CiddiGazete- 4 Nisan 1997'de, arkasında dünyanın en büyük gençlik teşkilatı ve Türkiye'yi yönetmeye namzet bir parti bırakarak ebedi aleme göç eden Alparslan Türkeş, bugün yine dualarla yad edilecek.

Alparslan Türkeş'in eşi Seval Türkeş, Başbuğ'un 26. vefat yıldönümünde, muhteşem mirasın içinde bulunduğu tabloyu ciddigazete.com'a değerlendirdi:

"ÜLKÜSÜYLE YAŞAMAYA DEVAM ETMEKTEDİR"

- Aramızdan ayrılışının 26. seneyi devriyesinde büyük dava adamı ve vatansever Başbuğumuz Alparslan Türkeş'i hasret, minnet ve hürmetle yâd ediyoruz.

- Uğrunda ömür tükettiği büyük ülküsüyle yaşamaya devam etmektedir.

- Tarih bize göstermiştir ki; inanç ve azim yönünden güçlü olan davalar, asırlarca hep yükselerek devam etmiştir.

- Alparslan Türkeş, her zaman Türk milletinin birliğini ve vatanın bütünlüğünü savundu.

- Son nefesine kadar tek gayesi hep birlik ve beraberliği sağlamak oldu.

- Geldiğimiz zaman diliminde, Türkeş'in öngörüsüyle bugünleri görmüş olduğunu bir kez daha çok iyi anladık.

"KARANLIK ODAKLAR DEVREYE GİRDİ"

- Vefatının hemen arkasından devreye giren karanlık odaklar, partisine ve hanesine operasyon yaptı ve zaman içinde bu uygulama zulme dönüşen bir hal aldı.

- Kendi adına ailesi tarafından kurulan vakfın yaptığı, yine kendi kurduğu parti tarafından anma toplantısı vahşice basılarak hiç hak etmediği şekilde ruhu incitildi, kemikleri sızlatıldı. Bu, Alparslan Türkeş'e ve ülkücü camiaya yapılan bir zulümdür.

"DEVLETE ZARAR VERİRLER DİYE UZAK TUTUYORUM"

- Bu neden böyle oldu? Çünkü yakışıksız hareketlerin olma sebebi; sağlığında, "Devlete zarar verirler diye uzak tutuyorum" diye işaret ettiği kişilerin bugün partiyi yönetmeleridir.

- MHP ve Ülkü Ocakları, Alparslan Türkeş tarafından Türkiye'yi yönetmek, Türk dünyasını birleştirmek ve insanlığa hizmet etmek gayesiyle kurulmuştur.

- Fakat geldiğimiz noktada Alparslan Türkeş'in ideallerinden uzaklaşan MHP, farklı siyasi yapılara meyleder hale gelerek, Türkiye'yi yönetme hedefinden uzaklaşmıştır.

"ÜLKÜCÜLER DEVLET KADROLARINDAN UZAKLAŞTIRILDI"

- Bu tutum ülkücü hareketi parçaladı ve memlekete hizmet edecek kadroları ülke yönetiminden uzaklaştırdı. Bu da Türk milletinin bu kadrolardan istifade etme şansını akamete uğrattı.

- Başbuğ Alparslan Türkeş, son nefesine kadar Türkiye'nin demokrasi ve hür sistem içinde yönetilmesini önemle vurgulamıştır.

- "Milli birliğimizi korumalıyız. Atalarımızın bize bıraktığı değerleri eksiltmeden, zarara uğratmadan muhafaza etmeliyiz" diyen Türkeş, demokratik hür parlamenter sistemi ve hukukun üstünlüğü prensibini Türk milletinin geleceği açısından, Türk milletinin birlik ve beraberliğini, dış itibarını savunmuş, son nefesine kadar çok önemsemiş bir liderdir.

- Türkeş, aksiyoner bir liderdi. Türk siyasi hayatına daima canlılık ve ruh getirmiştir.

"PARTİSİNİ ONUN FİKİRLERİNE İHANET ETME NOKTASINA GETİRDİLER"

- Bazıları, Türkeş'in idealiyle ve fikirleriyle yaşamasını önleyerek ismini, partisini teşkilatlarını ona ihanet etme noktasında kullanıp, kullandırarak vebal altına girmişlerdir.

- 12 Eylül darbesindeki tutukluğunun ardından, "Türkiye'yi Türkler yönetmiyor. Türkiye sahipsiz" dedi.

- Biz o gün bu sözleri anlayamadık ancak bugün yaşadıklarımız, o sözlerin açılımı oldu. Neden böyle diyordu? Çünkü Türkeş, diğer liderlerden farklı olarak perdenin arkasını görüyordu.

- Türkeş ancak yaşanarak anlaşılan bir liderdi.

"BENİ SONRA ANLAYACAKLAR"

- Vefat etmeden kısa süre önce evde bana dönerek, "Beni bunlar sonra anlayacaklar ve çoook arayacaklar" diyerek sitem etti.

"SARAYLARIM OLSA YAKARSINIZ"

- Sitemkâr ve üzgün bir bakışı vardı... Yine bir dörtlük okudu bana:

"Yüzüme melek gibi bakarsınız

Arkamı dönünce

Saraylarım olsa yakarsınız

Size ne demeliii... İnsanoğlu..." diye mesajını verdi.

- Aziz ruhu şâd olsun.