CiddiGazete- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya seslenerek saat vermiş, "Sosyal medya hesaplarımdan yayınlayacağım videoyu izle" demişti.

Özdağ, duyurduğu videoyu saat 21.00'de yayımladı. Twitter'da paylaştığı videosuna, "Verdiğim bir hafta sürede ne yaptın Süleyman?" diye soran Özdağ, "Trol ordunu ve kontrolündeki siteleri tetikçilik ve eski/yeni iftiralar için kullandın. Zafer Partisi iftiraları, hakaretleri, fiili engellemeleri aşarak yoluna devam edecek" notu düşen Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

Süleyman Soylu'nun Ümit Özdağ ve Zafer Partisi'ne küfürler, hakaretler etmesine, anayasayı çiğneyerek Hatay'a, Kilis'te Öncüpınar Sınır Kapısı'na sokmama girişimlerinde bulunmasının istihbaratı kullanarak takip ettirmesinin troller ordusu aracılığıyla iftira attırmasının nedeni Zafer Partisi'nin sığınmacılar politikasıdır. Bu çok net. Zafer Partisi'nin bu tavrından çok rahatsız oluyorlar. Zafer Partisi'nin sığınmacılarla ilgili Türk halkından gizlenen gerçekleri anlatmasından çok rahatsız oluyorlar. Sığınmacıların vatanlarına dönmesini isteyen Türk halkının desteğini Zafer Partisi'nin her geçen gün daha güçlü bir şekilde almasından çok rahatsız oluyorlar. Özetle bu kavga benimle soylu arasında kişisel bir kavga değil.

Bu devlet araçları kullanılarak Zafer Partisi'ne ve Zafer Partisi'nin politikalarına karşı gerçekleştirilen bir saldırı. Türkiye'nin göçmenistan olmasına ve iç savaşa sürüklenmesine karşı çıkan Zafer Partisi'ni terörize ederek susturma çabası içindeler. Susmayacağız. Korkmayacağız, geri adım atmayacağız. Üzerimizdeki tarihi görevin ne kadar büyük olduğunu biliyoruz.

Değerli yurttaşlarım; Süleyman Soylu 25 Temmuz 2016'da sonra İçişleri Bakanı oldu ve İçişleri Bakanlığına Türk milleti tarafından sağlanan kaynakları Türk devleti ve milletinin güvenliği için değil, parti içindeki ve AK Parti dışındaki muhaliflerini anayasayı çiğneyerek izletmek için kullandı. Ve görüyoruz ki hala kullanmaya devam ediyor. Bunu nasıl yapıyor?

İçişleri Bakanlığı yetkililerinin bana verdiği bilgilere göre HTS kayıtları, WhatsApp dahil bütün yazışmaların konuşmaların izlenmesi, mobese kayıtlarının izlenmesi, banka kayıtlarının izlenmesi, otel kayıtlarının izlenmesi ve gerekirse fiziki takip yöntemleriyle gerçekleştiriliyor.

Mesela bunların hepsi bana karşı uygulandı ve uygulanmaya devam ediliyor. Hatta ben yıllar önce bir tweet attım. Arkamdaki polis ekiplerini çek Süleyman; çocuklar yoruluyorlar, bir şey de yok ortada diye.

"İSTİHBARAT İLE PAYLAŞTIM"

Soylu'nun bir de İçişleri Bakanlığı'nda bir trol ordusu kurduğunu biliyoruz. Bu troller sadece su ölü için çalışıyorlar. Ne devlet için çalışıyorlar ne AK Parti için çalışıyorlar. Soylu iyi bir örgütçü. Valilerin büyük bölümünü DYP'li ailelerin çocuklarından seçiyor.

Kendisi ne kadar "Siyaseti bırakacağım" dese de bu doğru değil. Hala devam ediyor ve Soylu herhalde dünyada en fazla suçlu ile dostluk fotoğrafı olan içişleri bakanı.

Değerli yurttaşlarım; burada sizlerle paylaşmayacağım, istihbarata dayalı ve ülkemizin güvenliğini tehdit edilen Soylu'nun bazı çalışmalarını Türk istihbarat birimleriyle, resmi yazıyla paylaştım.

Altını çizerek söylüyorum: Resmi yazıyla paylaştım. Artık devlet arşivine girdi. Süleyman ne paylaştığımı tahmin ediyorsundur. Sizler de hatırlayacaksınız. Süleyman Soylu bir hafta önce açıklama yaparak telefonda küfürleşmediğimizi söyledi ve ekledi. Sadece kamuoyu önünde söylediğimi tekrarladım ben. Kamuoyu önünde söylediğim şey benim hayvandan aşağı olduğum hakaretti. Evet bunu söyledi ve Soylu bana küfür etti.

Ama ben de ona gereken cevabı verdim. O da bana tekrar küfür etti. Yani bu konuda bile yalan söylüyor. Soylu, bir konuşmasında yine kamuoyuna yapmış olduğu açıklamasında beni Amerikan aparatı ortak nitelendirdi. Dün de bir komik yardımcısı var. Beni Amerikan kuklası olmakla suçlayan bir tweet attı.

Süleyman, Amerikan Büyükelçiliğine "Beni dikkate alın" diye adam yollayan sensin. ABD'nin Afganistan'dan yolladığı Afgan ordusunu resmi üniformalarıyla senin korumak zorunda olduğun sınırlardan geçerek Türkiye'ye soktular ve sen seyrettin.

Bütün Batı'nın Türkiye'de kalsın diye çabaladığı sığınmacıları Türkiye'de tutmak için çalışan sensin ve senin mensup olduğun AK Parti. Onların vatanlarına dönmesi için mücadele eden de biz Zafer Partililer, biz Amerikan kuklasıyız. Siz ne oluyorsunuz oğlum? Sen ne oluyorsun?

Ben de bu iftira üzerine Soylu'ya bir açıklama yaptım ve dedim ki; önemli birkaç istihbarat bilgisine dayalı olarak bunları söylüyorsan git Yargıtay Başsavcılığına suç duyurusunda bulun. Sana da yedi gün süre. Sen ne yaptın Soylu? Sen kurduğun meşhur trol ordusu ve Göç İdaresi üzerinden fonladığın, sahte siteler aracılığıyla ahlaksızca iftiralar atmaya devam ettin.

Gerçekten seviyeyi bu kadar düşüreceğini ben de tahmin etmemiştim. 10 yaşındaki oğlum Amerikan Büyükelçiliğinin anaokuluna gitti iftirasını attılar. Sadece trollerin atmadığı Süleyman, bakan yardımcısı İsmail Çatak utanmadı, bu iftirayı dün tekrarladı. Çocuk anaokuluna üç beş yaş arasında gider. Süleyman velev ki gitti. Üç yaşındaki çocuk siyasete taşınır mı be adam?

Muharrem İnce'nin seçim otobüsüne polis engeli Muharrem İnce'nin seçim otobüsüne polis engeli

"BENİM HİÇ BALDIZIM OLMADI Kİ"

Üstelik oğlum hiç Amerikan büyükelçinin okuluna gitmedi. Ankara'da tanınan bir okulun, TED Ankara Koleji'nin anaokulunda okudu. Süleyman yetmedi. Baldızımı, Amerikan Büyükelçiliğine yerleştirdiğim iftirasını attınız?

Üstelik karımdan da baldızımla olan ilişkimden dolayı ayrılmışım. Ya Süleyman böyle utanmazlık olmaz.

Oğlum siz istihbaratı böyle mi yapıyorsunuz? Benim hiç baldızım olmadı ki. Bunlarla da yetinmedi senin elemanların ve sen, kardeşimin uzun yıllar ABD'de yaşadığını ve CİA'nın Türkiye masasında çalıştığı iftirasını attın.

Hala senin kontrolündeki sitede duruyor bunlar. Süleyman, kardeşim değil uzun yıllar, bir gün bile Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşamadı. CIA'da da bir gün bile çalışmadı. Ha ne yaptı? Yıllar önce Ankara'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde Türk basınından üç gazetenin tercümesini serbest taşeron olarak yaptı. Ve Süleyman daha önce de askerliğini ordu dil okulunda öğretmen subay olarak yapmıştı. Özetle; bu hani senin bile anlama kapasiten bunu anlamaya yetecektir diye düşünüyor. Düşünüyorum ama ben devlet işlerini senden farklı olarak ciddiye alırım. Bu konuda dönemin MİT Müsteşarı'nI teşkilatta ziyaret ederek bilgi verdim. Türk devleti bilmeden bu tür şeyler olmaz Süleyman.

Türk devleti bilmeden bu tür şeyler olmaz. Sayın müsteşar hayatta ara ve sor. Bütün bu iftiralar yetmedi Süleyman. Partimize uzak yakın görevli, sempatizan, birçok kadına iftira attırdı.

Başka alçaklar da iftira attılar ve hepsini mahkemeye verdik. Ancak sen trollerin arkasına sığındın. Geçen sefer seni bu iftiraları attırma diye uyarmıştım WhatsApp üzerinden. Bu kadınlar çocukların anneleri, annelerin kızları, babaların kızları bunlar insan ya. Bu ahlaksızca saldırıya uğrayan kadınlardan birisi iftira atan bir hesaba seni Süleyman Soylu'ya şikayet ederim diye mesaj atınca korkuyla iftirayı sildiler biliyor musun? Çünkü senin hesapların bunlar. Bu kadınlar üzerinden pis iftira siyasetini bırakın. Bırak milletin özel hayatını takip etmeyi, kurcalamayı kardeşim. Kimlerinkini kurcaladığını biliyoruz.

"SÜLEYMAN SAKIN KORKMA"

AK Parti'nin içinde ne yaptığını biliyoruz. Ve Süleyman sakın korkma. Ben senin temsil ettiğin ahlaki seviyeyi hiçbir zaman temsil etmeyeceğim. İçişleri Bakanlığı çayhanelerinde yapılan dedikoduları ne ben tekrarlayacağım, ne de partimden birilerinin tekrarlamasına, paylaşmasına izin vereceğim. Siyaset böyle yapılmaz oğlum. Yapacaksan siyaseti adam gibi yap.

Özel hayat üzerinden siyaseti FETÖ benzeri ahlaksız casusluk örgütleri yaptı Süleyman. Unutmadan şunu da söyleyeyim. Öyle de bitireyim artık. Hani parti kurmak için yaptığın çalışmalar sırasında ABD Büyükelçiliği'yle temas kurmuştun ya. İçişleri Bakanlığı yetkilerinin söylediğine göre sana verilen cevap "önce uyuşturucuyla bağlantısını kessin sonra" şeklinde olmuş. Ben İçişleri Bakanlığı'ndaki bürokratların yalancısıyım. İyi günler Süleyman."