Soygunu görmeyen var mı?

Evinizde doğalgaz sızıntısı olursa ne yaparsınız? Sızıntının yayılarak bir kıvılcımla bomba gibi patlamasını mı beklersiniz yoksa bir an önce canınızı kurtarmaya mı bakarsınız?

Evinizde su borusu patlarsa ne yaparsınız? Suyun bütün odaları kaplamasını ve sizi boğmasını mı beklersiniz yoksa bir an evvel müdahale mi edersiniz?

Evinizin kablolarında elektrik kaçağı varsa ne yaparsınız? Kaçağın gün gelip eşinizi veya çocuğunuzu çarpmasını mı beklersiniz yoksa bir an önce tedbir mi alırsınız?

Şirketinizde çalıştırdığınız yönetici sizi sürekli zarara uğratırsa ve bunu ısrarla tekrarlarsa, durumu düzeltmek gerekirken, “Aynen devam et” der misiniz?

Ülkede birçok alanda olduğu gibi futbolda da “soyguna dayalı düzen” yıllardan beri devam ediyor.

Türk futbolunun borcu 14 milyar (katrilyon) lirayı aşmış durumda.

Kendi şirketlerinizde ekonomik anlamda başarıdan başarıya koşan ve servete servet katan işadamlarımız; sıra futbolu yönetmeye gelince -kulüpler borç batağında boğulurken ve ülke futbolu kaosta debelenirken- niye beceriksiz oluyorsunuz?

Futbolda hortumu kesecek en önemli hamle, “kulüpler yasası”nın çıkarılmasıdır.

Gerektiğinde Meclis’te bir gecede 10-15 kanun çıkarmasını bilenler, kulüpler yasasını niye Meclis’te bekletiyorsunuz?

Çözüm belli: Bir cümle ekleyerek ve “Her kulüp başkanı ve yönetimi, görev yaptığı dönemdeki harcamalarından sorumludur” diyerek, kulüpler yasasını Meclis’ten geçireceksiniz.

Çok mu zor beyler?

Asla değil ve her şey elinizde.

Ama yasayı bir türlü çıkarmıyorsunuz. Ve futbol üzerinden milyarlık hortumlar yıllardan beri gözünüzün önünde devam ediyor.

Temmuz 2019 itibarıyla Türk futbolunun bankalara, şahıslara ve kurumlara olan tahmini borcu 14 milyar TL. Bu borcun yaklaşık 11 milyarı 3 büyük kulübün son 20 yıldaki, ‘fiyasko transfer çılgınlığı’ tavrından kaynaklanıyor.

Harcanan paralar dağ gibi ama ortada elle tutulan ve sürdürülebilir bir başarı yok. Avrupa’nın ikinci, üçüncü sınıf takımlarına karşı sürekli eleniyoruz...

Deniz bitti ve Türk futbolu iflâsın eşiğine geldi.

Spor dünyasının, 20 yıldır beklediği Kulüpler Yasası ne zaman ve nasıl çıkacak?

Gelir bütçesinin aşılmama prensibi esas alınmalı. Yönetimler, vergi borçları ve sigorta primlerinin yanı sıra çalışma dönemlerine ait her türlü borçlanmadan da sorumlu tutulmalı.

Ama göreve gelen ve müdahale etmesi gereken her yönetim sadece seyrediyor ve şikâyet ediyor. Sanki bütün olumsuzlukları, hortumları uzaylılar yapıyormuş gibi.

Milyonlarca futbolsever kısır kavgaların ve tehlikeli mecraların içine çekilirken siz ne yapıyorsunuz?

Ekranlarda milyonların karşısında konuşurken neden rol yapıyor, yüzümüze baka baka yalan konuşuyorsunuz efendiler?

Sonra da; nasırlaşmış suratlarınızla sempatik görünmeye çalışarak yalanlarınıza inanmamızı bekliyorsunuz…

Soyguna dayalı düzenleriniz ve düzenbazlıklarınız elbette gün gelecek başınıza yıkılacak.

Hem soyuyorsunuz ve hem de karşımıza geçip sırıtıyorsunuz.

Sizden yana gazeteleriniz, televizyonlarınız ve algı operasyonlarınızla... “üç maymunu oynayan” goygoycu yorumcularınızla... İşbirlikçi federasyonlarınızla... Saltanatınızı daha ne kadar devam ettireceksiniz?

Gemi delindi ve sürekli su alıyor.

Gün gelecek o hortumlar boynunuza dolanacak, bilesiniz.

YORUM EKLE