Ülken için evde kal

Değerli okurlarım, yaklaşık 170 ülkenin mücadele ettiği küresel bir salgınla karşı karşıyayız. Devletimiz bir takım tedbirler paketi açıkladı belediyelerimiz tedbir paketlerini ve vatandaşlarımıza yardımcı olabilecek uygulamaları hayata geçiriyorlar. Sağlık bakanlığımız ve sağlık personellerimiz büyük çaba içerisinde ve risk içerisinde çalışmalarını yapıyorlar. Devletimizin üst makamlarınca açıklanan tedbir paketlerinde özellikle ekonomik anlamda vatandaşın aklında “deli sorular“ kaldı. Devletimiz kurumsal firmalar için tedbir paketlerini açıkladı fakat küçük ve orta ölçekli esnaf için yeterli bir açıklama gelmedi. Virüsten dolayı piyasa durağanlaştı. Kısa ve uzun vadede kesilen çekler nasıl ödenecek. Vatandaşlarımız nasıl geçinecek. Çiftçilerimiz KOBİ’ler kredi kartları ve çekilen krediler nasıl ödenecek. Emekliler için kısmi iyileştirme yapıldı fakat eşit şartlarda değil.

Bu zor şartların içinde sağlıkçılarımız da mücadele etmekte. Öncelikle virüsten korunmak için yeterli donanımın sağlanması gerekiyor. Aileleri olan bireylerimiz ne durumda psikolojik destek alabiliyorlar mı. Maddi kaynakları arttırılarak kafaları rahat çalışmalılar.

Maddi desteğin önemi kadar bir önemli konuda evde kalmak. Bir arkadaşım şöyle yazmış paylaşmak istedim. 
Son günlerde yaşlı insanlara yapılan hakaretvari davranışların artmasından dolayı bir şeyler yazmak istedim kendimce...

58 yaşındayım...

Yaşlı sayılırım mı bilmiyorum...

Bu yazı uzun mu olur kısa mı keserim onu da bilmiyorum...

Şu günler zor günler...

Oscar Wilde;

Hepimiz çamur içindeyiz,

Ama bazılarımız yıldızlara bakar demiş...

Tam da bugünler için söylenmiş sanki...

Yaşlılarımız yıldızlarımız olmalı...

Bugünler de onlar yanlarına oturacak birilerini arıyorlar...

Dışarı çıkıyorlar,

Evet...

Laf dan da anlamıyorlar,

Evet...

Hayat ellerini üzerimizden çekmesin diye meydanlardalar belki...

Oturduğu bank da amacı sadece soluk almak...

Kalk oradan denildiğinde soluğu kesiliyor belki...

Tüm günlerini acaba bu gün mü öleceğim diye geçirmek ne zordur kim bilir...

Ölüme meydan okumak için çıkıyor meydanlara belki...

Ölümle kozunu paylaşmak için...

Aslında kimse için rakip değil,

Kimsenin elinden bir şeyini alacak kadar takati yok çünkü...

Kim bilir ne kazıklar yedi dost bildiklerinden...

Ne nankörlükler gördü hiç ummadıklarından....

Ne zordur önemsiz bir kişi olduğunuzun başkaları tarafından hissettirilmesi bilir misiniz?

Onun için kızıyor belki...

Zabıtaya, polise o yüzden direniyor belki...

Bir metrelik bir çukurun üzerinden atladığımda belimi incitmiştim...

İlk o zaman anlamıştım yaşlandığımı...

Uzun süre belimi doğrultamadım...

Hal bu ki o güne kadar gördüğüm her tepeye tırmanabilirim sanıyordum...

Yirmili yaşların ölümsüzlüğünü yaşayanlar nefret etmesinler hayatının son basamağını çıkmaya çalışan yaşlılar dan...

Bir zamanlar bizde öyleydik çünkü...

Bekleyin biraz...

Zaman o kadar çabuk geçiyor ki...

Yere düşen bir şeyi alırken hissedeceksiniz zamanın ne kadar çabuk geçtiğini de...

Yanlarına gitmezseniz bulaşmaz virüs...

Siz sormazsanız onlar söylemez...

Göremediklerini görebilmek için sokaktalar...

Belki bunlar için bir daha hiç vakitleri olmayacak...

Geçmişi yaşadılar geleceği bekliyorlar sessizce...

Ve yaşlılık arkadaşlar,

Bu topraklarda ilk defa bu kadar sorun oluyor...

Sayın Ruhi Yılmaz beye teşekkür ediyorum, lakin gençler ve yaşlılar komple kapanmalı tüm ülke eve kapanarak bir süre fedakarlık yapmamız gerekiyor. Hiç kimse acı çekerek ölmemeli. Bir an önce normale dönmek için dişimizi sıkıp normalleşmeliyiz.

Bizler hava alacağız sokakta keyif yapacağız diye belki de ailelerinden uzak kalan uykusuz yorgun düşen sağlık görevlilerimize bu kaos yaşantısını reva görmemeliyiz.

Bencil olma evde kal Türkiye.

YORUM EKLE