"Platform" Fransızca "plate-forme" sözcüğünden gelir. TDK sözlüğünde şöyle tanımlanıyor: "Ahşap, taş, metal vb. bir maddeden yapılmış, düz ve yüksekçe yer."

Bizim ortaokul yıllarımızda öğretmen masası 20-30 cm yükseliğinde tahta bir yükselti üzerine konurdu. İşte platform odur.

"Türkçe vatandır" bilincinden habersiz olan zamane Türkçüleri ve ülkücüleri son aylarda bir "platform" modası başlattılar:

"Milliyetçiler Platformu"

"Türkçüler Platformu"

"Şairler Platformu"

"Koca Arayan Dullar Platformu"

Ha vatan toprağını Fransız askerine çiğnetmişsiniz, ha "yükselti" sözcüğünü "plate-forme"e çiğnettiniz... Daha bunun bilincine varamayan Türkler var.

Ayrıca Fransızca sözcüğünü bizim Ülkücüler "yükselti" anlamında değil "topluluk" anlamında kullandıklarını bile bilmiyorlar. "Türkçüler platformu" kullanımı yanlıştır, doğrusu "Türkçüler topluluğu"dur.

Akasyalar altında je suis tombe sırtüstü.

Oh oh suyundan da koy!..

Yeniden Türkleşmek için

★★★

YENİDEN TÜRKLEŞMEK İÇİN

Türkçe ile Türklük arasındaki bağı kurduğunuz gün, önemini kavradığınız gün yeniden Türkleşmeye başlarsınız.

Soy bilinci Türkçe ile başlar. Türk sağı, İslamcısından Ülkücüsüne, tarikatçısından Türkçüsüne kadar Arapça ve Farsçayı içselleştirmiştir.

Sağ görüşlü dilbilimciler de bu içselleştirmenin kuramını hazırlayarak Araplaşma ve Farslaşmanın önünü açmışlardır. Arap ve Fars kültür yayılmacılığına "Dur!.." demek için Türkçe kullanmaya özen gösteriniz.

"Önce" varken "evvel"i atın çöpe,

"Önemli" varken "mühim"i atın çöpe,

"Çıkar" varken "menfaat"i atın çöpe,

"Belli, açık" varken "zahir"i atın çöpe,

"Başarı" varken "muvaffakiyet"i atın çöpe,

"Olay" varken "vaka"yı atın çöpe,

"Ardında, ertesinde" varken "akabinde"yi atın çöpe,

"İlke" varken "umde"yi atın çöpe,

"Özgün" varken "orjinal"i atın çöpe,

"Ülkü" varken "mefkure"yi atın çöpe gitsin.

"Hayır bunları atarsam dilimiz fakirleşir" diyenler aslında Türkleşmek istemeyenlerdir

Unutmayınız!..

Kullandığınız Türkçe kadar Türksünüz!..

★★★

Prof. Dr. Kürşat Efe'nin önemli bir çalışması:

"Arapça ve Farsça etkisi ya da baskısı sonucu 472 fiil, 967 isim, 532 sıfat, 52 adet de zamir, edat, bağlaç ve zarf türünde, toplamda 2023 sözcüğün kullanım alanından düştüğü belirlenmiştir. "

Ha Gabar Dağı'nda verdiğimiz şehitler, ha 2023 sözcüğün kullanımdan düşmesi. İkisi de çok acıdır.

Vatan toprağına düşen 2023 sözcüğün bedeninde "Muhafazakar milliyetçiler"in kurşunları çoğunluktadır. Kimlerin kurşunları var, tek tek saysam tansiyonunuz yükselir.

Arapça ve Farsça sözcüklerin yaşatılması için kalem oynatan, kitap yazanların hepsi kendilerine "Muhafazakar milliyetçi" diyenlerdir, İslamcılar değil...

★★★

ESKİ AKP'Lİ MİLLİ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK, 2. ABDÜLHAMİD'i ANLATIYOR:

"Hızlı bir islamcı olarak doktora tezimi Abdülhamid üzerine yapmaya karar verdim. 'Kahramanlıklarını' (!) araştırıp herkese anlatmak için kitap yazacaktım. Ama araştırdıkça şoklara girdim, hayal kırıklığına uğradım.

Necip Fazıl ve Kadir Mısıroğlu'nun anlattığı Abdülhamid Osmanlı belgelerinde yoktu. Ne vardı peki?

Avrupai hayat tarzına meraklı; ama, Avrupa'dan korkan bir adam, etrafındaki tüm adamları, vezirleri Ermeni, Rum veya Yahudi...

Yabancı devletler tehdit edince, toprak verip sulh sağlayan bir padişah çıktı karşıma. Ali Suavi'nin Çırağan Sarayı baskınından sonra; 'beni ve ailemi bunlar Topkapı’nın zindanlarında öldürecekler' korkusu ile İngiliz elçisini çağırıp 'Kraliçe beni korur mu?' diye soruyor.

2 gün sonra İngiliz Elçi; 'Kraliçe seni ve aileni koruyacağını söylüyor ama, bir şartı var: Ruslar'a karşı Malta'da ve Girit'te bulunan askerlerimiz, savaşırken sevkiyat zorluğu çekiyor. Bu nedenle Kıbrıs'ı bize vermenizi istiyor' diyor,

... Ve, 4 gün sonra Kıbrıs'ı İngilizler’e veriyor."