CiddiGazete- Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Türk futbolunda yaşanan tartışmalarla ilgili olarak açıklamalar yaptı.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek'in FETÖ imalarına cevap veren Ali Koç, Galatasaray ve TFF arasındaki ilişkiye dair çarpıcı sözler sarf etti.

Ali M132Özbek'in bir ortak arkadaşları vasıtasıyla kendisine yolladığı mesajı da paylaşan Ali Koç, sarı kırmızılı kulübün TFF ile nasıl bir ilişki içerisinde olduğu konusuna değindi.

Öte yandan, Galatasaray lehine yapılan hakem hataları nedeniyle şampiyonluk yarışının nasıl etkilendiğine vurgu yapan Ali Koç, devletin tutumu karşısında şaşırdıklarını söylerken, "Garip bir hava var. Fenerbahçeliler anlam veremiyoruz devletin tutumuna. Eskiye dönüş hevesleri türedi sanki" ifadelerini kullandı.

Ali Koç, 7 Nisan'da oynanması planlanan Süper Kupa maçının ertelenmesi hakkında, "Rakibimizin kabul etmesi halinde Süper Kupa finali için yeni bir tarih bulunmasının çok daha doğru olacağını arkadaşlarımızla konuştuk" dedi.

İŞTE ALİ KOÇ'UN AÇIKLAMALARI:

- Son dönemde iddialar, iftiralar yoğun. Biz de uzun süredir gerekli cevapları vermedik. Biraz zamanınızı alacağız. İnşallah sorularınızla birlikte basın toplantımızı 2 saat içinde sonuçlandırırız.

- Bazı hatırlatmalar yapacağız bugün. Son günlerdeki polemiklere ilişkin görüşlerimi paylaşayacağım. Bu toplantının öznesi rakibimiz olacak. Proje, bölücülük, ananas gibi deli saçması söylemler içindeler. Birazcık onları ülkemize daha iyi tanıtmayı amaçlıyorum. Böyle bir toplantı yapmak zorunda kaldığım için üzüldüğümü bilmenizi isterim.

"SUÇ İŞLİYORLAR"

- Rakibimizin başkanından, yöneticilerine sportif rekabeti düşürdükleri seviye mezbahayı aratır vaziyette. Hem yalan konuşup doğruları çarpıtarak kendi camialarını kışkırtıyorlar, hem de bizim camiamızı tahrik ederek milyonları kin ve nefretle kışkırtarak suç işliyorlar. Anormal olan ise, buna dur diyebilen federasyon yok, sürece müdahil olacak başka bir merci de yok.

"TÜRK FUTBOLU İÇİN BEKA SORUNU"

- Galatasaray'ın Türk futbolu için nasıl bir beka sorunu olduğunu, hem son dönemde hem de geçmiş dönemde yaşanmış örneklerle anlatacağım. Onların yaptığı gibi hayali düşmanlarla değil. Galatasaray Başkanı ve yöneticilerinin elde etmek istediklerini kazanmak için ne tür yol ve yöntemlere başvurduklarını, gerçekler ve istatistiklerle sunmaya çalışacağım.

"RİYAKARLIKTA ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDE"

- Toplantının sonunda bu kulübün sadece futbolda değil, kötülükte ve riyakarlıkta da Şampiyonlar Ligi'nde olduğunu, kazanmak için her şeyin mübah olduğu anlayışının bu kulüpte kültür haline geldiğini, hadsiz çirkin üslup ve saldırgan tavırlarından daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.

"TEHDİT, ŞANTAJ, İTİBAR SUİKASTİ"

- Sportif rekabet anlayışları kayrılmaya, korunup kollanmaya dayalıdır. Türlü türlü tehdit, şantaj ve itibar suikasti yaparak, hakemleri ve TFF kurullarını baskı altında tutarlar. Bunu yapmak için de hayali düşmanlar, senaryolar yaratırlar. Rakiplerini aşağılar, alay ederler. Ne demek istediğimi paylaşacağım örneklerle daha iyi görecek, bu kulübün Türk futbolunun bekası için tehdit olduğunu anlatabileceğimi ümit ediyorum.

"ADALET BEKÇİLİĞİNE SOYUNURLAR"

- Elimizde bilgi, belge var, VAR kayıtları var derler, ligi bitirtmeyiz derler, istedikleri olunca suspus olurlar. İşler istedikleri gibi gitmeye başlayınca "itidalli olalım" derler. Futbolun marka değeri için mücadele ettiklerini söylerler. Sadece kendileri için değil, tüm kulüpler için adalet arayışında olduklarını söylerler. Adeta Türk futbolunun adalet bekçiliğine soyunurlar. Kendi kanallarında "Futbol için adalet" programı yapacakları yalanını da söylerlerler. Çıkarları söz konusu olduğunda kimin emeğini gasp etmeleri gerekiyorsa, gözünün yaşına bakmazlar.

"HANGİSİ GERÇEK SİZSİNİZ?"

- Üç tane yaşanmış örnek vereceğim. TFF Başkanı ve kurulları Galatasaray için ne anlam ifade ediyor? Bunu bilen var mı? Biz bu ilişkiyi çözemedik. Bu durum ligdeki gidişata göre mi değişiyor, yoksa danışıklı dövüş mü yapıyorlar? Bildiğiniz gibi, önce TFF'ye siper oldular. Çok kısa süre sonra aynı TFF'yi tarihin en kötü başkanı ilan edip tüm kurullarını istifaya davet ettiler. İki gün önce de açıklama yapmışlar, bu sefer de hesap vermeye çağırmışlar. Hangisi gerçek sizsiniz?

"ARANIZDAN BİR AKILLI..."

- Bir maçta kulübümüz hakkını aramak için ilk yarıda yaşananlardan dolayı, Alanyaspor maçının devre arasında bir paylaşım yaptık. Rahatsızlığımızı dile getiren. Kıyameti kopardılar paylaşıma. Nasıl böyle bir şey olabilir diye. Aradan 10 gün geçti, birebir aynısını kendi maçlarında yaptılar. Ya paylaşımı yapmadan önce aranızdan bir akıllı çıkıp şunu söylemiyor mu? 'Ya sayın başkan, Fenerbahçe aynı şeyi yaptı, biz de ağır suçlamalarda bulunduk. Aynı şeyi yaparsak riyakarlıktır' demiyor mu? Yoksa herkesi saf, kendinizi akıllı mı düşünüyorsunuz?

"CESUR BİR TFF BAŞKANI OLSAYDI..."

- Hatırlarsınız MHK Başkan Vekili Murat Ilgaz için Fenerbahçeli dediler. Enteresandır, MHK'den memnun değiller. Hayatımda ilk defa MHK Başkanı'na değil yardımcısına saldırıldığına görüyorum. Çünkü MHK Başkanı Sabri Çelik'ten memnunlar. Temsilciler kurulu raportör üyesi için Koç çalışanı, o yüzden ceza veriyor dediler.

- Kendisi 4 yıl önce şirketimizden emekli olmuş. Cesur bir TFF Başkanı olsaydı, şunu söylerdi; "Ne diyorsunuz kardeşim, ben Galatasaray Kongre Üyesi'yim. Bir önceki başkan Fenerbahçe'de 18 yıl başkan vekilliği yaptı. Siz nasıl böyle konuşursunuz" diye susturacağına, çanak tuttu.

- PFDK Başkanı'nın Fenerbahçeli olmakla suçladıkları günün ertesi gününde, dönemin Tahkim Kurulu Başkanı'nın oğlunu Galatasaray Kongre Üyesi yaptılar. Olabilir, sıkıntı yok. Bir taraftan öyle diyorsun, bir taraftan böyle yapıyorsun. Aynı şeyi biz yapsak ne olurdu? Bunlara göre herkes saf, kendileri akıllı.

"RİYAKAR OĞLU RİYAKARSINIZ"

- Madem TFF Başkanı'ndan memnun değilsiniz. Tarihin en kötüsü. Madem kurullar rezil. O zaman siz de bizim gibi Süper Kupa için hatta bundan sonra ligin geri kalanı için yabancı hakem talebinde bulunun. Mertseniz, dürüstseniz, kendinize güveniyorsanız, bizim gibi yabancı hakemi destekleyin. Samimiyseniz desteklersiniz. Ama değilsiniz. Siz hep kurullar, başkan, MHK, ama hakemlerden memnunsunuz. Türk hakemlerine güvendiğinizi söylüyorsunuz. Siz Türk hakemlerinize güveniyorsunuz, sadece bizim maçlarda güvenmiyorsunuz. Riyakar oğlu riyakarsınız.

"EN İYİ SONUÇLARI TÜRK HAKEMLERLE ALIYORLAR"

- Bu hocaya (Okan Buruk) sormak lazım. En yakın hakem arkadaşı kim. Bilenler bilir. En iyi sonuçları Türk hakemlerle alıyorlar, tabi istemezler. Bunların transfer yapma kültürleri olağanüstü. Kimse yanına yaklaşamaz. Pek çok yerel kulüp de şikayet eder ama seslerini çıkartmazlar. Ne olur, ne olmaz diye. Hülleli transferde, oyucu ayartmada, çıkarlarına göre transfer haberleri servis etmede, sözleşmelerde yeni jargonlar üretmede, kamuoyunu yanlış bilgilendirmede de Şampiyonlar Ligi'ndeler.

"İRADELİ BİR FEDERASYON BENİ ÇAĞIRIR"

- Bir koalisyon lafı çıkardılar. Alın işte size gerçek koalisyon. Sizin ima ettiğiniz gibi altını dolduramadığınız gibi değil. Güya bize bu yaz pek çok transfer çalımı attılar. Dolayısıyla ister istemez 3-4 futbolcuya aynı anda baktığımız için bu futbolcuların şartlarını kontrat sürelerini biliyoruz. İsim vermeyeceğim ama dört futbolcu var ki, bahsettikleri bedelleri gerçeği yansıtmasının mümkünatı yoktur. İradeli bir federasyon olsa çağırır beni ne diyorsun der.

"BİZDEN 8,5 İSTEYEN OYUNCUYU..."

- Resmi ve gayriresmi kontrat yapma yaklaşımı var. Futbolcuyla anlaştıkları ve ödeyecekleri bedel ile resmi kontratta yazan bedel arasında fark var. Bu farkı yeri gelir imaj hakları altında, son dönemde de gayrimenkul anlaşmalarıyla farkı kapatıyorlar. Sponsorları çok cömert. Büyük yüklerin altına giriyorlar. O kadar cömertler ki katiyyen isimlerinin açıklanmasını istemiyorlar. Bu nasıl işse? Bizden 8,5 milyon Euro isteyen oyuncuyu, 3,5 4 milyona oynatıyorlar. İstanbul'un o yakasında oksijen daha iyi herhalde, bu tarafta sıkıntı var.

BAKAMBU VE MORUTAN TRANSFERLERİ

- Yazın ne dedik? Vay be Morutan'ı 3 milyon Euro'ya satmışlar. Gerçi 10'a almışlar ama 3'e satmışlar. Müthiş bir başarı. Ben şahsen öyle düşündüm, keşke bizde de böyle bir sihirbaz olsa dedim. Halbuki işin öyle olmadığını anladık. Meğer, 3 milyon Euro'luk satış, belirli sayıda 11'de oynarsa gerçekleşiyormuş. Acaba bu transfer 3 milyon Euro limit açmada kullanıldı mı? Bunu öğreneceğiz. Başka bir transfer becerisi de var Bakambu. Bir kurum, bir kişi, yaptığı iş neyse, niye yanıltıcı bilgi verir? Niye doğruyu söylemez? Olduğu gibi göstermez? Herhalde çok moda olduğu için değil."

"İMKANI İHTİMALİ YOK"

- Forma anlaşmalarını da 20 milyon Euro olarak gösteriyorlar. İmkanı ihtimali yok. O forma reklamı 20 milyon Euro. Ama gösterirsin, niye? Şampiyonlar Ligi'ni alırsam 5 milyon bonus, olmayacak şeyleri bonusa koyup çok büyük anlaşma yapmış gibi gösterirsiniz. Buradaki olay insanların gözünün içine baka baka gerçekleri söylememek.

"BELHANDA'NIN ÜÇLÜ ÇEKTİRMESİ..."

- Bir kulüp başkanı oyuncuları için "Üç futbolcumuzun beyniyle kalbi arasında çelişki olmuştur" dedi. Bu sözleri bir rakip başkanın Fenerbahçe için söyleyebileceğini düşünebiliyor musunuz? Malum kulüp tarafından ülkemizde olağanüstü hal ilan edilirdi. Aslında bu işin nirvanası, eski Galatasaraylı futbolcu Ümit Karan'ın Eskişehirspor forması giyerken paylaştığı anıda göreceksiniz. Fenerbahçe şampiyon olmasın diye gol atmak istemediğini açıklıyor. Bunu yeni örneği de var. Geçen sezon Belhanda'nın İstanbul'daki maçtan önce üçlü çektirmesi.

"NİYE BAŞKA KULÜPLERDE OLMUYOR?"

- Burada asıl sorulması gereken soru şu. Neden başka bir kulübün eski futbolcularıyla ilgili benzer iddialar gündeme gelmiyor? Veya transferde anlattıklarım. Niye başka kulüplerde olmuyor? Hep bu kulübün oyuncularıyla ilgili gündeme geliyor. Basın toplantılarındaki hal ve tavırları, istemeyen sorulara mobbing yapmaları.

- Konsept dışında soru gelirse kurumlarına şikayet ederler, ya da iletişim direktörleri gecenin yarısında bizzat hakaret ederler. Yakın zamanda iki isim bunu yaşadı. Yusuf Kenan Çalık ve Beril Böke. Başlarına gelen olayları net şekilde açıkladılar. Düşman yaratıyorlar ya. İstenmeyen soru sorulduysa düşmansın.

"YAPTIKLARINDAN NETFLIX DİZİSİ ÇIKAR"

- Bunların bir başka özelliği de kayrılmaya alışmış olmaları ve bunu bir hak olarak talep etmeleri. Bir nevi sportif rekabet etiği haline gelmiş. Bu kadar yaygara, istifa talepleri olmasına rağmen Türk hakemlerine güveniyoruz diyerek yabancı hakem istememelerinin sebebi son derece aşikardır.

- Son 25 yıldaki Türk futbolunun gerçeğini anlamak için Galatasaray-Antalyaspor maçına ve sonraki gelişmelere bakmak yeterli olacak. Bu maç ve sonrası günlerde cereyan eden iletişim furyası, bu kulübün gayriahlaki sportif kültürünün yansımasıdır. O kadar çok örnek verebiliriz, ki bir iki sezon Netflix dizisi çıkar.

"AZ KALSIN DUDAK DUDAĞA..."

- Ben böyle bir şey görmedim. Göz göze, kulak kulağa, az kalsın dudak dudağa. Kart yok, hiçbir şey yok. Bizim neredeyse İngilizce bilmeyen oyuncumuz 'aptalca karar' dedi diye atılıyor. Burada hiçbir şey yok. Bundan sonraki hafta derbi maçı var.

- Malum takımın başkanı bu maç sonrası sanki Antalyaspor maçında yaşananlar olmamış gibi, bizim Kasımpaşa maçına adresleme yaparak odağı değiştirdi. Bizim maçta son dakikada penaltı verildi. Penaltı mı değil mi, kimse net konuşamadı. Ama ondan dakikalar önce Oosterwolde'ye yapılan ve hakemin penaltı vermediği pozisyon. Bizim maçta iki pozisyon. Onu alıp yaygarayı kopartıyor, yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali.

"ÇİFTE STANDARTTA ZİRVE YAPILDI"

- Hakem kararlarındaki standartsızlık. Gri pozisyonlarda rakibimize avantaj, bize ise dezavantaj olduğu kamuoyunun malumudur. Türk futbolunda kart standartsızlığı son dönemde norm haline gelmiştir. Bu sezon verilen verilmeyen kartlar arasında çifte standartta zirve yapılmıştır.

- Bir maçta verilen, verilmeyen kartlar, bir sonraki maçın kadrolarına da etki ederek lig yarışının tümüne etki etmektedir. Galatasaray son 8 maçında 99 faul yapmış, 10 sarı kart görmüş. Biz 4 maçta 59 faul, 15 sarı kart.

- Hakemler şampiyonluk yarışındaki bir takımın en küçük hatasını ararken, diğer takımın kör göze parmak hatalarını görmezden gelebiliyor. Bu çifte standart normal rekabet unsurlarıyla kimseye anlatamazsınız. Kurullar, PFDK, Tahkim...

- Burada da dengesizlik var. Bu sezon bize 9 milyon TL ceza kesilmiş, diğer uslu takıma 6 milyon. İndirimlerde bile orantısız. İki kat indirim vermişler.

"SEBEBİNİ BİLMEDİĞİMİZ NEDENLERDEN..."

- Bir taraftan can siper savunurken, diğer taraftan savunmaya devam ediyorlar. TFF nezdinde korundukları, bu kulübün ihtiyacı olduğu zor anlarda TFF'nin yetiştiği ortadadır. Yumruk olayından sonra TFF tarafından sonra maçlara erteleme kararı verildi. Sebebini bilmediğimiz nedenlerden dolayı 1. Lig maçları kaydırıldı. Ancak Süper Lig sadece o haftanın maçları ertelendi.

- Bu niye önemli? Bu durum bazılarına avantaj, bazılarına dezavantaj sağlar. Hava şartları, cezalı sporcular, takımların yapacakları seyahat süreleri ve bunun gibi muhtelif konularda bütün bu şartlarda Süper Lig'e başka muamele yapılması rakibimizin lehine şartlar oluşturdu.

"ONLARIN ATTIĞI TWEET KRİZİN FİTİLİNİ ATEŞLEDİ"

- Yaptığımız araştırmaların sonucunda istemediğimiz bir şeyle karşılaştık. Meğer federasyon başkanı, bizi işaret etmiş Ankara'ya, devlet yetkililerine. Ve demiş ki, Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar'ın, saat 16.00'da yaptığı açıklamanın krize neden olduğunu yetkililere aktarmış. Ben de gittim kendisine sordum, niye böyle yaptınız diye. "Oradakiler bana öyle sordular, ben de evet dedim" dedi.

- "Peki" dedim sayın başkan, buna mukabil rakibin genel sekreterinin Uğur Bey'den epey önce, İstiklal Marşı'na izin verilmemesi yönündeki ifadelerini yetkililere anlattınız mı dedim. O tweet'ten haberim yok dedi. Topu topu iki tweet atılıyor zaten. Halbuki onların attığı tweet, bütün krizin fitilini ateşleyen konuydu.

- Sayın Nevzat Dindar şu paylaşımı yapmıştı; "Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan'a ulaştım, İstiklal Marşı'na izin verilmezse sahaya çıkmıyoruz" diye tweet attı. Bu konuda bile bu kulübü nasıl kayırdığı, sahiplendiği ortada.

"DEVLETİN ARAŞTIRMASINI İSTİYORUZ"

- Basit bir maç organizasyonunun temel gerekliliklerini yerine getirmekten aciz olanlar, sebep olduğu rezaleti dahi yalan ve iftiralarla Fenerbahçe üzerine yıkmaya çalışanlar, Türk futbolunu yönetiyor. Gerisini varın siz düşünün. Fenerbahçe Spor Kulübü olarak devletin bu konuyu araştırmasını istiyoruz.

"YANLIŞ KARARI İTİRAF ETMİŞ"

- Bir konudan 20 küsür kişi haberdarsa, o konunun gizli kalması imkan dahilinde değildir. İddia şu; Abdülkadir Bitigen, Galatasaray maçında verdiği penaltıyı, hakem eğitim seminerinde yanlış verdiğini itiraf ediyor. İddia bu. Bizim araştırmalarımız çerçevesine öğrendiğimiz, 1 Mart Cuma günü saat 15.00'te, hakemlerle Hugh Dallas ve TFF Başkanı'nın katıldığı online toplantı düzenleniyor.

- Bu toplantıda TFF Başkanı Tolga Özkalfa ile görüşlerini aktarıyor. Kısacası Özkalfa'nın istifa etmediğini ve görevden alındığı bilgisini paylaşıyor ve toplantıdan ayrılıyor. Toplantının ardından Dallas, Bitigen'e verdiği penaltı hakkında görüşünü soruyor. Penaltı kararını yanlış verdiğini tüm hakemlerin önünde itiraf ediyor. Anlık yanılma da değil. VAR çağırıyor penaltı diyor. Sonra da yanlış karar verdiğini itiraf ediyor. Ediyor da, şampiyonluk yarışındaki etkisi ne olacak? Malum kulüp her sezon böyle 3-4 maç kazanıyor.

"BÖYLE BİR TOPLANTI YOK DEDİ AMA..."

- Ben bu konuyu TFF Başkanı'na sordum. Böyle bir toplantı olmadığını söyledi. Ben bilerek siz de katılmışsınız demedim. O maçtan beri toplantı yapılmadığını ifade etti. Halbuki kendisi de katılmış. Nasıl bu ortamda rekabet edeceğiz. Bu kayıtlar TFF'nin elinde bulunmaktadır. Bunların açıklanmasını ivedilikle istiyoruz.

"ÖZELDE SÜT YUTMUŞ KUZU, UMUMİDE ASLAN"

- FETÖ terör örgütüne kurban verilen ilk ve tek spor kulübü Fenerbahçe. En iyi dönemimizdi. Bunun hiçbir şekilde telafisi, helalleşmesi olmadı. Her türlü şark oyunlarını oynuyorlar mahkemeyi uzatmak için. Bugünlerde geçmiş yaşananları aratacak, fütursuz, arsız, şımartılmış organize bir kötülükle mücadele halindeyiz.

- Arkalarında hangi güç varsa, neye güveniyorlarsa bu davranışlarını alenen milyonların gözü önünde yapıyorlar, sonra da mağduru oynuyorlar. Buraya gelmişken, er meydanına çıkma teklifimiz hala geçerli. Siz özelde süt yutmuş kuzu, umumide aslan parçası kesiliyorsunuz.

"DUA VE HİMMETLE..."

- Tüm kumpas davalarının tetikçisi olan Mehmet Baransu'nun Galatasaraylı olması. Belki de tesadüf. Asıl dikkat edilmesi gereken terörist başının kendi ağzından çıkan sözlerdir. Dua ve himmetle ayağa kaldırmalıyız dediği kulüp kim? Biz değiliz. Hadi siz de biz değiliz deyin.

"BİZE ÇÖKEMEZLER"

- Terörist başının televizyon ekranlarında gönlümdeki kulüp Galatasaray, inşallah şampiyon olur dediği kulüp kim? Bu kulüp dışında hangi kulüp için bu sözleri söylemiştir? Bizim için ne demiş? Fenerbahçe bize karşı sert ve katı bir tutum içerisinde. Belki o yüzden oraya çöktüler, bize değil. Bize çökemezler de.

"DEVLETİN TUTUMUNA ANLAM VEREMİYORUZ"

- Garip bir hava var. Fenerbahçeliler anlam veremiyoruz devletin tutumuna. Eskiye dönüş hevesleri türedi sanki.

- Ne tesadüftür ki Galatasaray da meydana çıkıp 13 yıl önce FETÖ tarafından sahip çıkılan "bu ateş üfleyerek sönmez" söylemini yeniden gündeme getiriyor.

- Fenerbahçe'ye bu şekilde saldırmaya cesaret etmeniz. Eski özentinizin sebebi mi? Bu son dönemdeki gelişmelerin verdiği cesaret mi?

- Hal böyleyken, Fenerbahçe bu ülkede FETÖ'yle ilgili en son çamur atacağınız kurumların başında gelir. Fenerbahçe'ye bu suçlamayı yapacak en son kurumların başında da siz gelirsiniz Galatasaraylılar.

"YÖNETİMLERİNE DIŞARIDAN DOKUNUŞ OLMUŞ"

- Rakibimizin atanmış başkanıyla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım. Sayın Başkan, birkaç okazyonda niye üçüncü kez başkanlığa geldiği sorulduğunda, sayın cumhurbaşkanının rica ettiğini söyledi. Bu yönetim kurulunun oluşumunda dışarıdan birkaç dokunuş yaşanmış.

- Son ayda açıklamalarıyla coşan, bölücülük, proje, ananas söylemleriyle zirve yapan zatın, tenhada nasıl umumide nasıl biri olduğunu yaşanmış örnekle size anlatma ihtiyacı duyuyorum.

"CESARET HAPI MI ALMIŞ?"

- Algı işleri bunların dünyasında olduğu için kendilerine menfaat konusunda gidecekleri yolun sınırı yoktur. O kadar yok ki, iddia ettiği hayali koalisyonları tanımlarken, şampiyonluk mücadelesini Türk tarihinin en şerefli mücadelesi olan Çanakkale Savaşı'ndaki düşman kuvvetlere karşı yapılan mücadeleye benzetiyor. Hadi oradan be kardeşim. Cesaret hapı mı almış, ne saçmalık bu ya?

AKP'liler Keban'da karakolluk oldular AKP'liler Keban'da karakolluk oldular

DURSUN ÖZBEK'İN MESAJI

- Bundan birkaç ay önce bir ziyaretçim vardı, telefonu çaldı. Arayan Dursun Özbek'ti. Ortak dostumuza acil görüşmek istediğini söyledi. Beni ziyaret eden kişi de yanımdan apar topar ayrıldı. Sonrasında ortak dostumuzun anlattığına göre; Dursun Özbek kendisine şunları söylemiş:

- Ortam çok gerildi, insanlar çok gergin, bu nedenle seviyesiz insanlar ortaya çıkıyor. Benim normalde Kulüpler Birliği'nde dostluk yapabileceğim kişi Ali Bey'dir. Maalesef ortam çok gerildi, istenmedik olaylar yaşanabilir. Ali Bey'le yan yana gelip beraber bir yol planı çizelim isterim. Eğer Ali Bey kabul ederse. Bununla beraber TFF Başkanı bizi birbirimize düşürüp keyifle izliyor, kendisi çok enteresan seviyesiz bir adam. Hatta geçen gün, Ali Bey'le bana aynı an için toplantı saati verip, gereksiz tartışma çıkmasına vesile olup, Ali Bey'le biz tartışırken TFF Başkanı koltuğunu geri çekip bizi izliyordu.

- Ben de o an bütün taşlar oturdu ve Ali Bey ister benim, ister senin evinde başbaşa konuşmak istiyorum. Bu federasyon başkanının seviyesizliklerini konuşmak istiyorum. Bu seviyesiz insanın yarattığı ortamdan bu hale geliyoruz. Biz bunlara karşı beraber hareket edelim. Bu hepimiz için iyi olacaktır. Bunu Ali Bey'e ilet.

- Bunlar mesajlar. Görüşmede şunları da söylüyor. Kendi camiası içinde, kendisine karşı kumpaslar kurulduğunu, seçimle alakalı arkasından çalışmalar yapıldığını, yapılan birtakım açıklamalardan ve sosyal medya paylaşımlarından kendisinin haberi olmadığını belirtmiş. Bu ortak dost da bu görüşmeyi gelip bana aktardı.

"TOPLANTIYA 24 SAAT KALA..."

- Ben sordum mesajı getiren kişiye, "Sen ona güveniyor musun? Ben güvenmiyorum, samimi de bulmuyorum" dedim.

- Aradaki dost da "Ben kimseye kefil olamam ama 74 yaşındaki bir insanın beni arayıp bunu istemesi normal değil. Böyle bir isteği olmasa rica etmezdi" dedi.

- Ben de "Neden olmasın" dedim, teklifi kabul ettim. O tarihten bir hafta sonraki cumartesi için konuştuk. Ancak, talep edilen toplantıya 24 saat kala, resmi hesaplarından hakkımda çok ağır açıklamalar yaptılar. Ben de bu açıklamalardan dolayı söz konusu buluşmayı iptal ettim.

"KENDİ ÇIKARLARI İÇİN DEVLET DÜŞMANLARINI KORURLAR"

- Bu insanlar kendi çıkarları söz konusu olduğunda devlet düşmanlarını koruyacak tarzda insanlardır. Bu mevkilerde olmaları da ülkemiz için pek de iyi bir şey değil.

- Karşımızda, durmaksızın sistematik şekilde yarışında dinamikleriyle oynayan, hiçbir konuda sınır tanımayan bir üslup var. Bu üslupla muhattap olmaya gerek yok dedikçe saldırgan tavırlarını artıran, vefat eden aile fertlerimizi işin içine çekecek kadar alçalan bir anlayışa tanıklık ediyoruz. Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş rekabetinin bir seviyesi vardı. Bir yandan gerçekten çok yazık diyorum. Bu ne sportif rekabet, ne sportif dinamikle alakası olan bir konu.

Ali M133"BU CAMİAYLA BENZER ŞEKİLDE MÜCADELE ETMELİYİZ"

- Asla oynadığımız şey futbol değil, yaptığımız iş de spor değil. Her türlü gücü eline geçirmiş, ahlak yoksunu, vicdansız organize bir yapıyla dürüstçe savaşmaya çalışıyoruz. Tarihimizin rekorunu kırdık. Karşı karşıya olduğumuz sistematik kötülüğün fotoğrafını anlatabildiğimi düşünüyorum.

- Fenerbahçeliyim diyen herkese sorumluluk düşüyor. Takımımızı, hocamızı sahiplenmeli, bu zihniyete karşı dimdik ayakta durmalıyız. Bir adım öteye götürüyorum, 3 Temmuz'da malum örgütle nasıl mücadele ettiysek, bu camiayla da benzer şekilde mücadele içinde olmalıyız."

"BİZİM HAMURUMUZ ÇOK FARKLI"

- Bu yüzdendir ki, Türk futbolunda ahlaksızların ahlak, hainlerin sadakat dersi vermekten utanmadığı bu arsız dönemden geçerken, Fenerbahçemiz yine iftiracıların, pusucuların ve tetikçilerin hedefindedir. 25 yıldır bu yol ve yöntemle manipüle edilen bir ligimiz var. Bunlar şampiyon yapılmaya alışmışlar. Fenerbahçe ise, tarihi boyunca elde ettiği her şeyi tanımsız mücadelelerle elde etmiş bir camiadır. Bizim hamurumuz çok farklıdır.

SÜPER KUPA FİNALİ

- Bu turu geçersek, ülkemiz 9. sırayı garantileyebilir. Ülke menfaati için, rakibimiz de kabul ederse tarihin değişmesini konuştuk. Belli tarihler üzerine çalışıyoruz. İnşallah turu geçeriz. Turu geçtik öz güveni beni korkutuyor. Önce turu geçelim. UEFA Başkanı, perşembe günü maça geliyor. Ben de maça gideceğim. Fenerbahçe'ye bir zorluk daha çıktı.

"BUNLARA OPERASYON YAPILACAK"

- TFF gidişata hakim değil. Yine bu şebeke, neyse bu şebeke... Geçmişte de olduğu gibi, bu federasyonda da kendi menfaatleri için istediklerini yaptırıyor. Federasyon bunun ne kadar fakında, bilemiyorum. TFF'nin istifası sorunu çözmez. Devrim lazım. Devletimiz müthiş operasyonlar yapıyor.

- Göreceksiniz bir gün bunlara da operasyon yapılacak. Kamu görevlisine dava açılıyorsa, kamu görevlisine görevi kötüye kullanmadan dava açılmalı. Bu er yada geç olacak. Milyonlarca insanın toplumsal huzurunu kökünden etkiliyor. Durum böyleyken, dış güçlere ihtiyaç yok. Bu sporun ötesinde. Biz şu an spor yapmıyoruz.

"FETÖ'YE BAKIŞIMIZDA KAFAM KARIŞTI"

- Beni zor sulara çekmek istiyorsunuz. Ülke ve devlet olarak son dönemde FETÖ'ye bakışımızda kafam karıştı. Daha öteye gitmek istemiyorum. Bana kalsa, pek çok kişi aramızda olmazdı. Ülkemizin bekası söz konusuysa, dışarıdakilere bakana kadar, içimize bakmalıyız.

"DEVLET İSTESE BULUR"

- Kimse devletle kavga edemez, devletin önüne geçemez. İçişleri Bakanı'nın yaptıkları ortada. Yol belli, yeter ki arzu edilsin. İşin acı tarafı, hepimiz bir şeyler olduğunu ve normal olmadığını biliyoruz. Ancak tam adını koyamıyoruz.

- Bu gidişat hayırlı değil, sürdürülebilir değil. Fenerbahçe yıllardır mağdur olduğunu söylüyor. FETÖ, benim kulübümü yerle bir etmeye kalkmış. Az kalsın ülkemiz elden gidiyordu. Otobüsüm kurşunlandı. Belki otobüs viyadükten düşecekti.

- Devlet istese bunu bulur. Polis mükemmel çalışmış. Çağırın ve sorun. 7 senede 3 şampiyonluğum gitmiş. Koalisyon diyorlar. "Kupa sizin, lig bizim" diyorlardı. Haluk Ulusoy ligi dizayn etti.