Devlet Bahçeli'den ilginç 'övgü!'

Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli'nin, iki gün önce Ekrem Buğra Ekinci'nin Atatürk'e ağır ithamlarda bulunduğu yazısını yayımlayan Türkiye Gazetesi'ni övmesi, ülkücüleri rahatsız etti

Devlet Bahçeli'den ilginç 'övgü!'

CiddiGazete- Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli, Türkiye Gazetesi'nin 50. yılı için kaleme aldığı yazısında, övgüler yağdıran ifadeler kullandı.

Devlet Bahçeli, Türkiye Gazetesi'ni kutlarken, gazetede köşe yazan Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci’nin Atatürk’e yönelik ifadeleri MHP’de tepkiyle karşılandı.

Ekrem Buğra Ekinci, önceki günkü yazısında Atatürk'e ağır ithamlarda bulundu ve "İngiliz ajanı" iması yaptı.

Yazısında padişaha övgüler dizen Ekinci, “Atatürk’ün İngilizlerle çıkar birliğinin bulunduğunu” ima etti. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyesi olan yazar, İngilizlerin İstanbul’da toplanan Meclis-i Mebusan’ı, Ankara hükümetinin, yani Atatürk’ün önünü açmak için dağıttığını savundu.

Öte yandan Ekinci’nin yazısının başlığında “Türkiye” demeden, “Ankara Meclisi 100 yaşında” ifadeleriyle Meclis’i küçümsemesi de dikkati çekti.

TÜRK EĞİTİM-SEN BAŞKANI, TÜRKİYE GAZETESİ'NDEKİ YAZIYA TEPKİ GÖSTERDİ

ABD vatandaşı Mücahit Ören'in sahibi olduğu Türkiye Gazetesi'nin yazarı Ekinci’nin, Atatürk’e yönelik ifadeleri ülkücülerin tepkisini çekti.

MHP’ye yakın Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ve TBMM'ye yönelik kindar ifadelere tepki gösterdi.

Bu hakaretleri toplumun gözü önünde bulunan ve akademik unvan taşıyanların da yapmasının daha üzücü olduğunu dile getiren Geylan, isim vermeden Atatürk’ü diktatör olmakla itham edenlere seslenerek, “Emin ol, eğer ki bir diktatorya söz konusu olsaydı, senin gibi cedd-i muallaklar 100 yıl sonra kinlerini hala kusabiliyor olmazdı!” dedi.

Talip Geylan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında şunları ifade etti:

"SIFATINA TARİH TÜKÜRSÜN"

“Sıfatına tarih tükürsün...

Bütün millet yek vücut olmuş TBMM’nin 100. yılını kutluyor...

Yüksek ihtimal, cedd-i muallak muhteremin birisi de çıkmış, kurucu meclisin niteliğini ve Mustafa Kemal’in niyet ve mücadelesini sorguluyor.

Öyle süslü kelimeler kullandığına bakmayın, kesinlikle nesebî ve fikrî sorunları var!

NEYMİŞ;

Kurucu Meclis demokratik değilmiş. Çünkü, bir tane bile gayrimüslim milletvekili yokmuş.

Lafa bak!

Türk, can ve vatan derdine düşmüş, devlet esir alınmış, başkent dahil işgal edilmişiz, gayri müslim vekilimiz yok diye, hürriyet mücadelemizin kumanda heyetini tahkir edeceğiz?..

NEYMİŞ;

Ankara Meclisi, 1 Kasım 1922’de padişahın ipini çekerek sivil bir darbe yapmış.

Ortada darbe yapacak padişah mı kalmış, devlet mi kalmış?

Başkentin işgal edilmiş, hazinene el konulmuş, ordun dağıtılmış, İstanbul dışına memur dahi gönderirken İngiliz subayından izin belgesi almak durumundasın, padişahın ve dolayısıyla devletin boynu ipe çekilmiş; ve bundan dolayı da millet kaderine el koymuş.

Zevat, sivil darbeden bahsediyor..?

NEYMİŞ;

İlk mecliste siyasî partiler mevcut değilmiş, “şahıs diktatoryası” hakimmiş.

"CEDD-İ MUALLAKLAR"

Ey fikrine tükürülesi, insan azıcık utanır. Ülkenin önemli kısmında düşman postalları gezerken, millet şerefini kurtarmak için hem düşmana hem de düşmanla işbirliği içerisindeki erk sahiplerine karşı mücadele verirken “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” denilerek milli irade milli mecliste vücuda getirilecek; sen de 2020’nin Türkiye’sinden 1920’nin savaş koşullarına ahkam keseceksin?..

Emin ol, eğer ki bir diktatorya söz konusu olsaydı, senin gibi cedd-i muallaklar 100 yıl sonra kinlerini hala kusabiliyor olmazdı!

Ya gerçekten cahilsin ya da gerçekten meşrebinin gereğini yapıyorsun!”

TÜRKGÜN GAZETESİ BOŞA DÜŞTÜ!

Başkan Geylan'ın açıklamaları, Bahçeli'nin talimatıyla yayın hayatına devam eden Türkgün Gazetesi'nde, "Atatürk'ü sevmeyen Türk'e hasımdır" başlığıyla yer aldı.

KİM BU EKREM BUĞRA EKİNCİ?

Türkiye Gazetesi yazarı Ekrem Buğra Ekinci, daha önce de skandal yazılara imza atmış bir isim.

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed'in, Twitter hesabından 1. Dünya Savaşı’nda Medine’yi savunan Fahrettin Paşa’ya yönelik hakaret içeren bir paylaşım yapmış ve “hırsız” şeklinde ağır ithamlarda bulunmuştu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çok sert tepki gösterdiği Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed’in “Erdoğan’ın dedeleri hırsız” tezine, Işıkçılar Cemaati’nin yayın organı Türkiye Gazetesi yazarı Ekrem Buğra Ekinci‏ destek çıkmıştı.

Ekrem Buğra Ekinci, “Medine'yi İngilizlere değil, Şerif Hüseyin Paşa ve Müslüman Araplara karşı müdafaa eden Fahrettin Paşa bile kahraman oldu” şeklinde mesaj yazarak şöyle demişti:

“Medine'den topladığı hazineleri ve mukaddes emanetleri Şam'daki Cemal Paşasına yolladı. Bunların çoğu Ittihatçılarca yağma edildi. Cemal Paşa'nın İstanbul'a çektiği 23 Nisan 1917 tarih ve 1025 numaralı telgraf ve bunun ardından 26 Nisan 1917 tarihli Suriye valisi Tahsin Uzer'in şifresi Medine'den gönderilen sandıkların Şam'da açıldığını ve bazı kıymetli taşların burada kaybolduğunu itiraf ediyor.”

"ÇANAKKALE GEÇİLSEYDİ..."

Ekrem Buğra Ekinci‏’nin, Çanakkale ile ilgili 2015 yılında kaleme aldığı skandal bir makalesi de tepkilere neden olmuştu. Yazısında, Atatürk’ün büyük katkısıyla kazanılan Çanakkale zaferiyle ilgili, “Çanakkale geçilseydi...” diyen Ekinci, bunun gerekçesini de “Petrol havzaları ve mukaddes beldeler işgal edilmezdi” diyerek açıklamıştı. “Çanakkale geçilseydi, Osmanlı Devleti yıkılmaz; Orta Doğu, Balkanlar, Kafkasya ve Anadolu bu ağır enkazın altında kalmazdı” diye yazan Ekinci, Çanakkale zaferinin “Alman kurmaylarının dehası” sonucunda kazanıldığını savunmuştu.

TÜRK-İSLAM SENTEZİNİ ELEŞTİRDİ

Ekrem Buğra Ekinci 26 Şubat 2018 tarihli Türkiye Gazetesi'ndeki yazısında da AKP ve MHP’nin oluşturduğu “Cumhur İttifakı”na karşı çıkmıştı. Yazısına, “Son asırda dini, millî ideolojilerle sentez yapılıp, ulus-devletlerin teşekkülünde kullanılan bir âlete dönüştürmek isteyen bir cereyan vardır” ifadeleriyle başlayan Ekinci, Türk-İslam sentezini eleştirmişti.

VAHDETTİN'İN İNGİLİZ GEMİSİYLE KAÇIŞINI HİCRETE BENZETTİ!

Son Osmanlı Padişahı Vahdettin için “İstanbul’u alan dedesiydi. İstediğine verir” diyen Ekinci, tartışma yaratacak bir yazı daha kaleme almıştı.

“Padişah, siyasî bir buhrana ve iç savaşa sebep olmak istemedi” diyen Ekrem Buğra Ekinci, şunları yazmıştı:

“Ortalık yatıştıktan sonra tekrar dönmek niyetiyle hicrete razı oldu. Hatıralarında, ‘Yaşamak imkânsız olan yerden hicret, Peygamber sünnetidir’ demiştir. Korkmuş muydu? Torunu Hümeyra Hanımsultan’ın da dediği gibi, hayır. Zaten yaşlı ve hasta idi; tek ciğerle yaşıyordu.”

BAHÇELİ DAHA ÖNCE ENVER ÖREN'İ KOVDU

AKP iktidarına destek verdiği için Türkiye Gazetesi'ni öven Devlet Bahçeli, 1999 yılında, DSP Genel Başkanı merhum Bülent Ecevit'le ortak hükümet kurduğunda Türkiye Gazetesi'ne mesafeli durdu. Her iktidara yakın olmayı ve devletten büyük ihaleler almayı başaran İhlas Medya Grubu'nun o dönemki patronu merhum Enver Ören, uzun uğraşlar sonucu Bahçeli'den randevu aldı.

MHP'nin eski genel merkez binasında gerçekleşen görüşmede, Bahçeli'ye eliyle dokunarak konuşan Enver Ören, mizacını bilmediği MHP genel başkanını kızdırdı.

Genel merkez binasının, iktidar ortağı bir partiye yakışmadığını, MHP'ye yeni genel merkez binasını kendilerinin yapabileceğini söylemesi üzerine iyice sinirlenen Devlet Bahçeli, "Görüşme bitmiştir" diyerek Enver Ören'i uğurladı. MHP genel başkanı, bir daha Enver Ören'e randevu verilmemesi için de özel kalemini uyardı.

AKP'YE DESTEK FİKİRLERİNİ DEĞİŞTİRDİ!

AKP ile kurulan Cumhur İttifakı, Devlet Bahçeli'nin yandaş medyaya olan bakış açısını da değiştirdi. Bahçeli, 50. kuruluş yılında Türkiye Gazetesi'nde yer alan yazısında şu ifadeleri kullandı:

- 22 Nisan 1970’te, mütevazı şartlarda yayın hayatına başlayan Türkiye gazetesi, medya sektöründeki zorlu rekabet şartlarına rağmen ayakta kalmayı bilmiş, 50 yıl boyunca kararlı, kaliteli ve köklü niteliğiyle isminden ve iradesinden çok sık bahsettirmiştir.

- Aynı zamanda milletimizin gönlünde müstesna bir yer tutmuştur.

"İLKESİ MİLLÎ YAYINCILIK"

- Bu kapsamda ülkemizin en zorlu yıllarında ahlaklı, sağduyulu ve millî yayıncılık ilkesiyle takdir toplamış, milletimizi en doğru şekilde bilgilendirmiştir.

- Adı Türkiye, aidiyeti Türk milleti olan; benimsediği değerleriyle, gösterdiği duruşuyla örnek teşkil eden Türkiye gazetesinin daha nice yıllara muvaffakiyetle ulaşması başlıca dileğimdir.

- Bu vesileyle Türkiye gazetesinin 50. yılını yürekten tebrik ediyorum.

- Ülkemize pek çok hizmeti geçen Merhum Enver Ören’i rahmetle anıyorum.

- Yöneticisinden muhabirine kadar bütün çalışanlarını muhabbetle selamlıyor, bundan sonraki çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.

ABD'Lİ MÜCAHİD!

Devlet Bahçeli'nin övgüler yağdırdığı Türkiye Gazetesi'nin sahibi Mücahid Ören, 2001 yılında ABD vatandaşı oldu.

Başında bulunduğu İhlas Finans kapatılmadan bir süre önce ABD'ye kaçan Mücahid Ören, yemin ederek bu ülkenin resmen vatandaşı oldu. Tören, ABD Bayrak Günü'nde, ülkenin ilk Başkanı George Washington'un yaşadığı evin bahçesinde gerçekleştirildi. Mücahid Ören böylece, İhlas Finans'ın 200 bin mudiden topladığı 600 trilyon liranın batması sonucu hakkında çıkartılan yakalama kararından kurtulup, ABD'de yaşama hakkı elde etti.

Mücahid Ören'in eşi Aslıhan Ören, seçim kampanyasına 50 bin dolar bağışlayarak, ABD eski Devlet Başkanı Barack Obama ile fotoğraf çektirdi.

MÜCAHİD ÖREN "ABD'YE SADAKAT" YEMİNİ ETTİ

Türkiye Gazetesi'nin sahibi Mücahid Ören, Virginia Eyaleti'nde şu yemini ederek "eş durumu"ndan ABD vatandaşı oldu: "Burada önünüzde, şimdiye kadar tabiyetinde bulunduğum her türlü devlet ve egemenliğini reddettiğime, bundan böyle, ABD Anayasası'nı ve yasalarını, iç ve dış düşmanlarına karşı savunacağıma, ABD'ye bağlılık ve sadakat göstereceğime, kanunun gerektirdiği durumlarda ABD için silah taşıyacağıma, kanunun gerektirdiği hallerde ABD ordusuna hizmet vereceğime, kanunun gerektirdiği durumlarda sivil yönetim altında ulusal önemi olan işlerde çalışacağıma ve bu yükümlülükleri özgür bir şekilde, akıl sağlığım yerinde ve samimi olarak üstlendiğime yemin ederim. Tanrı yardımcım olsun."

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında açılan davalar, AKP iktidarı döneminde yumuşatılan Mücahid Ören, daha sonraki yıllarda Türkiye'ye döndü ve babasının koltuğuna oturdu. "Ödeyeceğiz" denmesine rağmen, çok sayıda İhlaszede hala parasını alamadı. Türkiye Gazetesi yazarları, paralarını Mücahid Ören'e kaptıran mağdurları "FETÖ"cü ilan etti!

Güncelleme Tarihi: 23 Nisan 2020, 15:33
YORUM EKLE