CiddiGazete- CHP ve İyi Parti, TBMM Anayasa Komisyonu'nda görüşülen anayasa değişikliği teklifine ortak önerge verdi. Anayasa değişikliği teklifinin birinci maddesinde yer alan "dini inancı sebebiyle başını örtmesi" ibaresi "başını örtmesi ya da örtmemesi de dahil olmak üzere" şeklinde ve "Alınan veya verilen bir hizmetin gereği olan kıyafet söz konusu olduğunda ise devlet; kadının başını örtmesini engellememek şartıyla gerekli tedbirleri alır" şeklinde değiştirilmesi öngörüldü.

Önergenin gerekçesinde, "Kimse inancını açıklamak ya da ispatlamak zorunda bırakılmamalıdır. Başörtüsünün dini inanca bağlanması, başka birisine bunun dinin inanç çerçevesinde olup olmadığı hususunda değerlendirme ya da yargılama yapmasına imkân verecektir" denildi.

Erdoğan kimlere hakkını helal etmedi Erdoğan kimlere hakkını helal etmedi

CHP ve İyi Parti'nin ortak önergesi, AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önergenin reddedilmesinin üzerine CHP ve İyi Parti milletvekilleri komisyonu terk etti.

BAŞÖRTÜSÜNE ANAYASAL GÜVENCE GETİREN MADDE KABUL EDİLDİ

İyi Parti ve CHP, başörtüsüne anayasal güvence getiren, Anayasa'nın, "vicdan, dini inanç ve kanaat (fikir) özgürlüğüne" ilişkin 24'üncü maddesi üzerine ortak değişiklik önergesi verdi. Önergede; "dini inanç" ifadesinin kaldırılması önerildi.

Önerge üzerine konuşan, İyi Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, başörtüsü ile ilgili teklife önergeleriyle destek olmak istediklerini vurgulayarak, "Biz, başörtü meselesini, daha geniş ifadeyle de kadının kıyafeti meselesinin bir istismar alanı olarak görülmesini istemiyoruz. Biliyorsunuz, Sayın Cumhurbaşkanı bu meseleyi, Sayın Kılıçdaroğlu’nun kanun teklifi meselesini her ne kadar gollük bir pas olarak değerlendirse de biz meseleyi o şekilde değerlendirmiyoruz. Yani başörtüsü meselesini bir pasta ve bu pastadan koparılacak bir dilim olarak görmediğimizi ifade etmek isterim. Konunun geniş bir toplumsal mutabakatla ele alınması ve geniş bir toplumsal mutabakatla geçmesini son derece arzu ediyoruz. Küçük bir düzeltmeyle destek veriyoruz. Çok net bir şekilde söylüyoruz, İyi Parti olarak da destek veriyoruz" dedi.

CHP ile ortak verdikleri önergeyi gerekçeleriyle savunan Usta, başörtüsü güvencesinin, "dini inanca" bağlamayı doğru bulmadıklarını belirtti. CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan da iktidar partisinin başörtüsüyle ilgili teklifi kampanya malzemesi haline getirme niyetinde olduğunu söyledi.

Tezcan, "Kadının kılık kıyafet özgürlüğü kampanya meselesi haline getirilemez, getirilmemelidir, siyasetin alanından çıkarılmalıdır. Şimdi, bunu birkaç yerde görüyoruz. Birincisi, Sayın Cumhurbaşkanı konuşmalarında 'Biz seçimi kaybedersek siz bütün kazanımlarınızı kaybedersiniz. Aman ha, dikkat edin, kızlarımız, çocuklarımız okullara giremez yeniden.' dedi. Yetmedi, arkasından ilahiyatçılar devreye sokuldu. Muhafazakar kesimin itibar ettiği, yazılarını okuduğu ilahiyatçılar benzer açıklamalar yaptı ve bu çerçevede, bir kampanya hazırlığı olduğu ayan beyan ortada" değerlendirmesinde bulundu.

Tezcan, başörtüsü ile ilgili değişiklik teklifine, İyi Parti ile birlikte verdikleri önergenin kabul edilmesi halinde destek vereceklerini vurgulayarak, aile bütünlüğünü koruyan Anayasa’nın 41'inci maddesine ise karşı çıktıklarını bildirerek, "Ben merak ediyorum, kızlarımızın başının açık olup kapalı olmasıyla, işte, LGBTİ'yi ya da başka bir meseleyi yan yana hangi zihniyet bir araya getirebilir? Niye ikisini bir pakette görüşme ihtiyacı duyuyoruz. Ancak aileyi, çocuğu korumaya, kadını korumaya ilişkin başka tehditler var. Her gün sabah, gazetelere baktığınızda, internet sitelerine baktığınızda çocukların tacizi, işte, erkek-kadın fark etmiyor yani çocukların, kız çocuğu, erkek çocuklarının çeşitli yerlerde çeşitli biçimlerde tacizi, kadına karşı şiddet, aile içi şiddet, taciz, tecavüz bununla ilgili birçok rahatsız edici, insanın içini dışına çıkaran haberler var. 41'inci maddeyle ilgili 'Aileyi koruyacağız, kadını koruyacağız.' İyi, güzel. Getirilen teklife bakıyoruz, sorun olmayan bir mesele. Çocuk tacizleri ne olacak? Onlarla ilgili hiç rahatsız edici bir şey yok mu? Bir endişe yok mu? Onu Anayasaya taşıyıp da koruma ihtiyacı yok mu? Yok. Niye? Çünkü mesele başka" diye konuştu.

AKP Balıkesir Milletvekili Belgin Uygur, kendisinin de geçmişte bir başörtüsü mağduru olduğunu vurgulayarak geçmişte yaşadıklarını anlattı. Uygur, "Devlet güvenliği tehlikede denilerek okullara alınmadık. Ama şimdi başörtülü milletvekili olarak hepimiz Meclisteyiz" dedi.

Başörtüsüne anayasal güvence getiren birinci maddenin kabul edilmesi sonrası, aile bütünlüğünün korunmasına ilişkin, Anayasanın 41'nci maddesinde değişiklik öngören maddenin görüşmelerine geçildi.