Menderes ve Kerkük katliamı

Kerkük, tarihinin en büyük katliamını Irak’ta krallığın devrilerek yerine cumhuriyetin ilan edilmesinin birinci yıldönümü olan 1959’un 14 Temmuz’unda yaşadı.

Mesut Barzani’nin Rusya'da sürgünde olan babası Molla Mustafa Barzani, Irak’a döneli henüz birkaç hafta olmuştu ve adamları Kerkük'te Türk gazinosunu basıp bir Türk’ü öldürdü. Durumun gerginleşmesi üzerine şehre zırhlı birlikler gönderildi, sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve Kerkük her taraftan kuşatıldı.

Türkler’in evleri bir anda Barzani’nin peşmergeleriyle, Komünist Partisi üyelerinin ve Irak askerlerinin saldırısına uğradı; şehirde tam bir katliam yaşandı. Yüzlerce Türk katledildi. Türkler’e ait işyerleri yağmalandı ve bu terör tam üç gün boyunca devam etti.

Irak’ın o dönemdeki lideri General Abdülkerim Kasım; 28 Temmuz’daki basın toplantısında, sorumluların cezalandırılacağını söyledi.

260 kişi tutuklanıp mahkemeye çıkartıldı, bu kişilerin bir kısmı idama mahkum oldu ama cezalar infaz edilmedi ve daha sonra serbest bırakıldı.

KERKÜK'TE KATLİAM OLURKEN, TÜRKİYE'DE HÜKÜMET NE YAPTI?

Kerkük’te yaşananların Türkiye’de galeyan yaratması üzerine Adnan Menderes hükümeti hiç umulmadık bir iş yaptı ve 1959 Ekim’inde Kerkük olaylarıyla ilgili resim, film ve diğer belgelerin Türkiye’ye girmesini yasakladı.

Altında Reisicumhur Celal Bayar’ın da imzası olan 2 Ekim 1959 tarihli Başbakanlık kararnamesinde şu ifadeler kullanıldı:

"14-16 Temmuz 1959 tarihleri arasında Kerkük’te vuku bulan hadiselerle alakalı resim, film ve sair dökümanların Türkiye’ye sokulmasının ve dağıtılmasının men edilmesi; Dahiliye Vekaleti'nin 7 Eylül 1959 tarihli ve A.1/91173-3/85402 sayılı yazısı üzerine, 5680 sayılı kanunun 31’inci maddesine göre, İcra Vekilleri Heyetince 2 Ekim 1959 tarihinde kararlaştırılmıştır."

İŞTE O SANSÜRÜN BELGESİ:

YORUM EKLE