CiddiGazete- Diyarbakır'ın Kulp ilçesindeki bir camide Cuma namazı kıldıran imam M.K., hutbede bazı bölümleri atladığı için kaymakam Burak Akeller'le kavga yaşadı.

Tolga Savacı hayatını kaybetti Tolga Savacı hayatını kaybetti

İmam M.K., olayla ilgili yaptığı açıklamada, "Minbere çıkıp hutbemi okudum. Hutbeden inerken birinin bağırma sesi geldi, 'Hoca hutbeyi tamamla'. Bağıran kişinin kaymakam bey olduğunu görünce geri gittim, bir paragraf kadar geri gittim ve tekrar yerime geçtim. Cuma namazını kıldıktan sonra cübbemi çıkarıp odaya gidecektim. O sırada kaymakam beyin koruması gelerek 'hutbeyi al odaya geç' kaymakam bey gelecek dedi" ifadelerini kullandı.

Odaya giren kaymakam Burak Akeller'in kendisine küfür ve hakaret ettiğini iddia eden M.K., "Ben kaymakam bey geldiğinde 'hutbeyi niye yanlış okudun, ya da bazı yerleri neden atladın' demesini bekliyordum. Odaya gittiğim esnada ağza alınmayacak küfürler etmeye başladı. Ettiği küfür ve hakaretlere karşı tek bir şey demedim. Bana 'Terörist' kelimesi kullandı. Kaymakama 'Babam güvenlik korucusu, ağabeyim polis, bu kelimeyi bana diyemezsin' dedim. Bunu deyince sinirlendi, yumruk ve tekme attı. Ben asla karşılık vermedim. Suçlu olmamak için karşılık vermedim. Küfür etmeye devam etti. Odada mikrofon sopası vardı, onu aldı bana 'sarık ve cübbeni çıkar' dedi. Sarık ve cübbemi çıkardıktan sonra sopayla bacaklarıma vurmaya başladı. O esnada cemaatten birkaç kişi kapıyı çaldı, kaymakamın talimatı ile koruması kimsenin girmesine izin vermedi. Olaydan sonra hastaneye gittim darp raporu aldım" diye konuştu.

Sağ bacağına basamadığını belirten M.K., "Şu an sağ bacağıma basamıyorum. Kaymakam beye hiçbir saygısızlık yapmadım. Bana karşı yapılan bu hakaret kabul edilir değil, benimde bir gururum var. Benim ailemin duruşu ortada. Bu ithamları kullanmasını kabul etmiyorum. Darbeler önemli değil, ama ettikleri hakaretleri kabul etmiyorum. Ben darp etmedim diyor, peki ayağımdaki bu morluklar neyin nesi? Yıllardır bu camide görev yapıyorum, bugüne kadar cemaatle ilgili bir tek sıkıntım yoktu. Ben din adamıyım kimseye iftira atamam. Bana yapılanlar bir öğretmen ya da bir sağlıkçıya yapılsaydı şimdi kıyamet koparmışlardı. Kendi meslektaşlarımızdan destek bekliyoruz" dedi. İmam M.K., kaymakamdan şikayetçi olduğunu söyledi.

VALİLİK SORUŞTURMA BAŞLATTI

Diyarbakır Valiliği, olayla ilgili soruşturma başlattı. Valilik tarafından yapılan açıklamada, "Kulp Kaymakamı Burak Akeller'in, Cuma namazı hutbesinde bazı bölümleri atlayan imam M.K'yi darp ettiği yönündeki iddialar üzerine soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında, tüm tarafların ifadeleri alınmış, olay yerinde incelemeler yapılmış ve gerekli belgelere el konulmuştur. Soruşturmanın selameti açısından, konunun daha fazla detaylandırılmasının şu an için uygun olmadığını kamuoyunun bilgisine sunarız" denildi.

KAYMAKAM AKELLER: KİMSEYİ DARBETMEDİM

Kulp Kaymakamı Burak Akeller, İmam M.K.'yı darp etmediğini, kendisini uyardığını belirterek, "Kuba Camii'ne cuma namazı için gittik. Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından her hafta okunması gereken hutbede, bu hafta şehitlerimiz ile ilgili olarak rahmet duası vardı. Cami imamı bu kısmı okumadı, ben de hutbeden sonra dışarıda kendisine yüksek sesle tepki gösterdim. İmam 'Bana baskı yapılıyor, o yüzden okumadım' deyince, ben de bu cevaba kızıp 'Sen devletin imamısın, kim baskı yapabilir?' dedim. Sonra kendisi gidip darp raporu almış ama raporda iddia edildiği gibi bir darp değil de bacağının ağrıdığı yazıyor. Ben olayı İl Valimize de aktardım. İddia edildiği gibi ben devleti temsil eden biri olarak kimseyi darbetmedim" dedi.

İŞTE O HUTBE

Kaymakam ile imam arasında gerginliğe neden olan Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 19 Ocak 2024 tarihli "Bizi Güçlü Kılan, Birlik ve Beraberliğimizdir" konulu cuma hutbesinin tamamı şöyle:

Muhterem Müslümanlar!

Okuduğum ayet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: "Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz de gücünüzü kaybedersiniz. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir."

Okuduğum hadis-i şerifte ise Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyuruyor: "Müminler, birbirini destekleyen bir binanın tuğlaları gibidir."

Aziz Müminler!

Coğrafyaları, renkleri ve dilleri farklı olsa da bütün Müslümanlar kardeştir. Müminlerin tamamı Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)'in ümmetidir. Allah Resûlü (s.a.s), bir hadislerinde ümmet ve kardeş olmanın gereklerini bizlere şöyle öğretmektedir: "Birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun!"

Kıymetli Müslümanlar!

Bizler, tarih boyunca Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in bu çağrısını dikkate aldık. Birlik ve beraberliğimize, huzur ve muhabbetimize her daim sahip çıktık. Bu bilinçle nice kardeşlik destanları yazdık. El ele, gönül gönüle vererek her türlü zorluğa ve sıkıntıya birlikte göğüs gerdik. Aynı topraklar üzerinde yaşadığımızı, aynı idealleri paylaştığımızı hiçbir zaman unutmadık. Gök kubbenin altında sevinçlerimiz de birdir, üzüntülerimiz de birdir. Dualarımız da birdir, âminlerimiz de birdir. Düşüncelerimiz, mezhep ve meşrebimiz farklı olsa da uğruna nice şehitler verdiğimiz vatanımız birdir.

Değerli Müminler!

Dün olduğu gibi bugün de cennet vatanımıza göz diken, hain emellerle kardeşliğimize kastedenler var. Bizi birbirimize düşürmek ve huzurumuzu bozmak için çalışanlar var. Aramıza fitne ve fesat tohumları ekerek bizi zayıflatmak isteyenler var. Bunlar karşısında hepimize düşen, birlik, beraberlik ve kardeşliğimizden asla ödün vermemektir. Din, Kur'an, vatan ve ezan gibi mukaddesatımız etrafında birbirimize kenetlenmektir. Şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri ulvî değerleri yaşamak ve yaşatmaktır. Göz aydınlığı yavrularımızı ve geleceğimizin teminatı gençlerimizi, inancımıza, tarihimize ve medeniyetimize sahip çıkacak iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Onları, güler yüz ve tatlı dille, camilerimizin huşû ve huzur veren manevi iklimiyle buluşturmaktır.

Aziz Müslümanlar!

Geçen hafta hain bir terör saldırısı nedeniyle vatan evlatlarımız şehadet makamına ulaştı. İnanıyoruz ki, Rabbimizin rahmeti şehitlerimizin üzerinedir. Onlar, kendilerine müjdelenen cennet nimetleriyle sevinmektedirler. Şehitlerimizi ve gazilerimizi yetiştiren anne babalar başımızın tacıdır. Onların eş ve çocukları en değerli emanetimizdir. Biliyoruz ki, Allah'ın yardımı müminlerle beraberdir ve zafer inananlarındır. Vatanımıza göz diken, milletimize ve ümmet-i Muhammed’e düşmanlık besleyen, Filistin’de bebek, kadın, yaşlı demeden masumları katleden işgalci zalimlere gelince, onlar, mutlaka kaybedeceklerdir. Rabbimizin vaadi gayet açıktır: "De ki: Hak geldi bâtıl yok oldu. Zira bâtıl yok olmaya mahkûmdur."

Bu vesileyle bütün şehitlerimize Yüce Rabbimden rahmet, yaralılarımıza acil şifalar, ailelerine sabr-ı cemil diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun. Cenâb-ı Hak, kahraman ordumuzu ve güvenlik güçlerimizi, huzur ve emniyetimizi sağlamak için verdikleri mücadelede muvaffak eylesin. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve muhabbetimizi daim kılsın.