CiddiGazete- İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın duyurduğu operasyonun şüphelilerinden kripto para şirketi Tomya'nın sahibi Yavuz Usta, onlarca değişik ilçedeki Sulh Ceza Hakimliklerinden aldığı "yayın yasağı" kararlarına yenilerini ekledi.

Yavuz Usta'nın avukatının başvuru yaptığı bazı ilçelerdeki Sulh Ceza Hakimlikleri, Yavuz Usta'nın ikamet adresi ve yayın merkezinin kendi ilçelerinde olmadığını belirterek talebi hukuki gerekçelerle geri çevirmişti.

Yurt dışı çıkış harcı uyarısı Yurt dışı çıkış harcı uyarısı

Bugün Mersin Anamur Sulh Ceza Hakimliği, Sakarya Sapanca Sulh Ceza Hakimliği ve Malatya Doğanşehir Sulh Ceza Hakimliklerine başvuru yapan Yavuz Usta'nın avukatı, "yayın yasağı haberine" yeniden "yayın yasağı" kararları aldı.

Her üç hakimlik de başvurunun olduğu bugün talebi değerlendirerek yerinde olduğuna hükmetti. Sapanca Sulh Ceza Hakimliği daha önce de iki kez Yavuz Usta'yla ilgili mahkeme kararlarının yayınına "yayın yasağı" kararı vermişti.

İŞTE ANAMUR SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NİN ALDIĞI KARAR:

T.C. ANAMUR SULH CEZA HÂKİMLİĞİD. İş. No : 2024/859 D.İş

T.C. ANAMUR SULH CEZA HÂKİMLİĞİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR

DEĞİŞİK İŞ NO: 2024/859 D.İş

HAKİM: Sena Betül GÜVEN 234444

KATİP: Berat KURT 120274

Talepte bulunan Yavuz USTA vekilinin 31/05/2024 havale tarihli müvekkili hakkında yapılan paylaşımların belirtilen linklere erişimin engellenmesi ve içeriklerin yayından kaldırılması talebini içeren dilekçesi hakimliğimize gelmekle dilekçe ve ekleri incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

...

1] Müvekkil Yavuz USTA, kripto para borsası olan Tomya Teknoloji Anonim Şirketinin kurucusu ve yetkilisidir. Müvekkil, uluslararası düzeyde tanınırlığı olan ve bulunduğu sektörde yüksek derecede ticari itibara sahip bir iş insanıdır.

2] Müvekkil hakkında Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma ve bu soruşturma akabinde Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan kovuşturma sebebiyle müvekkilin aleyhinde hiçbir dayanağı olmayan, kamuyu bilgilendirme amacı taşımayan sadece toplumu manipüle etmeye yönelik, kişilik haklarına saldırı niteliği taşıyan içerikler; çeşitli haber siteleri başta olmak üzere Instagram, Twitter, Youtube, Facebook gibi sosyal medya platformlarında paylaşılmıştır. 3.1] Hakkında erişim engeli ve içeriğin yayından çıkarılması talebinde bulunduğumuz bu haber içeriklerinin başlıklarında ve alt metinlerde müvekkilden şu şekilde bahsedilmiştir: Kripto Para Firması Sahibi Yavuz Usta Yüzlerce Kişiyi Dolandırmıştı... Forex Vurguncusu Yavuz Usta Cambazlık Peşinde! Yüzlerce Kişiyi Dolandıran Yavuz Usta Hakkındaki Haberlere Erişim Engeli Kararı , 'şerefli' Ve Saygın İş Adamı Tiyatrosu Forex Dolandırıcılarına Operasyon, Acun’un Sponsoru Yavuz Usta Ve Fayik Özbey İle Birlikte 65 Kişiye ‘dolandırıcılık’ Davası Sayın Hakimliğinizce de takdir edileceği üzere, Müvekkilden "FOREX VURGUNCUSU", "YÜZLERCE KİŞİYİ DOLANDIRAN" "DOLANDIRICI", "VURGUNCU" gibi hakaret niteliğindeki kelimelerle bahsedilerek kişilik hakkı, lekelenmeme hakkı ve masumiyet karinesi ihlal edilmiş, İfade ve basın özgürlüğü ile müvekkilin şeref ve itibarının korunması hakkı arasındaki denge sağlanmamış, Müvekkilin özel ve aile hayatına ilişkin mahremiyet sınırları gözetilmemiştir. 3.2] Yukarıda belirttiğimiz içeriklerde müvekkilin onur, şeref ve saygınlığının hedef alınmasının yanı sıra eşi ve çocuklarıyla yaşadığı evin görüntüsüne kadar birçok fotoğrafı da yer almaktadır. Müvekkile ait fotoğraflar da kişilik hakkına dahil olduğundan haber sitelerinin, müvekkilin izni olmaksızın bu fotoğrafları haber içeriklerinde kullanması ve yayınlaması mümkün değildir. Söz konusu fotoğraflar müvekkil tarafından herhangi bir yerde paylaşılmış olsa bile üçüncü kişilerin bu fotoğrafları farklı bir amaçla paylaşma hakkı bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun, 2012/11-392 esas ve 2012/593 karar numaralı kararında da bu husus: "Davacıya ait fotoğrafın daha önce kendisi tarafından bir web sitesinde kullanılması, kendisine ait bu fotoğraf üzerinde tasarruf hakkının sona ermesi şeklinde yorumlanamayacağı gibi davalı şirketin mağaza vitrininde ve işletme sahibinin kartvizitinde davacı, fotoğrafının ticari nitelikli olarak kullanılması olayının da davacının kişilik haklarını zedelemediğinden bahsedilemez." şeklinde

belirtilmiştir. Başka bir Yargıtay kararında ise fotoğrafların kişilik hakkına dahil olduğu "Fotoğrafları davacının bilgisi ve rızası dışında çekildiği, tanınır biçimde yayınlandığı da göz ardı edilmemelidir. Bu durumda davacının kişiliğinin bir parçası olan fotoğrafının rızası dışında davalılarca yayınlanması ile kişilik haklarının ihlal edildiği sonucuna varılarak, davacı yararına uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken istemin tümden reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi E. 2013/7425 K.2014/3799) şeklinde ifade edilmiştir.

4] Yayımlanan haber içeriklerinin "LEKELENMEME HAKKI" ve "MASUMİYET KARİNESİ"ne aykırılık teşkil eder şekilde hazırlandığı ilk bakışta zaten görülebilmektedir. Belirtmek isteriz ki müvekkil hakkında verilen kesin bir mahkumiyet hükmünün yanı sıra tutukluluk kararı dahi bulunmamaktadır. Dolayısıyla itibar ve onur zedeleyici tüm bu haberler müvekkil için geri dönüşü olmayan maddi ve manevi zararlara sebebiyet vermektedir. Müvekkilin sanki "Dolandırıcılık" suçunu işlediği sabit hale gelmişcesine damgalanmaya çalışılmasının hukuk düzeni içerisinde önüne geçilmesi gerekmektedir.

5] Kaldı ki müvekkil, toplumu temsil etmek amacı taşıyan bir siyasetçi olmadığı gibi toplumu aydınlatma amacına haiz sanatçı konumunda da değildir. Dolayısıyla dava dosyası kapsamında yer alan her bilginin kamuyla paylaşılmasının meşru bir amacı bulunmamaktadır. Kaldı ki müvekkil, hakkında henüz nihai karar verilmeyen ceza dosyası kapsamında gerçekleşen her gelişme müvekkile ait bir kişisel veri niteliğindedir. Bu sebeple müvekkili çeşitli suçlarla itham eden haberlere erişimin sağlandığı her an müvekkilin kişisel verileri de ihlal edilmekte ve bu veriler kontrolsüz bir şekilde yayılmaya devam etmektedir.

6.1] Yargılama süreci devam eden müvekkilin tutukluluk haline 29/02/2024 tarihinde yaptığımız itiraz sonucunda Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/541 D. İş sayılı dosyası üzerinden tahliye kararı verilmiştir. İlgili karar; "müştekilerin şikayetlerinden vazgeçtikleri müştekiler şikayetten vazgeçme dilekçelerinde açıkça şirkete ulaşamadıklarından bahisle yaşadıkları tedirginlik kapsamında dolandırıldıkları zannıyla hareket ettiklerini, aslında herhangi bir dolandırıcılık durumu olmadığını beyan ettikleri (...) itirazda bulunan sanıkların tutuklulukta geçirmiş olduğu süre, müştekilerin şikayetlerinden vazgeçmelerine yönelik yazılı beyanları (...) karşısında sanıklar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerine ilişkin olarak gelinen aşama itibariyle tutuklama tedbirinin orantısız olacağı, yurt dışı yasağı ve imza atma şeklinde uygulanacak adli kontrol tedbirleri ile yargılamanın devamı bakımından beklenen faydanın sağlanabileceği ve sanıklar bakımından özellikle mevcut iddianamedeki olay anlatımı karşısında isnat edilen suçun vasıf ve mahiyetinin sanıkların lehine değişme ihtimali karşısında bu aşama da sanıkların başka suçtan tutuklu yahut hükümlü değil ise tahliye edilerek derhal serbest bırakılmasına..." gerekçesiyle verilmiştir. (Ek-2: Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/541 D. İş sayılı kararı) Müvekkil aleyhinde yapılan şikayetlerden vazgeçilmesi hali ve isnat edilen suçlardan ötürü hakkında beraat kararı verilmesi ihtimali göz önüne alındığında yayımlanan tüm bu haberlerin hakkında tutuklama kararına dahi ihtiyaç duyulmayan müvekkil yönünden haksızlık teşkil ettiği, toplum tarafından istenildiği zaman ulaşılabilmesinin yanlış algılamalara yol açacağı, gelecekte bu haberlerin gerçeklik payı varmış gibi izlenim bırakacağı ve zaten Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da tahliye kararı verilmiş olması sebebiyle kamu yararı bakımından da bir öneminin kalmadığı açıkça görülebilmektedir. Bir başka açıdan da basın özgürlüğüne dayanarak müvekkil aleyhinde yaşanan her gelişmeyi anında yayımlayan haber sitelerinin, müvekkil adına verilen tahliye kararını neden paylaşmadıkları tarafımızca merak edilmektedir. Madem ki müvekkil hakkında yürütülen soruşturma bile bu haber sitelerine göre dolandırıcı olduğunu göstermektedir öyleyse tahliye kararı da suçsuz olduğunu ortaya koymaktadır.

6.2] Tahliye kararının gerekçesinde de Mahkeme tarafından suçsuz olabileceği ihtimali vurgulanmış olan müvekkil hakkında yargısız infaz yapan haber siteleri, müvekkile "Dolandırıcı" etiketi vurarak adeta kendilerini yargı makamlarının da üstüne koymaktadır. Kendilerini yargı organı yerine koyarak hareket eden bu haber siteleri yalnızca müvekkili değil; daha önce müvekkilin ticari itibarını ve saygınlığını hedef alan, hukuka aykırı birçok habere erişimin engellenmesi talebinde bulunmamız neticesinde erişimin engellenmesi kararını veren hakimleri ve katipleri dahi hedef göstermeye başlamıştır. Söz konusu sulh ceza hakimlikleri kararlarından "hukuk garabeti" diye bahseden bu haber içeriklerine erişimin mümkün olduğu her an yalnızca müvekkilin masumiyet karinesi değil aynı zamanda yargının otoritesi de zedelenmektedir.

7] Müvekkilin kişilik haklarına yapılan saldırıları önlemek, maddi ve manevi zarara uğramasını engellemek amacıyla başvurduğumuz, işbu dilekçenin ekinde de yer alan sulh ceza hakimliliklerinin emsal kararları da şu şekildedir: "İlgili paylaşımların eleştiri ve yorum sınırının aşılarak yapıldığı, TC Anayasası 38. Madde uyarınca masumiyet karinesinin yansıması olan lekelenmeme hakkını ihlal ettiği hakimliğimizce değerlendirilerek (...)" (Kemaliye Sulh Ceza Hakimliği 2024/1 D.İş) "Erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanması için yayının içeriğinde kişilik hakkına yönelen bir suç unsuru bulunması şartı aranmadığı gibi yayın içeriğinde bir suç işlenmişse dahi yürütülecek ceza muhakemesinin sonucu beklenmeksizin erişimin engellenmesi tedbirine bir koruma tedbiri olarak hükmedilebileceğinin belirtildiği hususu, derdest bir soruşturmanın gizliliğinin ihlali hususu ile T.C. Anayasası 38. Madde uyarınca lekelenmeme hakkının masumiyet karinesinin yansıması olarak bireylerin kişisel ve toplumsal anlamda telafisi imkânsız zararlara uğramasını engelleyerek hakkında kesinleşmiş bir hükümle suçluluğu sabit olmayanları kapsadığı hususları dikkate alınarak talepte bulunan vekilin dilekçesinde bulunan URL adreslerine 5651 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca erişimin engellenmesine ve içeriğinin yayından kaldırılmasına" (Çerkeş Sulh Ceza Hakimliği 2025/5 D.İş) "Genel hukuk ilkeleri olan masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı ile bağdaşmayan ifadelere yer verilerek talepte bulunanın toplumdaki yerinin küçük düşürüldüğü, talep edenin fotoğrafının ve yüzünün belirlenebilir şekilde paylaşıldığı, soruşturma derdest iken dolandırıcılık isnadı içeren ifadelerin de paylaşımlarında yer aldığı, böylece söz konusu haberlerin kişilik hakkını ihlal eder mahiyette olduğu (...)" (Pazar (Rize) Sulh Ceza Hakimliği 2023/1303 D.İş) "Mezkur haberin niteliği dikkate alındığında kamuoyunun bilgilendirilmesinin gerektiği, bu hali ile olayın haber değeri taşıdığı, verilmesinde kamu yararı bulunduğu ve günce olduğu hususunda tereddüt olmayan içeriklerde kullanılan fotoğrafın haberin konusunu oluşturan başvuruya konu haberler uyarınca başvurucunun kişilik haklarının ihlal edildiği sabit olmakla (...)" (Çayeli Sulh Ceza Hakimliği 2023/159 D.İş)

8] Müvekkil için hem "DOLANDIRICI" hem de "VURGUNCU" nitelendirmelerinin kullanıldığı bu haber içeriklerinin okuyucularda, müvekkilin başkalarına ait malvarlıkları üzerinden haksız kazanç elde ettiği düşüncesini uyandıracağı ve böylelikle müvekkilin bulunduğu sektördeki itibarının sarsılmasına yol açacağı açıkça öngörülebilir bir durumdur. Müvekkil hakkında olumsuz ve yanlış algı yaratmak için yapılan içeriğin kaldırılmaması halinde haberin her an ulaşılabilir olmasından dolayı müvekkilin kişilik haklarının kolaylıkla zedelenebileceği de ortadadır.

9] Haber içeriğinin hukuka aykırı nitelik taşımaması ve ölçülü olması gerektiği hususu Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E.2019/216 ve K.2022/592 sayılı kararında yer alan: "Basının kamu görevi yapmasında göz önünde tutulan amaç ile kişilik haklarına verilen zarar arasında açık bir oransızlık varsa, yayının hukuka aykırı olduğu kabul edilmelidir. Objektiflikten ayrılmak, haber sınırını aşmak, genişletici ve yanlış yorumlarda bulunmak, gerçek dışı haber vermek, yersiz şekilde onur kırıcı sözler kullanmak, dürüstlük kurallarına aykırı davranmak, kişisel nedenlerle salt sansasyon için yayın yapmak hukuka aykırıdır.

Bu açıklamalardan sonra, denilebilir ki; basın özgürlüğünün kişilik haklarına üstün tutulabilmesi için haberin gerçeğe uygun olması, gerçeğe uygun yayının haber niteliği taşıması, gerçeğe uygun haberlerin verilmesinde nesnel (objektif) ölçütlere uyulması, haberin veriliş biçimi yönünden özle biçim arasında ölçülülük bulunması gerekir. Bir yayının hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi ancak açıklanan bütün bu koşulların birlikte varlığı hâlinde mümkündür. Yapılan bir yayın bu temel ilkelerden herhangi birine ters düşüyorsa hukuka aykırılık unsuru gerçekleşmiş olacaktır" ifadeleriyle açıklanmış, haber içeriği ile kişilik hakları arasında denge gözetilmesine vurgu yapılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun bu konuyla alakalı 16.04.2019 tarihli ve 2017/4-1414 E., 2019/464 K.; 10.12.2019 tarihli ve 2017/4-1833 E., 2019/1333 K. sayılı kararları da bulunmaktadır.

10] 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunu'nun "Özel Hayatın Gizliliği Nedeniyle İçeriğe Erişimin Engellenmesi" başlıklı 9. maddesinin 1. fıkrasında yer alan: "İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğin çıkarılmasını ve/veya erişimin engellenmesini de isteyebilir." hükümleri gereğince yukarıda ve ekte paylaşmış olduğumuz sitelerde yer alan haberlere erişimin engellenmesini, haber içeriklerinin yayından çıkarılmasını; Google, Yandex, Bing, DuckDuckGo vb. arama motorlarında arama yapıldığında bu haber içeriklerinin ve içeriklere ait görüntülerin arama motorları tarafından yapılan indeks bilgilerinin kaldırılmasını talep etmekteyiz.

11] Sayın Hakimliğinizin müvekkilin yerleşim yerinin Beykoz/İSTANBUL'da olması sebebiyle işbu erişimin engellenmesi talebinde karar vermeye yetkili hakimlik olmadığı yönünde karar kurma ihtimaline karşılık olarak Yargıtay 5.Ceza Dairesinin 2019/1252 E. 2019/1756 K. sayılı kararı ile 5651 sayılı Kanunun düzenleme amacı doğrultusunda talep edilen yer hakimliğinin de yetkili olduğuna karar verildiğini vurgulamak isteriz. Anılan karar şu şekildedir: "5187 sayılı Basın Kanunun Amaç ve Kapsamı başlıklı 1.maddesinde, "Bu kanunun amacı, basın özgürlüğünü ve bu özgürlüğün kullanımını düzenlemektir. Bu Kanun basılmış eserlerin basımı ve yayımını kapsar." şeklinde yer alan hüküm de nazara alındığında bahse konu Kanundaki soruşturma ve kovuşturma hususlarında yetkili belirlenmesine ilişkin düzenlemelerin 5651 sayılı Yasaya uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı, 5271 sayılı CMK'nın 12. maddesinin 3. fıkrasında "Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde basılması durumunda suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.", 5. fıkrasında ise "Görsel veya işitsel yayınlarda da bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü uygulanır. Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir." şeklinde düzenlemeler mevcut olup, 5651 sayılı Kanunun genel gerekçesinde "Dünyada yaşanan gelişmelere paralel olarak, ülkemizde de, internet dahil hızla yaygınlaşan elektronik iletişim araçlarının sağladığı imkânların suiistimal edilmesi suretiyle işlenen suçlarla mücadele konusunda etkin ve doğru bir yapılanmayı mümkün kılabilecek özel bir kanun çıkartılması zorunlu hale gelmiş bulunmaktadır... Anayasanın söz konusu hükümleri (41 ve 58. maddeleri) uyarınca, aileyi, çocukları ve gençleri internet dahil elektronik iletişim araçlarının suiistimal edilmesi suretiyle uyuşturucu ve uyarıcı madde alışkanlığı, intihara yönlendirme, cinsel istismar, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları teşvik eden yayınların içeriklerinden korumak için gerekli önleyici tedbirlerin alınması amaçlanmakta; elektronik ortamda çocuğa, gençliğe ve aileye yönelik ağır ve vahim nitelikteki saldırıların önlenmesini teminen gereken yasal düzenlemenin yapılması sağlanmış olmaktadır." izahına yer verildiği, Açıklanan nedenlerle; 5651 sayılı Kanunun konuluş amacı, erişimin engellenmesi ile elde edilmek ve korunmak istenen hukuki yarar, bu talebin mahiyeti ve yirmidört saat içinde karar verilme zorunluluğu gibi hususlar nazara alındığında, talep sahibinin istemde bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu (...)"

12] Tüm bu açıklamalar ışığında, müvekkil Yavuz USTA'nın kişilik haklarını, itibarını, şeref ve haysiyetini açıkça zedeleyen içeriklerin kaldırılması adına işbu dilekçenin yazılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Yukarıda açıklanan ve re'sen takdir edilecek nedenlerle,

1-Yukarıda ve dilekçe ekinde URL bağlantıları yer alan haber içeriklerine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE VE İÇERİKLERİN YAYINDAN KALDIRILMASINA, 2-Google, Yandex, Bing, DuckDuckGo vb. arama motorlarında ilgili haber içeriklerinin ve bu içeriklere ait görüntülerin arama motorları tarafından yapılan indeks bilgilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ederiz." şeklinde talepte bulunmuştur.

URL adreslerinde yer alan paylaşımların içeriği tetkik edildiğinde; ilgili paylaşımların eleştiri ve yorum sınırının aşılarak yapıldığı, derdest bir soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 24. ve 25. maddeleri uyarınca istemde bulunanın kişilik hakları ile T.C. Anayasası 38. Madde uyarınca masumiyet karinesinin yansıması olan lekelenmeme hakkını ihlal ettiği hakimliğimizce değerlendirilerek 5651 Sayılı Yasanın 9/1-4-5-6. maddeleri gereğince erişimin engellenmesi ve içeriğinin yayından kaldırılması talebin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Gerekçe kısmında açıklandığı üzere;

1-TALEBİN KABULÜNE:

...

URL adreslerine 5651 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE VE İÇERİĞİNİN YAYINDAN KALDIRILMASINA,

2-Kararın 6518 Sayılı Yasa ile değişik 5651 Sayılı Yasanın 9/5. Maddesi gereğince Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine,

3-Kararın talepte bulunana tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu CMK 268. Maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde mahkememize hitaben yazılacak dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle Silifke Sulh Ceza Hakimliğine İTİRAZ yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/05/2024

SAPANCA SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NİN KARARI:

T.C. SAPANCA SULH CEZA HÂKİMLİĞİD. İş. No : 2024/498 D.İş

T.C. SAPANCA SULH CEZA HÂKİMLİĞİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR DEĞİŞİK İŞ NO: 2024/498 D.İş

HAKİM: Zeynep YILDIZ HÖKELEKLİ 220777

KATİP: Fatih YILDIRIM 86633

TALEP EDEN: YAVUZ USTA (T.C. ...)

VEKİLİ: BEDİRHAN OĞUZ BAŞIBÜYÜK

TALEP: ERİŞİMİN ENGELLENMESİ TALEBİ

TALEP TARİHİ: 31/05/2024

KARAR TARİHİ: 31/05/2024

Talepte bulunan vekilinin 31.05.2024 tarihli dilekçesi ile talep konusunu araştıran URL adreslerine erişinin engellenmesini ve içeriğin yayından kaldırılmasını talep edilmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Talep eden vekilince, müvekkilinin kişilik haklarının ilhal edildiği gerekçesiyle, adı geçen hakkında Hakimliğimize bildirilen;

...

isimli web sitesindeki içeriğin kaldırılması yönünde talepte bulunmuştur.

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 9. Maddesi "

(1) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, bunu ulaşamaması halinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hakimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir

(2) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişilerin talepleri, içerik ve/veya yer sağlayıcısı tarafından en geç yirmi dört saat içinde cevaplandırılır.

(3) İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarını ihlal edilenlerin talepleri doğrultusunda hakim bu maddede belirtilen kapsamda erişimin engellenmesine karar verebilir.(...)" şeklindedir.

Yerleşik Yargıtay kararlarında kişilik hakkının; kişinin doğumuyla birlikte kazandığı ve üzerine kişisel gelişimiyle birlikte her geçen gün yeni değerler kattığı kişiliğinin, maddi ve manevi bütünlüğünün, isminin, mesleki kariyerinin, ailesinin ve hatta sosyal kazanımlarının ve menfaatlerinin, hukuk düzeni tarafından koruma altına alınan yönüdür. Medeni hukuk kapsamında kişilik hakları, kategorik anlamda mutlak haklar

içinde yer alan, her zaman varolan, zamanla tükenmeyen, herkese karşı ileri sürülebilen, çoğu zaman kişiye sıkı sıkıya bağlı ve devredilemeyen haklar olarak açıklanmaktadır.

Yine, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu' nun 3. Maddesinde kişisel verinin, "...Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi..." şeklinde tanımlanmıştır.

Kanuni düzenlemeler çerçevesinde incelendiğinde;

Bildirilen URL adresinde, paylaşımda bulunan şahsın dolandırıcılık iddiaları nedeniyle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ibraz ettiği dilekçenin paylaşıldığı, dilekçede talep eden ile ilgili olarak isim ve adres bilgilerinin açıkça yer aldığı, bu halde ise, derdest bir soruşturmanın varlığı halinde soruşturmanın gizliliğinin ihlal edildiği, soruşturmanın açılmamış olduğu seçenekte de, kişisel verilerin rızaya aykırı olarak sosyal bir mecrada paylaşılmış olduğu, talep eden hakkında doğrudan dolandırıcılık isnadı içeren ifadelerin de paylaşımda yer aldığı, izah edilen nedenlerle kişilik haklarının ihlal edildiği değerlendirilerek, erişimin engellenmesi yönündeki talebin kabulüne ve içeriğin yayından çıkarılması/kaldırılmasının, içeriğin mevcudiyetinin yok edilmesi işlemi olduğu, bu işlemi ancak içerik sağlayıcısının yapabileceği, Hakimliğimizin içeriğin yayından çıkarılması yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla içeriğin kaldırılması yönündeki talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

-Talebin KISMEN KABULÜNE,

...

-internet adreslerinde yer alan içeriğe ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, İÇERİĞİN KALIDIRILMASI TALEBİNİN REDDİNE,

-5651 sayılı yasanın 9/8 maddesi gereği en geç 24 saat içinde yerine getirilmek üzere 5651 sayılı yasanın 9/5 maddesi uyarınca ERİŞİM SAĞLAYICILARI BİRLİĞİNE GÖNDERİLMESİNE,

-Kararın bir suretinin ilgiliye tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu CMK' nun 268. Maddesi gereğince 7 gün içinde hakimliğimize verilecek bir dilekçe veya zabıt katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle Sakarya Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine itirazı kabil olmak üzere karar verildi. 31.05.2024

DOĞANŞEHİR SULH CEZA HAKİMLİĞİ'NİN KARARI:

T.C. DOĞANŞEHİR SULH CEZA HÂKİMLİĞİD. İş. No : 2024/203 D.İş

T.C. DOĞANŞEHİR SULH CEZA HÂKİMLİĞİ

DEĞİŞİK İŞ KARAR

DEĞİŞİK İŞ NO: 2024/203 D.İş

HAKİM: Fethican ÇELEBİ 266970

KATİP: Medine KARTAL GÜMÜŞ 308454

TALEP EDEN:Yavuz USTA (TC: ...)

VEKİLLERİ: Av. Bedirhan Oğuz BAŞIBÜYÜK

BAŞVURU KONUSU : İnternet Erişiminin Engellenmesi ve İçeriğinin Yayından Kaldırılması Talebi

KARAR TARİHİ: 31/05/2024

Talep eden vekili, 31/05/2024 tarihli dilekçesinde, telafisi güç ve imkansız zararlar doğmamasını teminen, müvekkilinin onuruna ve ticari itibarına yönelik saldırı olduğu;

...

URL hakkında 5651 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesi gereğince içeriğinin çıkarılması ve erişimin engellenmesi kararı verilmesi, 5651 sayılı Kanunun 9'uncu maddesinin beşinci fıkrası gereği erişimin engellenmesine karar verilmesini istemiştir.

Dilekçe ve ekleri incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yolu ile İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, yapılan incelemede;

...

URL adreslerine yapılan yayına erişimin engellenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

TALEBİN KABULÜNE,

1- 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yolu ile İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun'un 9. maddesinin 1, 2, 3, 4 fıkraları uyarınca,

...

"yapılan yayınlara ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE ve İÇERİĞİN YAYINDAN KALDIRILMASINA,

2- Kararın yerine getirilmesi için 5651 sayılı Yasa'nın 9/5 maddesi uyarınca Telekominikasyon İletişim Başkanlığı'na bağlı ERİŞİM SAĞLAYICILARI BİRLİĞİNE GÖNDERİLMESİNE,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde dilekçe verilmek veya sözlü beyan tutanağa geçirilmek suretiyle Malatya Sulh Ceza Hakimliği'ne itiraz yasa yolu açık olmak üzere, karara karşı belirtilen süre içerisinde ilgili yasa yoluna müracaat edilmemesi durumunda kararın kesinleşeceği hususunun ayrıca ve açıkca ihtarına karar verildi. 31/05/2024

Editör: İbrahim KANBUR