CiddiGazete- Geçen yıl 12 Temmuz'da, Gebze Pelitli Mahallesi'nde Afganistan uyruklu Muhammed Atikullah, dershaneden eve dönerken takip ettiği 16 yaşındaki Ayşegül Aydın'ı ağaçlık alana sürükledi. Burada cinsel istismar girişiminde bulunan Atikullah, kendisine direnen Aydın'ın boğazını sıkıp, başına taşla vurarak yaraladı. Atikullah, Ayşegül'ün çamaşırlarını giydirip, yol kenarına getirdi, daha sonra da kızı yaralı gördüğünü belirterek, çevredekilerden yardım istedi. İhbarla gelen sağlık ekipleri, Ayşegül Aydın'ı hastaneye kaldırdı. Bu sırada olay yerinden kaçan Muhammed Atikullah, jandarma tarafından yakalandı. İfadesinin ardından Muhammed Atikullah, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yoğun bakımda tedavi gören Ayşegül Aydın ise 132 gün sonra hayatını kaybetti.

"OLAY GÜNÜ ALKOL ALDIM!"

Muhammed Atikullah, savcılıktaki ilk ifadesinde, "Olay günü alkol aldım ve cami civarında dolaştığım sırada Ayşegül'ü gördüm. Alkolün etkisiyle hoşuma gitti. Beğendim ve gittiği yöne doğru arkasından takip ettim. Tenha ve ağaçlık bir yere geldiğimizde, arkadan yaklaşarak habersizce boğazını sıktım ve etkisiz hale getirmeye uğraştım. Aniden baygınlık geçirip, yolun kenarına düşerek kafasını çarptı. Sürükleyip, çalılık ve ağaçlık alana soktum. Pantolonunu çıkarttım. Çevreden sesler gelince pantolonunu giydirdim. Biraz uzaklaştım, sonra geri gelip yaşayıp yaşamadığını kontrol ettim. Yüzünde sıcaklık ve ağzında köpük vardı. Çantasındaki ıslak mendil ile ağzını ve yüzünü sildim. Yarım saat ayıltmaya çalıştım, başaramayınca sırtıma alıp yol kenarına taşıdım. Yakın bir iş yerinden bir şahıs geldi. Bir araç durdu, sağlık ekiplerine haber vermelerini istedim. Kalabalık olunca biri kızı tanıdı ve ailesine bilgi verdiler. Olup bitenleri kenardan izledim hatta kız arabaya konulurken yardım ettim" dedi.

Gökmen Karadağ ve Salim Şen'in yeni adresi belli oldu Gökmen Karadağ ve Salim Şen'in yeni adresi belli oldu

AĞABEYİ TERCÜMANA JİLETLE SALDIRDI

Muhammed Atikullah hakkında "nitelikli kasten öldürme", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "nitelikli cinsel istismar" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ilk duruşması Gebze 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşma salonunda Ayşegül'ün ailesi ve avukatları hazır bulunurken, tutuklu sanık Muhammed Atikullah, Kandıra Cezaevi'nden SEGBİS sistemiyle davaya katıldı. Duruşmada ifade veren Atikullah, "Ayşegül beni görünce korktu ve yere düştü, ben yapmadım" diye konuştu.

olayyy 22121

Tercümanın bu sözleri çevirmesi üzerine, Ayşegül'ün ailesi "Yalancısınız" diyerek tepki gösterdi. Bu sırada Ayşegül'ün ağabeyi Esat Aydın, tercümana jiletle saldırdı. Polisin müdahale ettiği Aydın, mahkeme salonundan çıkarılarak ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Kulağından ve boğazından yaralanan tercüman hastaneye götürülürken, duruşmaya ara verildi. Yeniden başlayan duruşma, tercüman olmaması nedeniyle 9 Aralık'a ertelendi.

"YAŞASAM NE, YAŞAMASAM NE?"

Duruşma salonundan çıkan baba Metin Aydın, adliye bahçesinde gözyaşları içerisinde sitem etti. Sanığın en ağır şekilde ceza alması gerektiğini söyleyen Aydın, "Ben zaten yaşasam ne yaşamasam ne? Benim zaten dünyam gitmiş, Ayşegül ile beraber benim yaşama hayallerim bitmiş zaten. Şimdi robot gibi dolaşan bir insan haline geldim" ifadelerini kullandı. Öte yandan, Türk milliyetçilerinden oluşan kalabalık bir avukat grubu da aileye destek vermek için duruşma salonunda yer aldı.

DURUŞMA SALONUNDAKİ OLAYDA AV. UĞUR TARHAN ELİNDEN YARALANDI

Duruşma salonundaki olay, zapta şöyle yansıdı: ... Sanık Muhamed Atıkullah savunma delilerinde; "Bana okunan iddianame içeriğini anladım" dedi.

Bu sırada müşteki Metin Aydın ve Şükran Aydın'ın sadığa yönelik kızgınlık içeren ifadeleri sırasında duruşma salonunda bulunan ve katılmasına karar verilen maktulün kardeşi Esat Aydın bir anda tercüman bilirkişi İsmail Nazaroğlu'nun üzerine saldırdı. Aralarına girmeye çalışan avukatlar oldu. Avukatlardan Uğur Tarhan'ın yaralandığı, elinden kan geldiği, ayrıca tercümanın kucağından yaralandığı, kucağında kesi oluştuğu, kanlar aktığı anlaşıldı. Bir anda duruşma salonu karıştı. Duruşma salonunun hemen dışında, koridorda bekleyen kişilerin de bağrış çağırışlarla duruşma salonuna girmeye çalıştıkları görüldü. Tercüman güvenli bir bölgeye kaleme alındı. Koridorun kolluk güçleri yardımıyla boşaltılması sağlandı.

Sadığın Afganistan uyruklu olması sebebiyle ve bu ülkedeki konuşulan dillerin bölgeye göre farklılık arz etmesinden dolayı bölgemizde bu dilleri bilen tercümanın bulunamadığı, bu sebeple Zeytinburnu'nda oturan ve sanık ile iletişim kurabilecek olan tercümanın bu dosya için çağrıldığı ancak tercümanın yaralanmasından dolayı tercümanlık yapabilecek durumda olmadığı, görüldüğü kadarıyla kuşağının meme kısmının kesildiği, boğaz kısmında da kesi oluştuğu anlaşıldı.

112 acil servis elemanları geldi. Tercümanın tedavisinin hastanede devam etmesine karar verildi...