banner395
banner424

Mine Kırıkkanat, Gazi Fatih Eryılmaz'ı yazdı

FETÖ'cuların zulmüne uğrayan Gazi Emniyet Müdürü Avukat Fatih Eryılmaz, Mansur Yavaş tarafından EGO Genel Müdür Yardımcılığı'na atandı. Ses getiren bu atama, Mine Kırıkkanat tarafından, Toygun Atilla'nın "İfşa" isimli kitabı üzerinden kaleme alındı

İşte "Her fahişin önü ‘ifşa’, sonu ilgadır!" başlıklı Mine G. Kırıkkanat'ın Cumhuriyet'te yayınlanan o yazısı:

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı aslında “çift dikiş” kazanan ve iki kez hak ettiği makama nihayet geldiği günden beri Türkiye’nin özlediği, liyakata dayalı yönetimiyle öne çıkan Mansur Yavaş; 15 Temmuz gazisi Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz’ı EGO genel müdür yardımcılığına atadı.

Atamayı öğrendiğimde, rastlantıya bakın ki deneyimli gazeteci Toygun Atilla’nın İfşa başlıklı FETÖ araştırmasını okuyordum ve Fatih Eryılmaz’ın öyküsü, kitabın en vurucu son bölümünü oluşturuyordu!

KÖRLER ÜLKESİNDE BİR GÖREN

Fatih Eryılmaz, daha 14-15 yaşlarında bir Polis Koleji öğrencisiyken cemaat tarafından devşirilmeye çalışıldı. Direndi ve hiç teslim olmadı. Bedelini de çok ağır ödedi.

İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeylerden ceza almaya başladı. Hafta sonu evci izinlerine çıkamaz oldu. Okula 1 km. ötedeki evine, ailesini görmeye bile gidemiyordu. Cezalar katlanılmaz hale geldi. Henüz 16 yaşındaydı, saçları dökülmeye başladı...

Polis Koleji bu şartlar altında bitti. Babasına Polis Akademisi’ne gitmek istemediğini, hukuk okumak istediğini söyledi. Tekrar aynı kâbusu yaşamak istemiyordu.

Ama ailesinin ekonomik durumu, hukuk fakültesinde öğrenim görmesine uygun değildi. Öğretmen olan babası, oğluna tüm açıklığıyla durumu anlattı, yine de tercihi kendisine bıraktı.

Fatih, Polis Akademisi’ne devam kararı aldı.

Neyse ki Akademi’nin kalabalık oluşu, burada da gayet örgütlü cemaatin bendesi olmayan öğrencileri taciz etmesini zorlaştırıyordu. Tabii ki baskı vardı, ama Polis Akademisi, koleje göre “cennet” sayılırdı.

1994-1995 öğretim yılında, yurtdışında yüksek lisans ve doktora için bulunan 40 kişilik bir eğitmen kadrosu, Polis Akademisi’ne dahil oldu.

Kimler yoktu ki aralarında: Önder Aytaç, Bedrettin Yılmaz, İhsan Bal...

Hepsi katıksız Fethullahçıydı.

Fatih Eryılmaz, mesleğe adım attığı ilk yıllarda, cemaatçilerin terör, istihbarat, kaçakçılık ve personel gibi şubelere atandığını fark etti.

Cemaat hakkındaki analizi öylesine doğruydu ki, Fethullahçıların hedefindeki akademisyen Necip Hablemitoğlu 2002 yılında katledildiğinde; arkadaşlarına soruşturmanın cemaatin emniyetçisi Akın Güneri’ye verileceğini söyledi ve tahmini doğru çıktı!

Zaten kendisi de cemaatin hedefindeydi.

2007’nin sonlarına doğru Ergenekon kumpasının operasyon dalgaları başlamıştı. Mamak İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde Emniyet Amiri olarak görevli Eryılmaz, operasyonların cemaat tarafından yapıldığının farkındaydı. Herkese bunların kumpas olduğunu, cemaatin ülkeyi ele geçirmek planını yürürlüğe koyduğunu anlatıyordu. Misilleme gecikmedi. Alkol bile kullanmayan Emniyet Amiri Eryılmaz, uyuşturucu kullanmaktan gözaltına alındı. Kendisini sorguya çeken Fethullah emniyetçisi Yurt Atayün’e beklenmedik bir şiddetle kafa tuttu.

PKK'NIN SALDIRACAĞI KARAKOLLARA SÜRGÜN

Ağrı’ya tayini çıktı. PKK’nın hedefindeki Hamur Emniyet Amirliği’ne, ardından saldırıya uğrayan Tutak’a sürüldü. Bu karakolları güçlendirerek saldırıdan uzak tuttu. Büyük başarılar göstermesine, 1 yıl içinde 3 kez takdirname almasına karşın, Ankara’ya dönüşünde terfi alamadı.

FETÖ tutuklamaları başladığında, Fatih Eryılmaz FETÖ’yle “mücadele” adı altında yapılanlarda bir tuhaflık olduğunu gördü: Cemaatçiler mevzileri terk etmiyordu. Kendisi gibi yıllarca cemaatin mağduru olan, onlarla güçleri yettiğince savaşan emniyetçiler aktif görevlere atanmıyordu.

15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında, Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün önündeki direniş sırasında vuruldu. Gazi oldu. Tek kazancı, gasp edilen rütbesinin geri verilmesi oldu. Artık Emniyet Müdürü’ydü. 1 yıl kadar mesleğine devam etti. Ama Teşkilatın, onun birikimlerinden yararlanmayacağını anlamıştı. 2010 yılında yazıldığı Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştu zaten. Emekliliğini istedi.*

EMNİYET MÜDÜRÜYDÜ, AVUKAT OLDU

Toygun Atilla’nın kitabı, “Dost ve arkadaşım Fatih Eryılmaz, yaklaşık 12 yıldır FETÖ araştırmalarım sırasında tanıştığım, örgütle mücadele konusunda en analitik düşünen, yapıyı tanıyan, yöntemlerini bilen, öngörü sahibi birkaç vasıflı emniyet ve yargı mensubundan biri” diye tanımladığı Fatih Eryılmaz’a ayırdığı 35 sayfalık son bölüm, “O artık avukat...” sözleriyle bitiyor.

Ama Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, Türkiye Cumhuriyeti’ne sadakatini büyük çileler karşılığı kanıtlayan Fatih Eryılmaz’a çoktandır hak ettiği değeri verdi.

O artık Mansur Başkan’ın genel müdür yardımcısı...

(*) Toygun Atilla’nın İFŞA (Kırmızı Kedi, 2019) kitabından özet/alıntıdır.

Güncelleme Tarihi: 02 Haziran 2019, 23:14
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER