Yemen türkülerini dinleriz, hepsi bir acı yumağıdır. İçinizi burgu burgu deler.

Türküleri biliriz de Yemen şehitlerinin sayısını bilmeyiz. Bugün beş altı arkadaşıma "Yemen'de ne kadar şehit verdik?" diye sordum. Kimi 5.000 dedi kimi 10.000. Sadece bir kişi 15.000'e çıktı.

Yemen'de birçok tarihçi 300.000'den fazla şehit verdiğimizi yazar. Yani Çanakkale şehitlerimizin 5 katı, evet beş katı. Balkanları kaybederken bile bu kadar şehit vermedik.

Bir Doğu Anadolu türküsü şöyle der:

Yemen bizim neyimize

Şivan düştü evimize

Bak, yavrular yetim kaldı

Güvenmeyin beyinize

Türküyü yakan "Güvenmeyin Abdülhamit'e" demeye korktuğu için "Güvenmeyin beyinize" diyor.

Hiçbir tarihçimiz bu türküdeki gibi "Yemen bizim neyimize?" diyememiştir. Zaferlerin gazını yemektense yenilgilerin dersini almak daha yararlıdır.

Alp Bey yazdı:

"Geçen ay Yemenli bir akademisyen ile tanıştım. Dedim ki "Benim annemin iki dayısı Yemen’de şehit oldu." Arkadaş bana "Onlar şehit değil. Araplar vatanlarını savundu" dedi. Yemen'de bizim askerlerimizi sırtından vurduklarını kabul etti. O zaman anladım ki, Yemen benim için özlem değil, ihanetin adıydı."

Türküler yine haklı çıktı: "Yemen bizim neyimize?"

★★★

BEYNİMİZDEKİ ÖRÜMCEK AĞLARI

Gençlik yıllarımda ben de Abdülhamit'in bir karış toprak kaybetmediğine inanırdım. Bunu söyleyen önemli bir tarihçi de olmamıştı. Tarikatların uydurduğu merdiven altı bilgiler benim de beynime yerleşmişti.

Sonra Cumhurbaşkanı Turgut Özal çıktı "Ben çok kitap okuyan biriyim, Abdülhamit bir karış toprak kaybetmedi" deyince bu merdiven altı yalan ben de kök saldı.

Turgut Özal gibi değil de gerçekten okumaya başladığımda ohooo Abdülhamit zamanında Türkiye'den büyük toprak kaybettiğini öğrenince "Bu yalan bilgilere nasıl inandın?" diye kendime kızdım.

Bir de şu "Abdülhamit zamanında Filistin'de toprak satılmadı" yalanı vardı beynimde. Abdülhamit Rothscild ailesi ilişkilerine merak sarınca iyice şaşkına döndüm. Bu aile İsrailde binlerce hektarlık toprak satın alarak koloniler kuruyor. Abdülhamit zamanında İsrail'de Yahudi nüfusu 3000'den 60.000'e çıkıyor. "Akıl Allah'ın insandaki vekilidir" ama sorgulama yapabilenler için. Sadece bu iki bilgi bile beynimdeki eski ezberleri çökertmeye yetiyordu.

Eski ezberler beyne girdikten sonra sanki "ilahi nas" gibi dokunulmaz olmamalı. Yanlış ezberlerden arındığımız oranda gelişiriz, kendimizi yenileriz.

Sorgulamaktan, beyninizdeki örümcek ağlarını dışarı atmaktan geri kalmayınız.

★★★

ŞEYTANIN "SOR" DEDİĞİ SORULAR

Hasan Mezarcı'yı ilgiyle izlerim; demiş ki:

"Su içmenin orucu bozacağına dair dini hükmü iptal ettim. Suyumu içip orucumu tutuyorum."

Seviyorum Hasan Mezarcı'yı; onun kişiliğinde Türkiye insanının iki yüzlülüğünü, çelişkilerini görüyorum. Mezarcı'nın düşünce yapısı ile bir çoğumuzun davranışları arasında büyük benzerlikler var.

Sosyal medyada siyasetçi fotografları görüyorum. Bir tarafta "Ulu Hakan Abdülhamit Han", diğer tarafta "Büyük İttihatçı Enver Paşa."

Söyleyin, bu çelişkilerin Hasan Mezarcı'nın oruçlu iken su içmesinden ne farkı var?..

Televizyonların sabah programlarında Türk aile yapısı bombalanıyor, başörtülü yosmaların çocuğunun babasının kim olduğu aylarca tartışılıyor, zinayı suç olmaktan çıkaran yasalar Meclisten geçiyor toplumun büyük kısmı "Allah dinimize, hükümetimize zeval vermesin" davulu çalıyor.

Söyleyin, bu çelişkilerin Hasan Mezarcı'nın oruçlu iken su içmesinden ne farkı var?..

Hem 19 Mayıs Bayramı kutlaması yapıyoruz, Atatürk'ü övüyoruz diğer yandan Vahdettin için "Kurtuluş Savaşını Vahdettin başlattı" diyebiliyoruz. Yoksa Sakarya Savaşı'nı da Vahdettin mi kazandı?

Söyleyin, bu çelişkilerin Hasan Mezarcı'nın oruçlu iken su içmesinden ne farkı var?..

Abdülhamit'in abdestsiz yere basmaz evliya olduğuna inanırken, rakı, bira fabrikalarını, ilk genelevi açmasını, Filistin'de toprak satmasını görmezden geliyoruz.

Söyleyin, bu çelişkilerin Hasan Mezarcı'nın oruçlu iken su içmesinden ne farkı var?..

Hasan Mezarcı'ya içinizde en günahsız olan taş atsın, en masumumuz o çünkü.

★★★

TÜRKÜLER YALAN SÖYLEMEZ

Mehrali Beğ Karapapak-Terekeme Türklerinin önderidir. 1844'de Artvin sınırına yakın Borçalı'da doğdu. Osmanlı-Rus savaşında üstün cesaretle savaştı.Kars kalesinin alınmasında onun imzası vardır. Erzurum tabyalarında onun adı destan olmuştur. 2. Abdulhamit tarafından kendisine nişan verilerek istediği yere yerleşmesine izin verildi. Mehrali Beğ Sivas'a yerleşir. Yemen'de ümmet dediğimiz Araplar Osmanlı'ya karşı isyan çıkardı. İsyanı bastırmak amacıyla Mehrali Beğ Yemen'e gönderildi. Yemen'in sıcak havasına dayanamadı 1906'da binlerce Türk Mehmetçiği ile beraber susuzluktan şehit düştü.