CiddiGazete- Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, 11 Ekim 2023 günü Saadet ve Gelecek Partilerinin TBMM grup toplantısındaki konuşmasında, "Bir provokatör, Türkiye'de halkı birbirine kışkırtmak için her türlü argümanı kullanan ve kendisinin Mossad'dan eğitim aldığını Mossad'la ilişkileri olduğunu da itiraf eden o provokatörlere sesleniyorum..." sözleriyle Ümit Özdağ'ı kast ederek Mossad ajanlığı suçlamasında bulunmuştu.

"BÜTÜN ŞEREFSİZLERİN ÇENESİ KAPANACAK"

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ da sosyal medya hesabından "Ahmet Bey, sizinle mahkemede hesaplaşacağız. Bakalım Haziran-Kasım 2015 arası konusunda yaptığınız gibi kıvıracak mısınız? Ümit Özdağ'ı kastetmedim diyecek misiniz? Yoksa Özdağ'ı kastettim deme cesaretini gösterebilecek misin? Avukatım mahkemeden bütün güvenlik ve istihbarat kurumlarından benim MOSSAD veya başka bir yabancı servis ile ilişkim, eğitimim, Türkiye aleyhine bir angajmanım olup olmadığımın belgelerini var ise istemesini talep edecek. Mahkeme bitince bütün şerefsizlerin çenesi kapanacak" paylaşımını yapmıştı.

DAVUTOĞLU CEPHESİNDEN GERİ VİTES

İkili arasındaki davanın ilk duruşması görüldü. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu avukatı aracılığıyla, "O sözleriyle Zafer Partisi Ümit Özdağ'ı kastetmediği, ayrıca siyasette kendi kitlesini konsolide etmek için böyle cümlelerin kullanılabileceği ve herhangi birisine 'ajan' demenin suç olmadığı" savunmasında bulundu.

Özdağ'ın avukatlığını üstlenen Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sevdagül Tunçer duruşma çıkışı şu açıklamada bulundu:

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'nun 11 Ekim 2023 tarihli grup toplantısında yapmış olduğu konuşmada söylediği sözler nedeniyle aleyhine manevi tazminat davası açmıştık.

Bu sözler, genel başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ'ın halkı birbirine düşürmek için her türlü argümanı kullandığı, Mossad'dan eğitim aldığı ve Mossad'la ilişkilerinin olduğu yönündeydi.

Kurum'a boşuna destek vermedi! Kurum'a boşuna destek vermedi!

Bir isim zikretmedi Ahmet Davutoğlu konuşmasında ama genel başkanımıza yönelttiği bu ifadeleri herkes tabii ki anladı ve çeşitli basın organlarında da haber oldu.

Biz, Sayın Davutoğlu'na bu iddiaları ispat etmesi için fırsat sunduk aslında bu davayı açarak.

Herhangi bir bilgi, belge varsa sunmasını istedik. Hatta genel başkanımızın İsrail'le bahsedildiği şekilde eğitim aldığı, ilişkileri olduğu yönünde bir bilgi, belge varsa Devlet uhdesinde, bunun MİT'e yazılarak, Dışişleri Bakanlığına yazılarak mahkeme aracılığıyla getirtilmesini bizzat biz talep ettik.

Ne davalı Ahmet Davutoğlu vekili aracılığıyla, ne de mahkeme aracılığıyla dosyaya hiçbir delil, bilgi, belge gelmedi.

Savunmada sözlerin müvekkilime yönelik olmadığı yönünde bir geri adım da gördük.

Bunun, kendi siyasi kitlesini konsolide için söylenebilecek, söylenmiş olabilecek normal şeyler olduğu argümanları ile karşılaştık.

Bir devletin ajanı olmak, vatanını milletini seven bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıysanız eğer vatan hainliği ile eşdeğerdir.

Eğer bir kişiye vatan hainliği iddiasında, ithamında bulunuyorsanız bunu ispat etmekle mükellefsiniz. Hele o kişi Prof. Dr. Ümit Özdağ ise bunu ispat edeceksiniz. Size bu fırsatı sunduk.

Bir sonraki duruşmamız Mayıs ayında olacak. Dosyanın karara çıkmasını bekliyoruz."