İyi bir sene için...

Bazı insanlar vardır ki yüzünden ışık saçar, dilinden bereket akar, gözleri çiçek gibi açar, sesi huzurdur dinlemek istersin. İçi dışı bir tertemiz iyi insanlardır.

Bazı insanlar vardır ki sessiz ve sakindir. "Sessiz insanlar en gürültülü zihinlere sahiptir" der Stephen Hawking. İçinde kıyamet kopar da kimseye duyurmazlar. Onlar da masum ve zararsızdır.

Bazı insanlar vardır ki yüzünden kibir taşar, saltanat için dilleri yalan söyler, öfke kin tohumları eker, suçsuz insanlara kara çalar lekeler. Bakışları çamurlu su gibidir. Bunlar firavun ruhlu insanlardır.

Yılın son öğüdünü verdi babam kahvesini yudumlarken ve devam etti; algı ve baskı ile düşünmeyi yok eder bu insanlar. Düşünmeyi yok edersen esir alırsın toplumu. Esir olmuş toplulukların aklı kilitlenir. Oligarşi ve monarşi yönetim biçimleri böyle doğar.

Sonra bir bakarsın ki, bir gecede zengin ya da yoksul olursun.

Bankalar hortumlanır, hortumu tutanı bulamazsın.

Ekonomi çöker.

Mini mini zamlar yapılır.

Önüne gelen fetva verir.

Kürsülerden hayat bilgisi dersleri alırsın.

Eğitim gömlek değiştirir gibi değişir.

Mafya tehdit eder devleti herkes baka kalır.

Yargı susar sen de susarsın.

İç ve dış mihraklar ortaya çıkar.

Yoksulluk ve yolsuzluk artar.

Yozlaşma ve yasaklar başlar.

Ülkenin kaynakları tükenir...

***

Babamın sözleri bitti. Derin bir sessizlik oldu. ciddigazete.com'un haber bildirimi sesi ile haberi sesli okumaya başladım.

"Benzine büyük zam..."

365. günün 366. gününe ilk hediyesi gibiydi. Oysa yılın 1. günü için nasihat dinliyordum. Yeni bir umut bekliyorum...

Babama sözlerinin karanlık olduğunu söyledim.

Ayağa kalktı ve dedi ki! Karanlığın sonu aydınlıktır. Umarım bu yıl insanlar birbirlerinin yüzüne dikkatle bakar. Gözlerinde ışık olduğunu iddia etse bile...

Bu sene de güneş yüksekteki pencerelere vurdu.

Alt kattaki pencerelere de sızdı gölgesi.

Oysa güneş adildi.

Bütün suç binayı inşâ eden mimarındı... Dememek için iyi bak...

Ez cümle, bazı insanların öğütlerinin altında tecrübe yatar...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Çiğdem Aslancan
Çiğdem Aslancan - 3 hafta Önce

İyi bir sene için, üzüntülü geçen bir senenin ardından herkes birbirine iyi dileklerle temennilerini iletir oldu.Her yeni sene umutla gelirken,beklenirken maalesef geçmiş seneler aranilir oldu belki elimizde son model telefonlar olmadığı için birbirimizden haberdar olamıyorduk ,Mutlu mutlu yaşıyorduk gecmişte,fakirliğmize rağmen bir sanayağ icin kuyruklarda ailecek beklememize rağmen kapalı ekonomimizle dünyadan bihaber mutlu mutlu yaşıyorduk ozamanda uyutuluyorduk şimdi teknoloji ilerledi diyoruz gözümüzün içine soka soka yalanlarla yaşıyoruz yalandan kim ölmüş günü kurtarmaya uğraşıyoruz, bir ülke neye layıksa öyle yaşar , üretmeyen bir toplum yaratıldı, herkese şehir hayati güzel geldi televizyon ve telefonlarımız yediden yetmişe zamanımızın en büyük harcaması oldu eğitimle eğitilenlerin halini yarışma programlarından izleyip ailecek gülüyoruz .İçler acısı Kimisi doktor olmuş omurilik soğanina cevap omurilik sarımsağı diyor ,Kimisi Harward Üni.mezunuyum deyip hangi dilde parça söylendiği sorulduğunda İngilizce olduğunu anlayamıyor ,virüsün açık havada bulaştığına inanıp küçücük çocuklara maskelerle parklarda oyun oynattırılıyor ,yılın ilk günü zamlarla haberdar edilebiliyor bitmiş esnafı daha da perisan hale sokabiliyoruz bu ne rahatlık altta kalanın canı çıksın çıkmak için uğraşsın dursun birileri hersey güzel olacak diyor ,birileri de hayatımızı zindan etmeye devam ediyor.Herseye kaderimiz böyleymiş demekle çözülmüyor sadece sorunlar büyüyor.

Belgin Kaylan
Belgin Kaylan - 3 hafta Önce

Müthiş

Davut Yaşar
Davut Yaşar - 3 hafta Önce

Muhteşem yazı..
Bir ülkenin ve halkın içinde bulunduğu sosyal,ekonomik ve siyasal kriz ortamı insan psikolojisinin ve karakteristik özelliklerinden hareketle kategorik bir tasnif ile ancak bu denli anlamlı,derinlikli,metafor ve tasvir içeren beliğ üslupla anlatılabilir.Üstelik yaratılan kriz olgularının sebep ve sonuçları,sosyo-psikolojik yaşamda ki etkileri böyle bir entelektüel güçle tespit edilebilir.Değerli yazarımız Esra hanım kardeşimi tebrik ediyorum,gurur duydum,daimi başarılar diliyorum..

Seval Aydın
Seval Aydın - 3 hafta Önce

Baba ile kızın arasındaki diyaloğ mükemmel konu güncel sorun kalemine sağlık

Azra Dede
Azra Dede - 3 hafta Önce

Yeni toplumumuzun refah içinde yaşamamıza vesile olsun

Durdu Doymaz
Durdu Doymaz - 3 hafta Önce

Tebrik ederim Kalemine yüreğine sağlık selam ve dua ile iyi seneler.

Furkan KUCUR
Furkan KUCUR - 3 hafta Önce

Esra Hanım'ın yazılarında beni tesiri altına alan ruhunun ahengidir. Şaşırmamak gerek. Böylesine değerli bir babanın yetiştirdiği evlat da, kıymetli bir maden oluyor. Siz değil hepimiz babanızın nasihatleri ile yeni yıla giriyoruz. Allah başınızdan, başımızdan eksik etmesin.

Mehmet Oğuz Arat
Mehmet Oğuz Arat - 3 hafta Önce

Var olasın Esra. "Cogito ergo sum". Düşünüyorum o halde varım. Kartezyan düşüncenin temelini oluşturan bu felsefi ilke, doğru yönden bakıldığında insanlığa ışık tutacak öğeler barındırıyor.

İnsanlığın özünün düşünce ve akıl olduğunu savunan Descartes’e göre, insan varoluşun herhangi bir ögesinden emin olamadığı halde düşüncelere ve akla sahip olduğundan her daim emin olabilir. Çünkü düşüncelerin var olabilmesi için düşünce işini yapacak bir kaynak olmalıdır. O halde birisi düşünüyorsa, var olmalıdır. Diğer bir ifadeyle “düşünen bir ben olduğuna göre, ben mutlaka varım”. 2022 nin düşünen insanlardan oluşan bir Türkiye idealiyle.