banner476

Emekli albaydan Pentagon’a mektup

ABD ile S-400 geriliminde emekli Deniz Kurmay Albay Nihat Altunbulak, “Pentagon’a Açık Mektup” başlıklı dikkat çeken bir mektup kaleme aldı

Emekli albaydan Pentagon’a mektup

Milli Savunma Bakanlığı, Rus yapımı S-400 hava savunma sisteminin teslimatına devam edildiğini, sistemin bazı parçalarını taşıyan 7. uçağın da Ankara yakınlarında yer alan Mürted Hava Meydanı'na indiğini açıkladı.

S-400 sevkiyatı devam ederken ABD’den yaptırım iddiası gündeme geldi.

Türkiye ile Rusya'nın yakınlaşmasını istemeyen ABD yönetiminin Türkiye'ye yönelik yeni yaptırımlar almayı kararlaştırdığına dair iddialar ortaya atıldı.

ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg'e konuşan kaynaklar, "3 alternatif yaptırım planından biri seçildi" ifadesini kullandı.

ABD ile S-400 geriliminde emekli Deniz Kurmay Albay Nihat Altunbulak, “Pentagon’a Açık Mektup” başlıklı dikkat çeken bir mektup kaleme aldı.

Emekli Deniz Kurmay Albay Nihat Altunbulak, İzmir’de Güney Deniz Saha Komutanlığı’nda Harekât Plan ve Teşkilat Şube Müdürlüğü, ABD’nin Irak’ı işgali öncesinde Türkiye üzerinden kuvvet gönderilmesi faaliyetlerinin planlanması ve icra edilmesi maksadıyla yürütülen Barış Kalkanı Harekâtı’nın Mersin ve İskenderun’daki Deniz Kuvvetleri ile ilgili kısmının yetkilisi, bir NATO organizasyonu olan (TMMM) Terörizmle Mücadele Mükemmeliyet Merkezi’nde Eğitim ve Öğretim Başkanlığı, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’nda, sorumluluk alanı Balkanlar, Yunanistan, Kıbrıs ve deniz faaliyetleri olan Birinci Şube Müdürlüğü görevlerini yürütmüştü.

11 Şubat 2011’de FETÖ’nün Balyoz kumpasıyla tutuklanan emekli Deniz Kurmay Albay Nihat Altunbulak, yaklaşık 3,5 yıl hapis yattıktan sonra 19 Haziran 2014’te tahliye olmuştu.

Emekli Deniz Kurmay Albay Nihat Altunbulak’ın mektubu şöyle:

Devletimizin başındakilerinin dilinde tüy bitti anlatmaktan.

“Eyyyy Amerikaaa” diye o kadar söylediler söylediler. Amerika anlamadı.

Akademisyenlerimiz, yazarlarımız, düşünürlerimiz o kadar yazdılar, konuştular Amerika yine anlamadı.

Ben de, belki sesim duyulur, çorbada tuzum olur diye; S-400 ve F-35 krizinin çıkarıldığı, yürütüldüğü, bu Amerika’nın güya birçok akıllı adamının olduğu yere Pentagon’a yazayım dedim.

Merhaba Pentagon,

Ben bu S-400’leri senin iyiliğin için alıyorum. Sen gelmişsin yanı başıma Suriye’nin kuzeyine, yığmışsın binlerce konteyner dolusu silahı, terörist PKK-PYD/YPG ile aynı yatağa girmişsin, Doğu Akdeniz’e gelmiş, iki tane şımarık komşu çocuğuyla birlikte, benim doğal gazımı, petrolümü benden almaya çalışıyorsun.

Ondan sonra diyorsun ki “cambaza baak” ………. S-400

***

Sevgili Pentagon, ben bu S-400’leri senin iyiliğin için alıyorum. Sen geçmişini unutup da bir yanlışlık, bir hainlik yapmayasın diye.

Kore Savaşı’nda, Kunuri’de hepiniz kaçarken; ben durdum, düşmanı durdurdum.

Ben öldüm, ama siz ölmeyesiniz diye düşmanı durdurdum.

Benim dostluğum, müttefikliğim adam gibidir. İki tane poşili teröriste, 2 tane şımarık çocuğa satılacak dostluk değildir.

Onun için, senin iyiliğin için alıyorum ben bu S-400’leri. Somali’de, Bosna’da, Kosova’da, Afganistan’da, Atlantik’te, Akdeniz’de, Hint Okyanusu’nda ve NATO şemsiyesi altında her yerde biz beraber değil miydik?

Senin en yakınındaki, en güçlü ben değil miydim?

İşte bunun için alıyorum S-400’leri.

Bunca yıllık dostuna, müttefikine; sen şaşıp da bir yanlışlık yapmayasın diye.

***

Çek geriye; Suriye’deki silah dolu konteynerlerini, terörist PKK-PYD/YPG’den desteğini ve tüm kuvvetini. Doğu Akdeniz’de 2 tane şımarık çocuğun sözüyle değil de; kadim dostun Türkiye ile yap işbirliğini.

Feda olsun sana S-400….

O zaman söyle S-400’ün niye olduğunu.

O zaman ben gömerim o S-400’leri, en yüksek dağımın, en derin çukuruna.

Zaten Hazreti Nuh Peygamber’imiz de oraya getirmişti gemisini. İnsanlığın bağışlanıp, dünyanın onlara tekrardan lütfedildiği yeri. Sizin, bizim, hepimizin efsanelerin mabedi.

***

Sevgili Pentagon,

FETÖ ile birlikte, bize kurduğun kumpasları unuttuğumuzu zannetme, sabrımızı da çok zorlama. Bu dediklerimi iyi anla lütfen.

Öyle yaptırım, ambargo falan deyip üzersen beni. İnan bunda en çok üzülen sen olursun.

Bu sefer S-400 değil, S-500 alırım. Bu sefer bak TS-800’ü ben yaparım.

Vermezsen F-35’i, bak ben de F-45 yaparım.

Hadi gel dinle sözümü, üzme beni.

***

Ünlü düşünür Mevlana’nın dediği gibi

Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine,

sevmek ve sevilmek için çareler arayın.

Hoşça kalın.

Nihat Altunbulak

KAYNAK: Oda TV

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER