Üniversiteler sarayın arka bahçesi yapılıyor

"Yardımcı doçentlik" kadrosu yerine "doktor öğretim üyesi" kadrosunun ihdas edilmesini öngören kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Üniversiteler sarayın arka bahçesi yapılıyor

Kanun teklifinin maddelerinin dün geceki görüşmeleri sırasında, CHP Gurubu adına kürsüden konuşan Milli Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu üyesi Giresun Milletvekili Bülent Bektaşoğlu, “keşke bugün burada üniversitelerimizin, akademisyenlerimizin, öğrencilerimizin ana sorunlarını konuşmuş olsaydık ama Sayın Cumhurbaşkanının tek derdi yardımcı doçentlik oldu. Umarım ki kanun hükmünde kararnameyle fahri doktoralıların asıl yerine geçeceğini ilan ettirmez, biz de bu kanunu yapmakla hükümlü olmayız. Cumhurbaşkanının talimatıyla hazırlanan bu teklife karşıyız. Emir komuta zincirinin parçası olmayacağız” dedi.

Eğitim sistemini rakamlar ve örneklerle anlatan ve cemaat örgütlenmelerine de dikkat çeken Bektaşoğlu, akademik unvanlarla ve içerikleriyle oynanmasının üniversitelerde kaos yaratacağını, iş barışının bozulacağını iddia etti ve “doktora yaparak yardımcı doçent unvanı elde eden 34 bin akademisyenin statülerinin değiştirilmesi, kazanılmış hukuki, ekonomik, sosyal, özlük haklarına el konulması bile bu iddiayı kanıtlamaktadır” diye konuştu.

“ÜNİVERSİTELER FETÖ’NÜN KRİPTOLARINDAN ARINDIRILMADI”

Düzenlemeyle kadrolaşmanın amaçlandığını savunan CHP Milletvekili Bektaşoğlu şunları söyledi: “Üniversiteler sarayın arka bahçesine döndürülmektedir. Bütün atama yetkilerinin, unvan belirleme kurallarının AKP Genel Başkanının atadığı rektörlere bırakıldığı bir düzen kuruluyor. Elemeden, değerlendirmeden, akademik süreçten geçmeden kolayca doçent olan kişiler bu kadrolara atanmak ve özlük haklarını elde etmek için o rektörlerin emrine girecekler; milletvekilleri, il başkanları bu işte daha çok etkin olacaklar. Akademisyen olma zincirinin halkası içinde siyaset kurumu da dolaylı olarak yer alacaktır. Bu süreçlerde liyakat taşımayacağı için de kalite daha da çok düşecektir.

Bektaşoğlu “hâlâ kripto FETÖ örgütlenmelerinden arındırılmamış, soruşturmaların sürdüğü üniversitelerin rektörlerine ne kadar güveniyorsunuz? Bu kadar yetkiyi nasıl kullanacaklarını nereden biliyorsunuz?”diye sordu.

“AKP’Lİ CUMHURBAŞKANININ ATADIĞI REKTÖRLERLE ÜNİVERSİTELER KUŞATILDI”

“Anayasa’da belirtilen eğitim-öğretim hakkına riayet edilmesinden, sosyal hukuk devleti anlayışına uygun davranılmasından yana olduklarını, parasız eğitim, parası olmayanların çocuklarının da eşit adil biçimde üniversite eğitimi alacağı bir Türkiye istiyoruz”sözleriyle konuşmasını sürdüren Bülent Bektaşoğlu “tasarıyla, partili Cumhurbaşkanının atadığı rektörlerle zaten kuşatılarak, bilimden, bilimsel düşünceden uzaklaştırılan, özgürlük ve özerklikten yoksun bırakılan üniversitelerin akademik yapısı kontrol altına alınmak isteniyor. Kanun hükmünde kararnamelerle muhalif kabul edilerek, uyduruk gerekçelerle iş ve aşlarından edilen, nitelikli akademisyenlerinden yoksun bırakılan üniversitelere bir de bu yolla darbe vurulmak isteniyor” dedi

Üniversitelerin bilim üreten kurumlar olduğunu belirten Bektaşoğlu “üniversiteler ne kadar çok bilimsel yayın ve araştırma yapılırsa, ne kadar çok bilim üretilirse, üniversiteler toplumu ne kadar değiştirir, dönüştürürse, öğrencilerini ne kadar çok sosyalleştirirse, ülkesine karşı sorumlu bireyler olarak yetiştirirse o ülkeler gelişir. Bunun yolu da, özerk ve özgür üniversitelerden, nitelikli, kaliteli, çağdaş eğitimden geçer. 12 Eylül kurumu olan YÖK’ü kaldırarak inşallah bunu sağlayacağız” dedi.

Güncelleme Tarihi: 24 Ocak 2022, 03:57
YORUM EKLE