Erdoğan'dan Biden'a '1915' tepkisi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Biden'ın 1915 olaylarıyla ilgili olarak "soykırım" ifadesini kullanmasına tepki gösterdi

Erdoğan'dan Biden'a '1915' tepkisi

CiddiGazete- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen kabine toplantısı 1.5 saat sürdü.

Erdoğan, Beştepe'deki toplantının ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"FİYAT ARTIŞLARININ CAN YAKICI OLDUĞUNUN FARKINDAYIZ”

- Sonuna yaklaşılan ramazan ile Kadir Gecesi'ni tebrik ederim. Rabbimden milletimizi, Müslümanları ve tüm insanlığı, bu mübarek günlerin hürmetine rahmetiyle, mağfiretiyle, affıyla, bereketiyle kuşatmasını diliyorum. Dünyanın dört bir yanında yaşanan ölümlerin, acıların, zulümlerin, mağduriyetlerin, haksızlıkların bir an önce sona ermesini Allah’tan niyaz ediyorum.

- Önce küresel finans krizi, ardından küresel salgın kriziyle dengeleri bozulan, belirsizlik ve risklerin arttığı bir dönemden geçiliyor. Hem daha çok çalışmak hem daha çok şükretmek için sayısız sebebimizin olduğu bu dönemden ülkemizi suhuletle çıkarmanın gayreti içindeyiz.

- Türkiye'nin demokrasi ve kalkınma hedeflerine sıkı sıkıya sarılarak bu muhataralı dönemi, her alanda yeni bir atılımın vesilesi haline dönüştürmekte kararlıyız. Salgın sürecinde gelişmiş ülkelerin bile aslında ne kadar kırılgan bir siyasi, toplumsal ve ekonomik yapıya sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

- Ülkemiz bu sıkıntılı dönemin sağlık sisteminden sosyal dayanışmasına kadar her alanda çok güçlü bir görünüm sergileyerek geride bırakmıştır. Bu dönemde küresel üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan bozulmalar ülkemizi yakın coğrafyamız başta olmak üzere dünyanın önde gelen alternatif merkezlerinden biri haline getirmiştir.

- Biz de bu fırsatı değerlendirmek için yatırım, istihdam, üretim, ihracat yoluyla ülkemizi büyütmeyi hedef alan yeni ekonomi programımızı ısrarla, sabırla ve dirayetle uyguladık.

- Her şeyden önce küresel ekonomideki bozulmaların petrolden doğalgaza, gıdadan demir çeliğe, her alanda fiyatlarda yol açtığı yükselişler ister istemez ülkemize de yansıdı.

- Doğalgaz ve elektrik başta olmak üzere pek çok üründe ciddi sübvansiyonlarla vatandaşımızı korumamıza rağmen ortaya çıkan fiyat artışlarının can yakıcı düzeyde olduğunun farkındayız.

- Üstelik bunun yanında bir de 2018’deki kur tuzağıyla başlayan ve geçtiğimiz yılın sonunda yaşanan panikle zirve yapan dalgalanmalarla uğraşmak zorunda kaldık.

- Aldığımız tedbirlerle kurun istikrarını sağlamış olsak da bu süreçte gerçekleşen yükselişin fiyatlar üzerindeki etkisi kalıcı olmuştur. Şüphesiz en çok üzüldüğümüz nokta da küresel ekonomideki ve kurlardaki dengesizlikleri bahane eden kimi açgözlülerin ülke içinde fiyatları aşırı yükselterek haksız kazanç peşine düşmeleridir.

- Ne küresel emtia fiyatlarındaki yükselişle ne kurla ne diğer maliyetlerle izah edilmeyecek bu tablonun müsebbiplerinin iki dünyada da elimiz yakalarında olacaktır.

- Baharın ve ardından yaklaşan yaz aylarının sağlayacağı rahatlamaya şimdiden gözünü dikenlere karşı da teyakkuz halindeyiz. Bundan sonra milletimizin temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını sebepsizce artıranlara karşı en küçük bir müsamaha göstermeyeceğimizi, en küçük bir acıma duymayacağımızı buradan açıkça ilan ediyorum.

YAŞLI VE ENGELLİ MAAŞLARI ERKEN YATIRILACAK

- Engelli, yaşlı, dul, yetim, şehit yakını ve gazi gibi kesimlere yönelik özel desteklerimiz de var. Bu vesile ile Ramazan bayramı günlerine denk gelen yaklaşık 1,5 milyar lira tutarındaki yaşlı ve engelli maaşlarını öne çekerek Cuma gününden itibaren ödeyeceğimizi paylaşmak istiyoruz.

- 15 milyar liralık ilave sosyal yardım destek paketi çalışmalarının sonuna gelinmiştir. İnşallah yakında uygulamaya geçeceğiz.

- Devletimizin ve milletimizin yardıma ve desteğe ihtiyacı olan insanlarımıza sahip çıkmasını varlığımızın, birliğimizin, geleceğimizin teminatı olarak görüyoruz. Aslolan her insanımıza huzurlu bir aile ortamı, can ve mal güvenliğinden emin olacağı bir güvenlik iklimi, kendini geliştirecek ve yetiştirecek kaliteli bir eğitim sistemi, sağlık hizmetlerine kesintisiz ve ücretsiz erişim imkanı, çalışacağı bir iş veya kendi işini hayata geçirebileceği girişimcilik fırsatı, ulaşımdan enerjiye, şehircilikten spora kadar her alanda günümüz ihtiyaçlarına uygun temel hizmet altyapıları sağlamaktır.

- Hamdolsun, ülkemizde bunların tamamına da sahibiz. İşte bunun için geleceğimize güvenle bakıyoruz, hedeflerimize ulaşmak için daha çok çalışıyoruz, yeni vizyonlarla bizden sonraki nesillerin önünü aydınlatıyoruz.

- Küçük engeller bizi büyük hedeflere ulaşmaktan alıkoyamayacak. Son 10 yılda nice toplumların felaketine, nice devletlerin yıkılmasına yol açan senaryolar ülkemizde başarıya ulaşamayacak.

- Küçük engeller bizi büyük hedeflere ulaşmaktan alıkoyamayacak. Basit hesapların ürünü ayak oyunları bu kutlu yürüyüşü akamete uğratamayacak. Son 10 yılda nice toplumların felaketine, nice devletlerin yıkılmasına yol açan senaryolar ülkemizde başarıya ulaşamayacak. Kendi güvenliklerini ve refahlarını güvence altında tutmak için bu ülkenin ve milletin enerjisini sömürenlerin devri geri gelmeyecek. Bizim için artık sadece ve sadece büyük ve güçlü Türkiye var.

- Bizim için artık sadece ülkemizi bu hedefe ulaştıracak yeni kalkınma atılımları var. Bizim için artık sadece milletimizi bu doğrultuda denetleyecek birlik ve beraberlik hamlesi var. Geçtiğimiz 20 yılda hayata geçirdiğimiz onca eser ve hizmeti bunun için ülkemize kazandırdık. Geçtiğimiz 20 yılda milletimizin her kesimine ulaştığımız demokrasi, hak ve özgürlük devrimlerini bunun için yaptık.

- Geçtiğimiz 20 yılda ülkemizi içeride ve dışarıda nice badirelerden, nice fırtınalardan, nice sinsi tezgahlardan kurtarmak için gereken her adımı bu gayeyle attık. Türkiye’nin geldiği yeri ve önündeki fırsatları görmemek için ya bu ülkeye husumetli olmak ya da kalbi ve ruhu kararmış olmak gerekir.

- Şimdi de vatandaşlarımıza diyoruz ki yaşadığımız sıkıntılar dünyanın ve onunla birlikte ülkemizin içinden geçtiği tarihi değişim ve dönüşüm sürecinin sancılarıdır. Sabredersek, azmedersek, devam edersek, sağlam durursak bu yolun sonu Cumhuriyetimizi kuran Gazi Mustafa Kemal'in "muasır medeniyet seviyesinin üstü" diye tarif ettiği büyük ve güçlü Türkiye'ye çıkıyor.

- Geçmişte küresel yönetim ve ekonomi sisteminin yeniden kurulduğu her dönemde ülkeyi siyasi istikrarsızlıkların, sosyal kaosların, ekonomik sıkıntıların altında ezerek sürecin dışında tutmayı başarmışlardır. Meclisimizin açılışının 102. ve Cumhuriyetimizin ilanının 99. yıl dönümüne ulaştığımız şu dönemde artık bu kısır döngüyü kırmakta kararlıyız. Herkesin 2023 için kendine göre bir hesabı var ama unutulmamalıdır ki asıl olan milletin hesabıdır, milletin iradesidir milletin sözüdür. Rahmetli Özal "çağ atlayan Türkiye" diyerek ilk gediği açmıştır. Bizde "durmak yok yola devam" dedik, tahkim ettik, güçlendirdik.

"ENFLASYONU DA YENECEĞİZ"

- Artık tüm bu emeklerin, bu mücadelelerin, tüm bu fedakarlıkların karşılığını alma, hasadını yapma, neticesini görme vaktinin eşiğindeyiz. Ülkemizi vesayetin zincirlerinden kurtardık, enflasyonu da yeneceğiz. Ülkemizi darbelerin utancından kurtardık, hayat pahalılığının da üstesinden geleceğiz.

- Ülkemizi terör örgütlerinin pençesinden kurtardık, çarşı pazardaki ateşi de söndüreceğiz. Türkiye’yi bölgesinin ve dünyanın en güçlü, itibarlı, onurlu devletlerinden biri haline getirdik, insanımızın yüreğindeki sıkıntıların hepsini de çözeceğiz. Çünkü biz bu ülkeye güveniyoruz, çünkü biz bu millete güveniyoruz, çünkü biz kendimize güveniyoruz.

- Dünyada da, bölgemizde de, Türkiye'de de ne olup bittiğinden gelişmelerin ne olduğundan habersiz olarak varsın sandalye, masa kavgasıyla kendilerini avutup dursunlar. Bu toprakları bin yıldır kanlarıyla yoğurarak vatan yapan ecdadın emanetine 85 milyon olarak hep birlikte sahip çıkıyoruz.

- İçeride de dışarıda da karşımızda neyin olduğunu, bununla nasıl mücadele edeceğimizi, nasıl sonuç alacağımızı gayet iyi biliyoruz. Ülkenin hiçbir meselesinin çözümü konusunda en küçük bir tefekkürü, tezekkürü, programı, projesi olmayanların çıkardıkları gürültü sadece kendi ihtiraslarının karın gürültüsünden ibarettir, başka bir şey değil. Dünyada da bölgemizde de Türkiye'de de ne olup bittiğinden, gelişmelerin nereye gittiğinden habersiz olanlar varsın masa, sandalye, sıra kavgası ile kendilerini avutup dursunlar. Biz ülkemiz ve milletimiz için ne yapılması gerekiyorsa onun hazırlığını ve icrasını yürütmeye devam edeceğiz.

1915 OLAYLARIYLA İLGİLİ AÇIKLAMA

- Bin yıldır toprakları kanlarıyla yoğurarak vatan yapan ecdadın emanetine 85 milyon olarak hep birlikte sahip çıkıyoruz. Vatan topraklarındaki asırlara sari her bir serencamımızın her bir safhası kendi içinde üzüntüleri ve sevinçleri olan ayrı bir destandır.

- Malazgirt'ten İznik'e, Konya'dan Söğüt'e, Bursa'dan Edirne'ye, İstanbul'dan Ankara'ya kadar uzanan bu ulusun her tarihiyle gurur duyuyoruz. Geçtiğimiz asrın başlarında büyük kayıplar verip derin acılar çekerken bütün bunlarla beraber asla vakarımızı, umudumuzu, mücadele azmimizi kaybetmemiş bir milletiz. Galiçya’dan Libya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada verdiğimiz savaşların hiçbirinde de utanç verici bir sahne göremezsiniz, bulamazsınız.

- Bizim çekilmek mecburiyetinde kaldığımız yerlerin tamamında ise dünyanın en alçak, en iğrenç, en vahşi katliamları gerçekleştirilmiştir. Bu katliamlar sadece insanları değil, camisinden mezarlığına, okulundan köprüsüne kadar medeniyet mirasımızın tüm unsurlarını hedef almıştır. 150 yıl önce içinde 500 caminin bulunduğu binlerce ecdat yadigarı esere ev sahibi yapan şehirlerde bugün numunelik haricinde bir şey bulamazsınız.

- Çok değil, 150 yıl önce içinde 500 caminin de bulunduğu, binlerce ecdat yadigarı esere ev sahipliği yapan şehirlerde bugün numunelik birkaç yapı dışında hiçbir şey bulamazsınız. Aynı şekilde nüfusunun yüzde 80'i, çoğunluğu Türk olan Müslümanlardan oluşan şehirlerde, mübadele gibi hukuki bir uygulamaya maruz kalmadığı halde, bugün neredeyse tek bir Müslüman yaşamıyor.

- Öyle bir baskı ve kuşatma altındayız ki bizi kendi yaşadığımız büyük kayıpların hüznüyle bile baş başa bırakmıyorlar. Kırım'dan Kafkaslara, Balkanlar'dan Kuzey Afrika'ya kadar geniş bir coğrafyadan Anadolu’ya gelebilenler gelmişti ama geride kalanların önemli kısmının canı da malı da gitmişti. 600 asırlık cihan devletinin varlık yokluk savaşı sürerken Anadolu'daki Ermeniler yabancı devletlerin kışkırtması ve donatmasıyla isyan başlatıp Müslüman ahaliye saldırdı. Ermeni çetelerin yaptığı katliamların sergiledikleri mezalimin kanıtları hâlâ canlıdır.

- Ermeni propagandası saçma sapan rakamlar ifade etse de Anadolu'da hayatını kaybeden Ermenilerin katbekat fazlası Müslüman'ın bu çeteler tarafından hunharca şehit edildiği bir gerçektir. Elbette, inancı ve kökeni ne olursa olsun tek bir masum canın, tek bir sivil insanın bile öldürülmesi trajedidir. İnancı ve kökeni ne olursa olsun tek bir masum insanın tek bir sivil insanın öldürülmesi trajedidir. Hayatlarını kaybetmiş olan Osmanlı Ermenileri için üzüntülerimizi, taziyelerimizi bildirmeyi vazife olarak görüyoruz. Yıllardır bu hassasiyeti kamuoyuyla paylaşıyoruz.

ABD BAŞKANI BIDEN'A SERT TEPKİ

- Tarihin ve onun ilmiyle uğraşan tarihçilerin yapması gereken bir tartışmanın ülke içinde ve dışında siyasi çekişmelerin mezesi haline dönüştürülmesine de asla rıza göstermedik, göstermeyeceğiz. Bu istismara yeltenenlerin her şeyden önce 1'inci Dünya Savaşı'nda hayatını kaybeden Türk, Ermeni ve diğer tüm milletlerden milyonlarca sivil masum insanın hatırasına saygısızlık ettiğini düşünüyoruz.

- Çeşitli ülkelerin yönetimleri ve parlamentoları tarafından güya tanınan Ermeni iddialarına ilişkin ifadelerin bizim nezdimizde hiçbir hükmü yoktur. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı'nın açıklamasını da bu şekilde görüyor ve tamamı yalan, yanlış bilgiler üzerine kurulu olduğu için üzerinde durmaya değer bile bulmuyoruz.

- Sayın Biden'ın önce Ermenilerle olan bu tarihi gayet iyi öğrenmesi lazım, gayet iyi bilmesi lazım. Bunları bilmeden kalkıp da Türkiye'ye meydan okumaya kalkmasını bizim bağışlamamız mümkün değil. Türk ve Ermeni halkları arasındaki düşmanlığı tahrik etmek için sergilenen bu riyakarlığın en büyük zararını Ermeni toplumunun gördüğü ve göreceği de unutulmamalıdır.

"PARLAMENTONUN MENSUBU OLMAYA YAKIŞTIRAMIYORUZ"

- Bu densizliğin, kendi ülkemizin meclisinde milli iradenin tecelligahı olan yüce kurumda sergilenmesi saygısızlığın ötesinde açık bir ihanet olarak görüyoruz. Geçmişte kimi zaman sözlü olarak ortaya konulan bu ihanetin kanun teklifi seviyesine yükseltilmiş olması, ister istemez bu alçakları kimlerin desteklediği sorusunu akıllara getirmektedir.

- Bu esfeli safilinlerin Türkiye'nin verdiği hiçbir mücadeleye ve milletimizin çektiği hiçbir sıkıntıya çare bulmaya yönelik herhangi bir işe bırakınız somut destek vermeyi, ağız ucuyla dahi ortak olduğunu duymadık ama mesele tarihi çarpıtarak ülkesine, terör örgütlerini destekleyerek milletine ihanete geldiğinde bakıyorsunuz hepsi de en ön sıralarda yer alıyorlar.

- Daha geçtiğimiz aylarda Meclisteki grubunun bir diğer üyesinin eli kanlı teröristin biri ile yakın ilişkisinin ortaya çıkması sebebiyle milletvekilliği düşürülen HDP, asılsız Ermeni iddialarının bayraktarlığına soyunarak adeta ısrarla bu ülkenin partisi olmak istemediğini söylemektedir.

- Evet, biz de doğrusu bunları bu parlamentonun bir mensubu olmaya yakıştıramıyoruz. PKK terör örgütünün parlamentodaki uzantısı durumunda olan bu hainlerin her şeyden önce bir defa bu milletin vergi ve ücretleriyle beslenmesine benim milletim artık tahammül edemiyor.

- Ermeni isyanlarında Kürt kardeşlerimizin yaşadığı yerlerde de çok büyük kayıplar verilmiştir. HDP'nin onları katleden Ermeni çeteciliğinin borazanlığını yapmasının takdirini milletimize bırakıyoruz.

- Boyu kadar tüfeği, eline vermek suretiyle Kandil’e taşıyan bu teröristleri ne ile izah edeceksiniz. Diyarbakır annelerinin kaçırılan yavrularının o hüznünü ne ile izah edeceksiniz. Utanmadan, sıkılmadan parlamentonun kürsüsünde hala kalkıp da diğer siyasi partileri suçlamaya kalkan bu müptezelleri neyle izah edeceksiniz.

- Bu muhasebeyi en başta da dedeleri ve nineleri Ermeni çetelerince alçakça şehit edilen Kürt kardeşlerimiz yapacaktır, yapmalıdır. Coğrafyamızın neresinde olursa olsun Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Arap'ı, Boşnak'ı ve diğer tüm unsurlarıyla bu milletin fertlerinin canına, namusuna geleceğine kasteden, vatan topraklarını kirleten herkesi de ülkemizden, milletimizden özür dilemeye davet ediyoruz.

- Türkiye Büyük Millet Meclisimizin, haddi, hukuku ve ahlakı da çiğneyen bu alçaklığın hesabını müsebbibinden soracağına ve gereğini de mutlaka yapacağına inanıyorum. Aynı şekilde Meclis'teki ikinci büyük partinin milletvekilleri arasında benzer hezeyanları dile getirenlerden de milletimiz bunun hesabını inşallah sandıkta onlardan da soracaktır.

"SURİYE TARAFINDA BİRTAKIM HAREKETLENMELER OLDUĞUNU GÖRÜYORUZ"

- Yürüttüğümüz operasyonlarımıza devam ediyoruz. Güney sınırlarımızın tamamını hiçbir teröristin ülkemize sızamayacağı ve kaçamayacağı şekilde kontrol altına alınana kadar sürecektir. Neredeyse 40 yıldır terör örgütünün üstlenme, barınma, eğitim, lojistik amacıyla kullandığı sarp dağları, mağaraları, vadilerin hepsini de birer huzur ve güven yuvası haline getirmekte kararlıyız.

- Bu harekatlarımızla komşularımızın toprak bütünlüğünü ve siyasi birliklerini korumalarına da katkı yapıyoruz. Irak’ta yeni safhası başlayan Pençe-Kilit operasyonuna katılan askerlerimize başarılar diliyoruz. Kazaları mübarek olsun. Rabb’im hepsini de korusun, esirgesin. Operasyon sırasında şehit düşen askerlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralananlara acil şifalar temenni ediyorum. Şehitlik ve gazilikle müşerref olan kahramanlarımız milletimizin şan, şeref ve zaferle tarihteki mümtaz yerlerini almışlardır.

- Sadece 2022 yılında son operasyonlar da dahil olmak üzere güney sınırlarımızda etkisiz hale getirilen terörist sayısı 1000'i bulmuştur. Hiçbir şehidimizin kanı yerde bırakılmamış, ülkemize yönelik hiçbir saldırı cevapsız kalmamıştır. Operasyonun amacı Zap bölgesini teröristlerden tümüyle temizlemektir.

- Böylece sınır hattı boyunca kontrolünü ileriden sağlamadığımız hiçbir bölge kalmayacak, teröristlerin ülkeyle irtibatları tamamen kesilecek. Arazi ve hava şartlarının oldukça zorlu olduğu bu bölge yıllarca terör örgütü tarafından "girilemez" diye nitelendirildi.

- Ülkemizin yaptığı her harekat gibi son operasyon da BM Sözleşmesi’nden komşularımızla olan ikili anlaşmalarımıza kadar uluslararası hukuka uygun şekilde icra edilmektedir. Harekatlarımızda ne tek sivilin ne de kültürel mirasımızın zarar görmemesi için azami dikkat gösteriyoruz. Türkiye, Irak topraklarında üstlenen terör örgütü mensuplarının tepesine bindikçe ve onu kıpırdayamaz hale getirdikçe Suriye tarafında da birtakım hareketlenmeler olduğunu görüyoruz.

- Ülkemizin korumasındaki bölgelere yönelik saldırılarda bir özel harekat polisimiz de ne yazık ki şehit olmuştur. Bu saldırılara şimdilik önceden belirlenen hedeflere uzun namlulu silahlarla karşılık vermekle yetinmemiz kimseyi aldatmasın. Bölgede etkinlik gösteren çevreler, bu saldırıları engelleyemezse Türkiye kendi güvenliğini sağlamak için gerekeni yapma gücüne, iradesi ve kararlılığına sahiptir.

- Sınırlarımız dibinde bir terör koridoru oluşturulmasına asla izin vermeyeceğimiz. Er veya geç bu kirli ve kanlı oyunu bozacağımızı bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Şehirlerimize yönelik saldırılara taşeronluk etme hevesindeki örgütçülerin ve terörist heveslilerinin başlarını ezmeyi sürdüreceğimizden de kimsenin şüphesi olmasın.

"YARIN PUTIN’LE GÖRÜŞECEĞİM"

- Dünyadaki ve bölgemizdeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Rusya-Ukrayna savaşının suhuletle sonuçlanması için taraflar ve kurumlar nezdindeki girişim ve görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Bugün de Rusya ve Ukrayna tarafıyla görüşmek üzere bölgeye gitmeden önce BM Sekreteri ile bir araya geldik. Bundan sonra atılacak adımları etraflıca kapsamlı şekilde değerlendirdik. Sayın Zelenskiy ile geçtiğimiz günlerde telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Yarın da sayın Putin’le bir telefon görüşmesi gerçekleştireceğiz.

- Görüştüğümüz taraflara hem birbirlerinin yaklaşımlarını hem de kendi telkinlerimizi ifade ediyor, önce ateşkes ardından da kalıcı bir barış için her türlü gayreti sergiliyoruz.

- İstanbul'da yapılan görüşmeler Ukrayna-Rusya krizinin çözümündeki en önemli zemin olmaya devam ediyor. Amacımız İstanbul Süreci’ni liderler düzeyine taşıyarak savaşı bitirecek nihai imzaların atılmasını sağlamaktır. Bunun için sahadaki tırmanma ve masadaki yavaşlama görüntüsünü tam tersine çevirmemiz gerekiyor.

- İnsani yardımlar konusunda üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz. Bugüne kadar Ukrayna'dan 17 bin vatandaşımızın ve bizden yardım isteyen dost ülkelerin vatandaşlarının tahliyelerini gerçekleştirdik. Ülkemize gelen Ukraynalı sığınmacı sayısı da 85 bini geçti.

HAVALİMANI AÇIKLAMASI

- Türkiye'nin en büyük mesafe katettiği alanlardan biri havacılık sektörüdür. Yapılan yatırımlarla Türkiye’nin dört bir yanında 26 olan havalimanı sayısı 57’ye çıkarıldı. Vatan topraklarının hiçbir köşesinin bu hizmetten mahrum kalmaması için havalimanı yapmaya uygun arazisi olmayan şehirler için deniz doldurarak bu imkan sağlanıyor.

- Daha önce Ordu-Giresun Havalimanı bu şekilde inşa edilerek hizmete sunuldu. Denizi doldurarak elde edilen arazi üzerinde yapılan Rize-Artvin Havalimanı’nda da bitme aşamasına gelindi. Rize-Artvin Havalimanı faaliyete geçtiğinde coğrafi özellikleri nedeniyle karayolu ulaşımında güçlükler yaşanan Doğu Karadeniz bölgesi herkes için kolayca erişilebilir bir yer olacak.

- İnşallah 14 Mayıs'ta da Rize-Artvin Havalimanımızın açılışını yapacağız. Yurt içi ve yurt dışından Doğu Karadeniz bölgesine ve Gürcistan'a gidecek yolcular artık bu havalimanını kullanabileceklerdir. Havalimanımız kendi vatandaşlarımıza sağladığı kolaylıklar yanında bölge ülkeleri ile aramızdaki siyasi, sosyal ve ekonomik bağlantıyı da güçlendirecektir.

- Hızlı ve konforlu ulaşım imkanı sayesinde Doğu Karadeniz’in görenleri mest eden, görmeyenleri hayıflandıran tabii güzellikleri ve insani zenginlikleri turizm yoluyla ekonomimize kazandırılacaktır.

- Bununla kalmıyoruz, Bayburt ve Gümüşhane Havalimanı da süratle devam ediyor. İnşallah onu da en kısa zamanda bitireceğiz. Bu arada Yozgat Havalimanı'nı da yine en kısa zamanda bitireceğiz. Onu da ülkemize, milletimize kazandıracağız.

- Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Yeşilköy bölgesinde deniz üzerine dolgu yapılarak inşa edilen havalimanının temeli Nisan 2017'de atıldı. Çevre düzenlemeleri de bittikten sonra Rize ve Artvin, ortaklaşa kullanacağı havalimanına kavuşacak.

- Aralık ayında Gaziantep Havalimanı yeni terminali, mart ayında da Tokat Havalimanı hizmete açıldı. Sadece son 6 ayda 3 yeni havalimanı veya terminal binasını milletimizin emrine vermiş oluyoruz.

- Deniz üzerine dolgu yapılarak 3 milyon metrekarelik alanda inşa edilen pist, apron ve tüm altyapı imalatları tamamlanan Rize-Artvin, Türkiye’nin 57’nci havalimanı olacak. Böylece deniz doldurularak inşa edilen dünyadaki 5 havalimanından beşincisi Rize-Artvin Havalimanı olacak.

- Yıllık 3 milyon yolcu kapasitesi, 3 kilometre uzunluğundaki pisti, 3 taksi yolu, 3 apronu, 32 bin metrekarelik terminal binası, 448 araç kapasiteli otoparkı ile bu havalimanı, bölgesi ve Türkiye için gurur abidesidir. Yöre mimarisine uygun terminal binası ile 36 metre yüksekliğe sahip çay bardağından esinlenerek tasarlanan kulesi de havalimanına ayrı bir hava katıyor.

- Rize çayını tüm dünyaya tanıtmak, çayın bahçeden bardağa kadarki yolculuğunu bölgedeki tarihi ve etkileriyle birlikte anlatmak üzere bir de çay müzesi yer alacak. Rize-Artvin Havalimanı’nın ülkeye, millete, bölgeye hayırlı olmasını diliyor, eserin hayata geçirilmesinde emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

- Bir diğer müjde de Türkiye'yi uzay yarışında bir adım daha öteye taşıyacak yerli ve milli imkanlarla üretilen İMECE uydusunun fırlatılış tarihine ilişkin. Dünyanın dört bir yanından yüksek çözünürlüklü görüntü sağlayacak İMECE gözlem uydumuzun uzay yolculuğu 15 Ocak 2023’te başlayacak. Haritalamadan tarım uygulamalarına kadar pek çok alandaki veri eksiğimizi tamamlayacak uydumuzun şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

ÇİFTÇİLER İÇİN DESTEK AÇIKLAMASI

- Çiftçilere de yeni bir müjde var. Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı kapsamında son 16 yılda 15 bin 636 projeye 4,1 milyar lira hibe desteği vererek 115 bin 300 kişilik istihdam sağlandı. 262 bin çiftçinin makine ekipman alımı projesine de toplam 1 milyar lira hibe desteğinde bulunduk.

- Bu duygularla özellikle de fire vermeden inşallah bu bayram sevincini farklı sevinçlerle de bütünleştirerek bu program kapsamında 2022 yılı için makine ekipman alımı ve kırsal altyapı yatırımları için de 32 bin 572 çiftçimiz ile tarıma dayalı yatırımlar için 418 girişimcimize toplamda 1,1 milyar lira hibe desteği sağlayacağız. Yeni hibe programımızın çiftçilerimize, yatırımcılarımıza ve tarım sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum.

Güncelleme Tarihi: 26 Nisan 2022, 23:49
YORUM EKLE