banner445

Şehit ağabeyi beraat etti

PKK'lı teröristler tarafından Şırnak'ta şehit edilen kardeşinin cenaze töreninde "açılım sürecine" karşı açıklamalar yaptıktan sonra hakkında FETÖ'den dava açılan Mehmet Alkan beraat etti

Şehit ağabeyi beraat etti

PKK'lı teröristler tarafından Şırnak'ta şehit edilen kardeşinin cenaze töreninde "açılım sürecine" karşı açıklamalar yaptıktan sonra Jandarma Genel Komutanlığınca hakkında soruşturma açılan 15 Temmuz'dan sonra da "FETÖ/PDY iltisakı" gerekçesiyle KHK ile TSK'dan ihraç edilen eski yarbay Mehmet Alkan "FETÖ/PDY üyeliğinden" yargılandığı davada beraat etti.

Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü 7. celsesinde ilk olarak Mehmet Alkan'ın eşi tanık olarak dinlendi. Gizli tanık kod Abdullah'ın, "Evlerinde Zaman gazetesi gördüm" şeklindeki beyanıyla ilgili açıklama yapan Alkan'ın eşi, müsvedde olarak kullanmak üzere çalıştığı kurumdan getirdiği gazeteler arasında Zaman'ın da olmuş olabileceğini, asla para vererek bu gazeteyi almadıklarını anlattı.

Tanık beyanından sonra esas hakkında mütalaa vermesi beklenen Savcı Harun Çetinkaya, Alkan hakkında ankesör soruşturması olup olmadığına ilişkin Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne yazılan yazının cevabının gelmediğini kaydederek, bu konuda soruşturmanın genişletilmesini istedi.

Alkan'ın avukatları bu talebe karşı çıkarken Alkan, "Bu dava 2 yıldır var. Öyle bir şey olsa zaten ortaya çıkardı" dedi.

Mahkeme Başkanı Murat Viran da UYAP sorgulamasında Alkan hakkında bu dava dışında başka bir dosya olmadığının görülmesi sebebiyle Savcının talebinin oybirliğiyle reddine karar verildiğini bildirerek, Savcıdan mütalaasını istedi. Savcı Çetinkaya, özetle şu gerekçeyle Alkan hakkında 15 yıla kadar hapis cezası istedi:

"Dosya kapsamında sanığın Bylock kaydının olmadığı, ana çatı davada yargılanan şahıslarla irtibatının bulunmadığı, Bank Asya'da hesabına ve Fetö ile iltisaklı kuruluşlarla kaydına rastlanmadığı anlaşılmış ise de örgütün mahrem hizmetler sınıfında gizliliğe azami gayret gösterildiğinden, örgüt üyelerinin bu veriler ışığında tespitinin gayet zor olduğu, bu bakımdan ankesör/operasyon hat delilinin büyük önem taşıdığı somut bir olgu ve gerçektir. Ancak bu yöndeki talebimizin Mahkemece reddedildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre, sanığın telefon irtibatları, gizli tanık beyanları, idari tahkikat evrakı içeriği ile ispatlandığı, bu itibarla örgütün amaç ve ideolojisini benimsediği, sadece örgüte sempati duymak düzeyinde kalmayıp canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olarak hukuki literatürde tanımlanabilecek 'organik bir bağ' ile FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne gönül verip, kendi iradesine terk ederek tam teslimiyet duygu ve kararlığıyla örgüte bağlandığı hukuki ve vicdani kanaatine varıldığından..."

HUKUKUN ÇILDIRDIĞI YER

Savcının esas hakkındaki bu mütalaasından sonra savunma için süre talebinde bulunmayan Mehmet Alkan, savunmasını yaptı ve şunları söyledi:

“Sinirlenince, 'Sinirlendi' diyorlar. Savcı, destan gibi bir mütalaa verdi, tebrik ediyorum. Savcının görevi sadece itham etmek değil, sanığın lehine olan hususlara da yer vermektir. 295 kişiyle irtibatım varmış. Savcının 10 yıllık HTS kayıtları çıkarılsın, hakkında işlem yapılan kaç hakim ve savcıyla irtibatı var, bakılsın. 2006-2016 arası 5 ayrı hat kullanmışım. 35'i kapattığım hatta ait, başkası tarafından kullanılırken yapılan görüşmeler. 222'si TSK personeliyle görüşme. 1990'ndan beri TSK mensubuyum, neredeyse Savcının yaşına denk gelecek bir süre. 789 devre arkadaşım var. Kardeşimin şehit olmasından sonra 3 günde bir yığın insan aramış. Hiç tanımam. Taziye mesajlarından örgüt üyeliği çıkarmak, hukukun çıldırdığı yerdir. 'Alparslan Altan'la 12 kere görüşmüşsün' deniyor. Tanımıyorum, görüşme imkan ve ihtimalim yok. Nitekim kayıtlarda çıkmadı, 'Sehven' denildi. Anayasa Mahkemesi santralini onun telefonu diye koymuşlar. Adliye'nin de bir santral numarası var. Karşısında Başsavcının adı mı yazıyor? 3 SMS mesajı 6 telefon görüşmesi yapılmış. Örgüt üyesi olduğum iddia ediliyor. Beni bilen bilir, kayıtsız şartsız itaat isteyen TSK'da bile itaat etmedim. Dosyam bunlarla dolu. Hatta yanlış gördüğüm her şeye itiraz ettiğim için devrelerim bana, 'Dilekçeci' derdi. Ben kim, aklını devretmek kim? Bu bana hakarettir. Hangi eylemimle yapmışım, soruyorum. Delilini ortaya koymak zorundasınız. 15 Temmuz'u kim planladıysa, kim yaptıysa, kim yardım ettiyse lanet olsun, Allah belalarını, hukuk da cezalarını versin. Madem elemanım, 15 Temmuz'da hangi eylemi yapmışım? Madem mahremim, o gün katılmayacağım da ne zaman katılacağım? Burada haksız yere bulunuyorum. Savcının iddiasının aksine şu bu hepsi bahane, burada olmamın sebebi, muhalif olmam, güce biat etmemem, boyun eğmemem ve 'Kral çıplak' dememdir.”

MAHKEMELER SİYASİ KARARLARIN ONAYLANDIĞI YERLER DEĞİLDİR

Alkan'ın avukatı İlter Aksoylu da mütalaaya şaşırdıklarını belirterek, “Savcılığın özgür olduğunu düşünüyorduk, en azından biz öyle zannediyorduk. Kendi özgür iradesiyle karar veremiyor olabilir. Gizli tanığın beyanlarına ne kadar itibar edilebilir? Kanaatle kişiler FETÖ üyesi yapılacaksa, bu ülkede herkes potansiyel teröristtir. Sizler de dahil. Bu, PKK gibi bir örgüt değildi ki, gizliydi. Daha 17/25 Aralık'a kadar, 'Gel, özledik' deniyordu. O zaman onlar hakkında da işlem yapılması lazım. İnsaf!.. Bu dosyaya elini sürmüş herkesin HTS kayıtları getirilsin. Kimin daha çok görüşmesi çıkar, bakalım. Bu davanın açılmasının tek sebebi, şehit kardeşinin cenazesinde söylediği sözlerdir. Mahkemeler, terörist imal eden yerler olmasın. Telefon görüşmelerini delil sayarsanız, 82 milyonu şüpheli ilân ederseniz, kendiniz de dahil” dedikten sonra Alkan'ın ihracına karar veren dönemin Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Yaşar Güler ve Komutan Yardımcısı Ata Kalkan'ın tanık olarak dinlenmesini istedi.

Mahkeme Başkanı Murat Viran'ın sorusu üzerine Mehmet Alkan son söz olarak da Kemal Sunal'ın “Deli Deli Küpeli” filmini hatırlatıp şöyle konuştu:

“Böyle olduğunu düşünmek istemiyorum. Ben burada beraat kararı aldığıma bile sevinemeyeceğim. Çünkü 2 yıldır bir yanlış içindeyiz. İdare, sevmediği herkese haksızlık, hukuksuzluk yapabilir. Mahkemeler işte bunun için var. Burası siyasi kararlar ve işlemlerin onaylandığı yerler değildir, olmamalıdır.”

MAHKEMENİN KARARI: HTS KAYITLARI DELİL DEĞİLDİR

Mahkeme Başkanı Viran, kısa bir aradan sonra oy birliğiyle Mehmet Alkan'ın beraatine karar verildiğini açıkladı. Beraat kararında, özellikle HTS kayıtları ve gizli tanık ifadesiyle ilgili şu dikkat çekici tespitler yer aldı:

“Sanığın haklarında FETÖ/PDY terör örgütü üyesi-yöneticisi olmak suçlarından soruşturma yürütülen ve iddianame metninde isimleri gösterilen bir kısım failler ile arasında geçen telefon görüşmelerinin bulunduğu iddia edilmiş ise de önceden yetkili makamlardan alınan bir iletişimin tespiti ve kayda alınması kararının bulunmadığı, bu nedenle söz konusu telefon görüşmelerinde sanık ile failler arasında ne konuşulduğunun tam olarak tespit edilemediği, konuşma içeriğinin örgütsel boyutta olup olmadığının anlaşılamadığı, bu nedenle somut olayda anılan HTS kayıtlarının delil fonksiyonundan bahsedilemeyeceği, delil ile desteklenmeyen istihbari bilginin hükme esas alınamayacağı, Abdullah kod isimli gizli tanığın somut olaya dayalı yer ve zaman içermeyen anlatımlarından başka bir delile ulaşılamaması, gizli tanığın kanaat açıklaması niteliğinde bulunan bu beyanlarına dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı için Mahkememizde vicdani kanaatin oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı terör örgütü üyesi olma suçundan açılan davada beraatine karar verildi.”

Mahkeme, Alkan'ın malvarlığı üzerine konulan tedbirin kaldırılmasını da kararlaştırdı.

NE OLMUŞTU?

2015 yılında Şırnak Beytüşşebab'ta PKK'lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit düşen Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan'ın ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan, cenaze töreni ve sonrasında “çözüm sürecinin” aleyhinde konuşunca hakkında idari tahkikat açıldı.

1 yıl sonra tam da kardeşinin ölüm yıldönümünde, Jandarma Genel Komutanlığı'nda oluşturulan Değerlendirme Komisyonu'nun kararı ile Jandarma teşkilâtından çıkartıldı. Peşinden KHK ile TSK'dan ihraç edildi.

Tüm bunların ardından da hakkında “FETÖ/PDY üyeliğinden” dava açıldı.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yüksel uslayş
Yüksel uslayş - 4 ay Önce

Şimdi de suçlamayı yapanlar yargılanmalı iftiracılarda cezalanmalı

SIRADAKİ HABER

banner457

banner84