Son zamanlarda Türkiye, şimdiye kadar olanlardan çok farklı ve öncekilerle kıyas edilemeyecek ölçüde tehlikeli bir dönemeçten geçmekte.

Öyle ki, her an bütün dengelerin alt-üst olması, halkın, demografik ve kültürel yapısındaki yozlaşmadan kaynaklı bir kısım hercümerçlerin yaşanması kaçınılmaz gibi görünüyor.

Bundan 20 yıl öncesinde siyasi parti liderleri her ne kadar rekabet içerisinde olsalar da bir televizyon programında düzgün bir üslupla, saygı çerçevesinde tartışıyorlardı. O zamanlarda avam kesimi dahi, şimdiki gibi siyasi fikir farklılığından dolayı birbirlerine ağır hakaretler ederek, husumet güdüp tüm bağları koparmıyorlardı.

Sanatçılar arasında bile durum böyleydi. Abdurrahim Karakoç ve Mahsuni Şerif'in arasında bir şiir yüzünden çıkan ve mahkemeye taşınan olayın sonucundaki dostane diyaloğu hepimiz biliriz.

Günümüzde ise ülkemizin toplumsal zengin mozaik yapısındaki farklı toplumlar ve bu farklı toplumlar içinde farklı görüşteki, farklı düşüncedeki grupların hemen hepsi sürekli kinle, nefretle, öfkeyle oturup kalkıyor; akla-hayale gelmedik yok etme, ortadan kaldırma gibi radikal projelerin arkasından koşuyorlar.

Her millet ve o milletin içindeki farklı görüşteki kesimlerin her biri, "öteki" dediği şahıs ve grupları gördüğü yerde alt etmek, hakkından gelmek istiyor; hiç ara vermeden intikam hissiyle homurdanıp duruyor; eğer ötekinin fikrinden, dininden, mezhebinden, partisinden değilsen hainlikle, yobazlıkla, gerilikle, cahillikle yaftalıyor.

Sokak hayvanları konusu dahi yeni bir toplumsal ve siyasal kutuplaşmanın merkezine oturdu. Bir türlü orta yolu bulamıyoruz, halledilebilecek meseleler bile kutuplaşma nedeni, birbirimizden nefret etme nedeni oluveriyor. Yurtta barışı sağlayamıyoruz.

Tarihte bu milletin merhametine şefkatine düşmanı bile güvenir, iyilik umar, yüceltir, meth ederdi. Şu son yıllarda ise büyük bir sosyal ve ahlaki çöküşe maruz kaldık.

Sanki birileri ülkenin huzur ortamını bozmak istiyor gibi.

Ülkeye mülteci olarak gelmiş Marmaris Taşhan yokuşunda yürüyüş yapan ve bölgede sözde tatil kampı kuran selefi grubun konuşmasından alınan kısım:

"Türkiye halkını müslüman görmüyoruz .Biz Türkiye'ye silahla döneceğiz, bunun için hazırlanıyoruz..."

Bu gruplar istikrarsızlık istenen bölgelerde manipüle edilip yolları açılarak böyle kullanılıyor. İleride bu nefret gruplarının, nifak tohumlarının ülkeyi nereye getireceği malum…

Gerçek bu!..

Bu önü alınmaz birbirimize karşı nefretle, tahammülsüzlükle, saygısızlıkla, sevgisizlikle nereye gidiyoruz!

Elimiz kolumuz bağlı gibi, içimize ekilen bu nifak tohumlarını engelleyemiyoruz.