Görmez'den FETÖ itirafı!

Diyanet İşleri eski başkanı Mehmet Görmez, 17-25 Aralık sürecinden sonra FETÖ ve hükümete arabuluculuk yaptığı iddialarını kabul ederek, olayın güvenlik boyutunu bilmeden ülkenin huzuru için çalıştığını söyledi

Görmez'den FETÖ itirafı!

Habertürk'teki canlı yayına telefonla bağlanan Diyanet İşleri eski Başkanı Mehmet Görmez, 7-25 Aralık'tan sonra "FETÖ ile görüştü" iddiaları hakkında çok önemli açıklamalarda bulundu. Şerif Ali Tekalan’la görüştüğünü belirten Görmez, "Bazı şeyler anlattı. Ben de kendisine nasihatlerde bulundum. Böyle yanlış hareketlerle, devletin kurumlarına sızarak, bu tür yanlışlıklar yapmamaları gerektiğini izah ettim" dedi.

İşte Görmez'in dikkat çeken o ifadeleri:

Efendim Diyanet İşleri Başkanlığı'nda oturan bir hoca, eğer konunun güvenlik boyutlarından haberdar değilse, Türkiye’de ortaya çıkan herhangi bir ihtilafı sulh ile barış ile çözmek için üstüne düşeni yapar. Doğrusu zaman zaman dershane hareketleri döneminde Diyanet İşleri Başkanı olarak ülkemizde bu ayrılık olmasın diye gösterdiğim bir çaba var. Ama bu çaba böyle bir toplantı falan değil, sadece insanlarla konuşarak, bana ziyarete gelenlerle paylaşarak, bu ülkeye bu kötülüğü yapmayın diyerek, nasihatte bulunarak böyle bir şey olmuştur. Fakat olayın güvenlik boyutunu, bu noktada daima ben öz eleştiri yaptım. Tabii gönül ister ki, keşke bütün MGK’lara din rengine bürünmüş bu tür yapılanmalar hakkında Diyanet İşleri Başkanını da çağrılıp, arka plan bilgileri verilebilirdi.

Soru: Sayın Görmez kimlerle görüştünüz? Örneğin Şerif Ali Tekalan’la görüştünüz mü?

Doğrudur. Geldi, kendisi... Son zamanlarda, sıkıştığı zamanlarda bazı şeyler anlattı. Ben de kendisine nasihatlerde bulundum. Böyle yanlış hareketlerle, devletin kurumlarına sızarak, bu tür yanlışlıklar yapmamaları gerektiğini izah ettim. Aslında şunu açıkça ifade etmek isterim, 2012’den itibaren, FETÖ’nün Ankara’da en çok zarar vermek istediği kurumun Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu biz de çok sonra öğrendik. Tek tek maddeler halinde, Mercedes krizinden tutun, fetva krizine kadar... Bu krizlerin tamamının bir algı operasyonu olduğunu daha sonra öğrendik.

YORUM EKLE