmiş. Bu yüzden sessiz kalanlar başta olmak üzere kimse dünyâda belâdan, âhirette azaptan kurtulamaz.

Günahlarından dolayı insanları rezil etme ve onlara hakaret etme hakkımız yoktur.

Şu bilinsin ki; Allâh imtihan gereği herkese günah işleme hatta kâfir olma irâdesi ve hürriyeti vermiştir ama bu ceza vermeyeceği anlamına gelmez. Nitekim

"Artık dileyen îman etsin, isteyen kâfir olsun, ama Biz o zâlimler için büyük bir ateş hazırladık." (el-Kehf Sûresi: 29) âyet-i kerîmesi bu mânâyı ifâde etmektedir.

Dolayısıyla insanların Allâh ile aralarında olan hiçbir günahı bizi alâkadar etmez hatta dinimiz bize bu günahları özelde görsek bile gizlememizi, kimseye duyurup da günah işleyenleri rezil etmememizi emretmiştir, ayrıca insanların günahına vâkıf olanlar bunu başkalarına söylemezlerse çok sevap alırlar. Nitekim İbni Abbâs (Radıyallâhu Anhumâ)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Her kim Müslüman kardeşinin avretini (ayıplarını ve günahlarını) örterse kıyâmet günü de Allâh onun avretini (ayıplarını ve kusurlarını) örter. Kim de bir Müslüman kardeşinin avretini açarsa Allâh da onun avretini açar, hatta evindeki (gizli yaptığı) bir şey(i teşhir etmek sureti) ile onu rezil eder." (İbnü Mâce, es-Sünen, rakam: 2546, 2/85; es-Süyûtî, Câmi‘u’l-ehâdîs, rakam: 22383, 20/373; ‘Alî el-Müttakî, Kenzü’l-‘ummâl, rakam: 6381, 3/248)

Yine bu husûsta Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Kim bir Müslümanı(n ayıplarını) örterse Allâh da dünyada ve âhirette onu(n günahlarını) örter (iki cihanda ona rezillik ve azap yaşatmaz)." (Ebû Dâvûd, es-Sünen, rakam:4946, 4/287; et-Tirmizî, es-Sünen, rakam:1425, 4/34)

Bilinmelidir ki; günahlar âşikâre işlenir de İslâm toplumu buna tepki vermez, yetkililer elleriyle, bizim gibi tebliğciler dilleriyle ve hiçbir şeye gücü yetmeyenler de kalpleriyle buğz ederek (günaha rızâ göstermeyerek) İslâm’ın emrettiği tavrı takınmazlarsa azabın bu günahları işleyenlere mahsus kalmayıp toplumun tümünü kaplayacağı âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerde bildirilmiştir. Nitekim Allâh-u Te‘âlâ’nın:

"Öyle büyük bir günahtan /(günahların sebebiyet vereceği kargaşa, iç savaş ve) azaptan/ iyice sakının ki o (azap) içinizden özellikle o zulüm(leri) işlemiş olan kimselere isabet etmez (bilakis onun kötü tesiri hepinizi etkiler)! Bilin ki gerçekten Allâh, azâbı çok şiddetli olandır!" (el-Enfâl Sûresi:25) âyet-i kerîmesi bu husûsta sarih bir nass teşkil etmektedir.

Yine bu husûsta Ebûbekr (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Şüphesiz insanlar (İslâm’ın reddettiği) münker bir şeyi görürler de onu değiştirmezlerse yakındır ki Allâh onların tümünü azabıyla kuşatacaktır” (Ahmed ibnü Hanbel, el-Müsned, rakam: 1/178; el-Beyhakî, es-Sünenü’l-kübrâ, rakam: 11092, 10/88; Ebû Ya‘lâ, el-Müsned, rakam: 128, 1/118)

LEZBİYENLİK, ZİNA GİBİ BÜYÜK GÜNAHLARDANDIR

Lezbiyenliğin islamın reddettiği münker bir iş ve büyük bir günah olduğu hususu ise Allâh-u Te'âlâ'nın:

"Artık her kim (nikâhlı eşlerinden istifâde gibi) bu(nca geniş helâl ala)ndan ötesini arar (da, şehvetini gayri meşrû yollardan tatmine kalkışır)sa, işte sana! Ancak onlar tam manasıyla haddi aşanların (ve İslâm’ın sınırlarını taşarak azâba müstehak olanların) ta kendileridir!" (el-Müminûn Sûresi: 7) âyet-i kerîmesi ile bildirilmiş bir gerçektir.

Ayrıca Vâsile ibni'l-Eska (Radıyallâhu Anh)'dan rivâyet edilen:

"Kadınların (şehvetlerini tatmin etmek için) birbirine sürtünmesi aralarında (işlenen) bir zinâdır." (Ebû Ya'lâ, el-Müsned, rakam: 7491, 13/476; el-Beyhakî, Şu'abü'l-îmân, rakam: 5082, 7/326; ed-Deylemî, el-Firdevs bi me'sûri'l-hıtâb, rakam: 3532, 2/339; el-Heysemî, Mecma'u'z-zevâid, rakam: 10548, 6/256) hadîs-i şerîfi bu hususta delil teşkil etmektedir.

Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh)'dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallellâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

"Ümmetim beş şeyi yaptığı zaman; onlar içerisinde lânetleşme (birbirine bedduâ etme) ve (erkeklerin) ipek giyme(si) belirgin hale geldiği zaman, çalgıcı kadınlar edin(ip onları oynatıp söyleterek dinle)dikleri, şarapları içtikleri ve (karşı cinsle nikâhlanmayı terkedip şehvetlerini tatmin etme husûsunda) erkekler erkeklerle, kadınlar da kadınlarla yetindikleri zaman artık helâk (ve büyük yıkım) onların üzerine çökecek ve Allâh Kendi katından büyük bir azap ile onların tümünü kaplayacaktır.” (el-Beyhakî, Şu‘abü’l-îmân, rakam:5084, 7/328; et-Taberânî, el-Mu‘cemü’l-evsat, rakam:1086, 2/17; Ebû Nu‘aym, Hılyetü’l-evliyâ, 6/123; İbnü ‘Asâkir, Târîhu Medîneti Dimeşk, 1/348; el-Heysemî, Mecma‘u’z-zevâid, rakam: 12479, 7/331; es-Süyûtî, Câmi‘u’l-ehâdîs, rakam: 1318, 2/297)

EŞCİNSELLİĞİ VE LEZBİYENLİĞİ SAVUNMAK İNSANI DİNDEN ÇIKARIR

İnsan bu günahları yapmakla dinden çıkmaz, ama yapmasa da savunan kişi haramı helal gördüğü için kâfir olur. Nitekim dağdaki eşkiyâ katil, bağda buna rızâ gösteren ise kâfir olur. Bundan dolayı: “Deyyûs’un günahı zina edenlerden daha büyüktür.” buyrulmuştur. (el-Âlûsî, Rûhu’l-me‘ânî, 6/179) Zira o, eşiyle zinâ edilmesine rızâ gösterdiğinden daha büyük azâba müstehaktır.

Konumuz milli takımda oynayarak genç kızlara örnek gösterilen bir kızın lezbiyenliği, üstelik cinsel tercihini gösteren resmini de sosyal medyaya koyarak bu günahı teşhir etmek sûretiyle müslüman gençliğe kötü örnek teşkil etmesi husûsunda olduğu için büyük önem arzetmektedir.

Hutbelerde ve icâzetlerde Devletimizin kurucularına lanet okumayı âdet haline getirerek ucuz kahramanlık yapanlar ve üzerine elzem olmayan işleri vazîfe sayıp uyuyan fitneyi uyandırarak Müslümanlara zarar verenler bu gibi toplumsal olaylarda Müslümanları ve yetkilileri uyarmak gibi üzerlerine taayyün etmiş vazifelerini niçin ihmal ederler, bunu anlamak mümkün değil.

Zaten evvelce de Allâh yolunda hapse atılmak ve yargılanmak gibi riskleri göze alamadıkları için dinler arası diyalog gibi fetönün başlattığı şirk ve terör harekâtına, M. İslamoğlu ekibinin dinde reform ve sünneti inkâr konularındaki ifsadlarına ve Adnan Oktar gibi İslam’a zarar veren şebekelere karşı tek bir kelime dahî edemeyenlerin bu gün de insanların tepkilerinden çekinerek bu konulara giremedikleri görülmektedir. İnşâallâh hakîkati söylerler de bizi mahcub ederler.

Demek istediğim şudur ki; Diyanet bu husustaki âyet ve hadisleri insanlara duyurarak, hutbeler okutarak ve zarûrî açıklama ismiyle basın toplantıları yaparak üzerine düşen bu vazifeyi âcilen yerine getirmelidir.

Yetkililer "Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim" kuralını işletmelidir.

Ahlaklı olmanın ölçüsü hiç şüphesiz ki bizleri yaratan Yüce Allâh'ın belirlemeleriyle sâbit olur. Yoksa bugün özgürlük adına eşcinselliği ve lezbiyenliği ahlâka muğayir görmeyenlerin yarın çocuk istismarını, İslam’ın ilişkiyi haram ettiği anne-baba, hâlâ teyze gibi mahremlerle (ensest) ilişkileri, hatta hayvanlara tecavüzü meşrû görmeyeceklerine dair bize kim teminat verebilir?!

Eşcinsellik ve lezbiyenlik gibi gayrimeşru fiillerin Avrupa toplumlarında normal görüldüğü ve halkımızdan bazısının onlardan etkilenerek bu cürümleri savunduğu bir ortamda bu gün hayvan kerhaneleri işleten kâfirlerin bütün bu pis işlerinin yavaş yavaş hatta yaşadığımız internet çağında süratle bizim toplumumuzu da etkilemeyeceği düşünülemez.

Şunu da ifâde edeyim ki; bir şeyin ahlâka uyup uymaması, insanların canının istediğine göre tesbit edilecek bir konu olmayıp; din, vicdan, örf ve anane ile sâbit olacak mühim bir mevzû olduğundan dolayı bu zikredilen esaslara ters düşen fiillere sessiz kalıp göz yummamızın halkımızın ve neslimizin sonunu getirecek büyük âfetlere sebebiyet vereceği göz ardı edilmemelidir.

Hulâsa; yetkililer bütün spor tesislerinde asılı bulunan:

"Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim" düsturunu işleterek insanlara kötü örnek olan kişileri devleti temsil eden kurumlarda çalışmaktan el çektirmeli ve böylece topluma doğru telkinde bulunmalıdırlar ki bir daha bu gibi gayrimeşru fiilleri teşhir etmeye kalkanlar devlet vazifesinde çalışamayacaklarını anlayarak kendilerine çeki düzen versinler.

Allâh'tan korkmayanlar bari işlerinden atılmaktan korkarak topluma kötü örnek olmasınlar, bunları izleyen çoluk-çocuğumuz da bu işlerin azâbının âhirete kalmayacağını dünyada da bir takım maddî zararlara sebebiyet vereceğini bilerek onları örnek almaktan sakınsınlar. Aksi takdirde geride zikrettiğimiz âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîflerin bildirdiği umûmî helaklar ve büyük yıkımlar kaçınılmaz olacak, zürriyetimiz de bu kötü örneklere bakarak yoldan çıkacaklardır.

Günümüzde eşcinsellik kokan laflar sarfederek ve karşı cinse ait kıyafetler giyip kırıtarak milyonlar kazanan youtuberların varlığı bilinmektedir ki maalesef bunlar gençlerimizin dikkatini çekmekte ve onları: “Biz de böyle yapsak kimse bir şey demeyecek, aksine çok da paramız olacak” diyerek bu kişilerin müstehcen durumuna özlem çektirmektedir.

Dolayısıyla elinde yetki olanlar bu sitelere ulaşımı engellemeli ve gayri ahlâkî yayın yapanlara asla müsaade etmemelidirler ki böylece toplu helâklara mâruz kalmaktan selâmette kalalım, âhirette de azaba uğratılmayalım.

Bizim gibi elinden bir şey gelmeyen kocakarı hükmündeki âcizler ise Kur’ân ve Sünnet’ten bildiklerimizi ne pahasına olursa olsun beyan etmekle mükelleftir. Ama sizler de bu konuda âyet-hadîs okumaya ve anlatmaya muktedir değilseniz o zaman üzerinize düşen büyük mesuliyet bu yazımızı paylaşarak tebliğ vazifenizi yerine getirmektir.

Aksi takdirde dinsiz-dindar, hacı-hoca, avam-sofi, kemalist-laik ayırmadan azabın herkese dokunacağı ve toplumsal felaketler yaşanacağı âyet ve hadislerin sarih ifâdelerinden anlaşılmaktadır. Geldiğimiz bu noktada herkes sakınma tedbirini almak için üzerine düşeni yapmalıdır. Biz vazifemizi yaptığımıza dair Rabbimizi ve sizi şâhid tutuyor, bundan dolayı karşılaşacağımız hakaretlerden ve sövüp saymalardan hiç etkilenmeyeceğimizi beyan ediyoruz.

Tebliğ bizden, hidâyet Allâh-u Te‘âlâ’dandır. Yüce Rabbimiz bizleri, nesillerimizi ve ümmetimizi râzı olmadığı her türlü günahtan muhâfaza eylesin ve günahkârlara nasihate muvaffak kılınarak iki cihan felâketlerinden hıfz-u emin eylesin. Âmîn.

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2021, 19:32
YORUM EKLE