CiddiGazete- İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Sucu'nun Sözcü Gazetesi'ndeki yazılarına dün son verildi. Sucu'nun dün kaleme aldığı son yazısı bugün satılan gazetede "Allahaısmarladık..." başlığıyla yayımlandı.

Ayşe Sucu son yazısında okuyucularına veda ederken, yazılarına neden son verildiğiyle ilgili de ucu açık bir soruyu dile getirdi.

Sucu, haberi kendisini arayan Saygı Öztürk'ten aldığını, daha sonra telefonla ulaştığı genel yayın yönetmeni Metin Yılmaz'ın kendisine "Sebep genel başkan yardımcılığınız. Hem orada hem burada olmuyor" dediğini iddia etti. Ayşe Sucu, Portaş'taki yönetim kurulu üyeliğiyle ilgili tek kelime etmedi!

ASIL NEDEN ABB'NİN İNŞAAT VE ASFALT ŞİRKETİ

Rezalete Ünal Karaman'dan tepki Rezalete Ünal Karaman'dan tepki

Ayşe Sucu son yazısında "İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı" olduğu için yazılarına son verildiğini iddia ederken, perde arkasındaki asıl gerçeği dile getirmedi.

Sucu, İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı olduğu için değil, uzmanlık alanı "ilahiyat" olmasına rağmen Ankara Büyükşehir Belediyesi iştiraki Portaş'a yönetim kurulu üyesi atandığı ve bu kamuoyunda hoş karşılanmadığı için yazılarına son verildi.

İyi Parti Ankara kurucu il başkanı Mesut Özarslan, genel merkeze yakın kalabilmek için yönetim kurulu başkanı olduğu Portaş'ta uzmanlık alanıyla ilgisi olmayan çok sayıda İyi Partili ismi istihdam etti.

Meral Akşener'in talimatıyla İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı ilahiyatçı Ayşe Sucu da iş konusu konut ve asfalt olan Portaş'ın yönetim kurulunda yer aldı.

Özarslan önce milletvekili adayı olmak istedi. Bu gerçekleşmeyince gözünü "bakir" alanlarıyla bilinen Etimesgut'ta belediye başkanlığına çevirdi. İyi Parti ile CHP ittifaktan vazgeçince bu kez kazanma ihtimali olan CHP'yi tercih etti.

İyi Parti'den istifa eden Mesut Özarslan, Etimesgut'ta yaşamamasına, CHP ile bir geçmişi olmamasına rağmen Mansur Yavaş'ın kontenjanından Etimesgut Belediye başkan adaylığı için PR çalışmasına başladı.

15 gün öncesine kadar aksatmadan Meral Akşener'in sosyal medya mesajlarını paylaşan Özarslan, İyi Parti'den istifa ederek Özgür Özel cephesine keskin bir dönüş yaptı. Özarslan bu kez Özgür Özel'in sosyal medya mesajlarını RT'lemeye başladı.

Mesut Özarslan'ın İyi Parti kontenjanından istihdamını sağladığı isimler ise Portaş'taki pozisyonlarını korudu. Bunlardan biri de Ayşe Sucu oldu.

SUÇ DUYURUSUNDA PORTAŞ'IN ADI VAR

Sayıştay, Portaş'ta sahte imzalarla inşaat ruhsatları verildiğini tespit edince hem Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu, hem de ABB'den teftiş kurulunu harekete geçirmesi istedi.

Sayıştay'ın tespitlerinin ardından ABB Teftiş Kurulu Portaş'taki skandalı araştırdı ve maddi delillere dayanan sahte imza olayının gerçekleştiğini belirledi. Sürecin zorunlu karşılığı olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusu yapılmak zorunda kalındı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi, Portaş'ın da ismi geçen suç duyurusu dilekçesinde şüpheliyi "meçhul" diye yazdı. Mesut Özarslan'ın yönettiği Portaş'taki sahte imza skandalında "meçhul" zanlı için savcılık da soruşturma başlattı.

Konuyu AKP Ankara İl Başkanı sosyal medyaya taşıdı. Melih Gökçek dönemindeki iddiaları görmezden gelen AKP'li başkan, Mesut Özarslan üzerinden Mansur Yavaş'a fatura çıkardı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi de tartışmaya bir açıklamayla dahil oldu. ABB'nin açıklamasında hem suç duyurusu dilekçesi paylaşıldı hem de Yavaş döneminde yolsuzluk ve usülsüzlük yapılmadığı, Portaş'la ilgili konuda da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.

Mesut Özarslan, o zamana kadar ABB'nin ve Mansur Yavaş'ın her sosyal medya mesajını bir kez daha paylaşırken, Portaş hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusu haberini görmezden geldi.

Özarslan'la ilgili iddialar Ankara siyasetinde gündem olunca, Portaş'ın yönetimindeki Ayşe Sucu da dikkat çekti. Sözcü Gazetesi'nde her gün AKP'li isimlerle ilgili çift maaş, belediyelerle ilgili usulsüzlükler, yolsuzluklar, liyakat konuları, "bankamatik" isimler ve makam araçları gibi konular haberlere yansırken, Ayşe Sucu'nun pozisyonu yönetimi rahatsız etti.

Ayşe Sucu'nun yazılarına İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı olduğu için değil, ilahiyatçı olmasına rağmen inşaat ve asfalt üretimi yapan belediyenin şirketinde istihdam edildiği için son verildi. CiddiGazete, Ayşe Sucu'nun yazılarına son verileceğini günler öncesinden duyurmuştu.

İşte Sucu'nun "Portaş"tan tek kelime etmediği bugünkü Sözcü Gazetesi'nde yer alan veda yazısı:

Allahaısmarladık...

Telefonum çaldı... Arayan Saygı Abiydi, yazılarıma son verildiğini söyledi. İçim yandı. Bir yazara yazılarınıza son verdik cümlesi çok ağır bir cümleymiş meğer. Nedenini sordum, "bilmiyorum" dedi. Genel Yayın Yönetmenimiz Metin Beyefendiyi aradım ve aynı soruyu sordum. "Sebep Genel Başkan yardımcılığınız hem orada hem burada olmuyor" diye cevap verdi.

Oysa ben altı yıldır kurucusu olduğum İYİ Parti'deydim. Bu süreç içerisinde GİK Üyeliğim, Genel Başkan baş danışmanlığım, vekillik adaylığım söz konusu oldu. Ve malumunuz hep buradaydım ve yazdım. Yazılarıma ise partililiğimi hiçbir şekilde yansıtmadım. Zira etik değildi benim için... Seçim sonrası gerçekleşen Parti İçi Eğitim Başkanlığımı da muhtemeldir pek çok okuyucum bu yazıyı okuduklarında öğrenecekler.

Diğer taraftan gazete köşe yazarlarının büyük çoğunluğunun hangi partiyi desteklediğini yazılarından anlamanız mümkün. Herhangi bir partiye üye olsalar da olmasalar da duruşlarını çok net ortaya koyarlar. Eleştirmek için söylemiyorum, hangi gazetecinin hangi siyasi görüşte olduğunu kamuoyu bilir. Oysa ben hiçbir köşe yazımda İYİ Parti’nin adını dahi geçirmedim. Her daim etik, estetik, dini ve ahlaki değerler üzerinden kalemimi yürüttüm. Bu konudaki hassasiyetimi bilmeyen yoktur; günlük politik dilden uzak dururum ve siyaseti ahlak zemininde değerlendiririm. Çünkü bana göre siyaset ahlaktır.

Çürümüşlüğün, kokuşmuşluğun ve ahlaksızlığın zirve yaptığı bu dönemde kalemim bunları haykırmaya çalıştı. Konuşma yaptığım farklı muhitlerde bu açıdan değerlendirildiğimi ve takdir gördüğümü rahatlıkla söyleyebilirim.

Şaşırmış ve üzülmüş olsam da bana on dört yıl boyunca köşe açan ve yazılarımın noktasına virgülüne dokunmadan yayınlayan SÖZCÜ'ye ve yetkililerine teşekkür ediyorum. Bir teşekkür de kuşkusuz siz okurlarıma; desteğinizi ve muhabbetinizi hep üzerimde hissettim. Beni unutmayacağınızı biliyorum.

Vedaları sevmem. Onun için bu bir veda yazısı değil, sadece niye gittiğimin kısa açıklaması. Umarım siz okurlarımla bir başka yerde yine buluşmak nasip olur.

Sürçü lisan ettik ise affola, hakkınızı helal edin. Allahaısmarladık efendim.