CiddiGazete- İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM'deki grup toplantısında konuştu. Emekli maaşlarını eleştiren Akşener'in konuşmasından satır başları şöyle:

- Emeklilere bayram ikramiyesi uygulaması ilk kez 2018 yılında başlamıştı. İktidar onu da bizim baskımızla aslında vermek zorunda kalmıştı.

- 2018 yılında bin lira olan bayram ikramiyesi enflasyonun hızlı artışına rağmen 6 yıl içinde sadece 2 defa artırıldı ve çıka çıka 2 bin liraya çıkartıldı. Son olarak da önümüzdeki bayramlar için yüzde 50 artışla 3 bin lira yapıldı.

- 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 25 kilo kıyma alabiliyordu. Bugün ise 7 buçuk kilo alabiliyor. Yani üçte birinden bile az. Mesela 2018 yılında emekli bir vatandaşımız bayram ikramiyesiyle 158 litre benzin alabiliyordu. Bugün ise 73 litre alabiliyor. Yani yarısından bile az.

"EMEKLİNİN BAYRAM İKRAMİYESİ KUŞA DÖNMÜŞ"

- Mesela 2018 yılında bir emeklinin bayram ikramiyesi aylık asgari net ücretin yüzde 62 buçuğuna denk geliyordu. Bugün ise bu oran asgari ücretin yüzde 17 buçuğuna düştü. Yani beşte birinden bile az.

- Durum böylesine ibretlikken ben de şimdi buradan sormak istiyorum; emeklinin bayram ikramiyesi gerçekten artmış mı? Açıkça görüyoruz ki artmamış, tam tersi azalmış, kuşa dönmüş.

- Yani Sayın Erdoğan'ın, "emeklilerin yılı" ilan ettiği 2024'te emeklilerimize yine çile reva görülmüş, emeklilerimize yine yokluk layık görülmüş. Emeklilerimiz yine açlığa mahkûm edilmiş.

- Nitekim bu çerçevede Meclis grubumuz komisyonda bir kanun teklifi verdi ve emekli bayram ikramiyesinin 7 bin liraya çıkartılmasını önerdi. Ayrıca ben de buradan iktidara bir kez daha çağrıda bulunuyorum. Göstermelik zamlar, göstermelik ikramiyeler, göstermelik vaatler yetmez. Emeklilerimizi daha fazla enflasyona ezdirmeyin ve gerçek bir adım atın.

- Mayıs ayında söz verdiğiniz ama sözünüzden dönüp yapmadığınız zammı da hesaba katarak Ocak ayı için tüm emekli maaşlarına seyyanen 11 bin lira zam yapın.

- Böylece hem en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkarmış olursunuz, hem de emekli maaşları arasındaki farkı adil şekilde korumuş olursunuz. Bunun da yanında kök maaş işinden de derhal vazgeçin.

- Yüksek ücret üzerinden ve yüksek günle prim ödeyenleri daha fazla cezalandırmayın.

"SEÇİM DÖNEM KLASİĞİ"

- Sayın Erdoğan, bir seçim dönemi klasiği olarak yine çıkıp milletimizi tehdit etmeye başladı. Geçtiğimiz gün Ordu'da utanmadan çıkıp, dedi ki "Bizim olmadığımız bir büyükşehir belediyesi doğalgazı nasıl getirecek? Biz varsak doğalgaz var. Biz yoksak doğalgaz yok."

- Ne diyelim Allah akıl fikir versin. Aynı ana muhalefet gibi görüyoruz ki iktidarın da sinirleri gergin, asapları bozuk.

- Malum Ordu büyükşehir belediye başkan adayımız Enver Yılmaz Bey'in gördüğü büyük ilgiden ötürü arkadaşların psikolojileri epey bir bozulmuş. Vallahi hiç kusura bakmasınlar bozmaya devam edeceğiz.

ALİ DEMİR TEPKİSİ

- Ülkemizdeki sorunlar her geçen gün çığ gibi büyürken iktidarla ana muhalefetin ele ele sürdürdüğü kayıkçı kavgası tam gaz devam ederken laf atmalarla, kılıç kalkan oyunlarıyla günler geçerken; bitmek bilmeyen dedikodularla milletin gerçek gündemi sümen altı edilirken geçtiğimiz hafta bir hukuk garabetine daha şahit olduk.

- Biliyorsunuz 2020 yılında bir rezalet ortaya çıkmıştı. Düzenlenen bilirkişi raporuyla ÖSYM'nin, 2010 ile 2015 yılları arasında gerçekleştirdiği tüm sınavların sorularının sızdırıldığı tespit edilmişti.

- Bunun sonucunda ise dönemin ÖSYM Başkanı Ali Demir "FETÖ üyeliği" ve "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla 18 yıl 6 ay hapis istemiyle tutuklanmıştı.

- Bu hafta ise birden bire bir şey oldu. Ve biz, bu kişinin bir anda beraat ettiğini, sadece görevini kötüye kullanma suçundan 1 yıl 15 gün ceza aldığını, hükmün açıklanmasının da 5 yıl ertelendiğini öğrendik.

"REZALETE BAKAR MISINIZ?"

- Rezalete bakar mısınız? Şimdi buradan sormak istiyorum; hayırdır muhteremler ne değişti? Bir neslin yalnız sorularını değil, yıllarını, hayallerini, gençliğini çalanlar ne değişti de aklanıverdi?

- Bilirkişi raporu ortadayken bu kişi soruların çalınmasından ne oldu da aklandı? Başında bulunduğu kurumun FETÖ'ye çalışmasından ne oldu da aklandı? 5 yıl boyunca gençlerin geleceğiyle oynanmasından ne oldu da aklandı?

- Değerli arkadaşlarım; burada asıl yapılmak istenen ne biliyor musunuz? Her zaman yaptıkları gibi ucu kendilerine dokunan bir meseleyi daha sulandırmak. Yapılan aslında Ali Demir'i aklamak değil; suçun cinsini değiştirip olayın üzerini örtmek.

Özhaseki: Sözde genel başkan! Özhaseki: Sözde genel başkan!

- Yani işlenen suçu bir terör örgütünün devletimizin tüm kurumlarına sızmasına yol vermek olarak değil AK Parti'nin alışık olduğu "akraba kayırmak" veya "eşine ihale vermek" gibi; "görevini kötüye kullanma" suçu olarak gösterip 1 yıl 15 gün ceza vererek meseleyi oldu bittiye getirip kapatmak.

- Biz de bu kepazelik vesileyle öğrenmiş olduk ki ülkemizde gençlerin 5 yılını çalmanın cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş.

- FETÖ'nün devlet kurumlarına sızmasına yardım ve yataklık etmenin cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş. Milletin hakkına girmenin, emeğini çalmanın, ahını almanın cezası 1 yıl 15 gün ediyormuş.

- Biliyorsunuz tüm bu kuru gürültünün sebebi de seçimlere özü başımıza girmemiz. Biz bu kararımızı açıklayalı aylar oldu.

- Ama ne hikmetse ne zaman yeni bir adayımızı açıklasak ya iktidar ya da ana muhalefet her defasında atak geçiriyor. Aylardır bir türlü durumu hazmedemediler. Bildiğiniz gibi travma sonrası stres bozukluğu yaşıyorlar.

- Bugün ne yazık ki iktidar ve ana muhalefetin ele ele verip birlikte oluşturdukları sefa sürdükleri bir kutuplaşma ortamındayız.

- Sırf oy almak için birinin Atatürk'ümüze beddua eden soysuzlara, diğerinin de Cumhuriyetimizi 100 yıllık zulüm gören terör şakşakçılarına şirinlik yapma yarışına tutuştuğu kirli bir orta oyunun tam ortasındayız.