CiddiGazete- Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, terör örgütü IŞİD'in karargahını Türkiye'ye taşıdığını söyledi. Son dönemde emniyetin, jandarmanın ve MİT'in en sık operasyon yaptığı terör örgütünün IŞİD olduğu belirten Ümit Özdağ, şu değerlendirmelerde bulundu:

DÜĞMEYE BASILMASINI BEKLİYORLAR

Akşener'den 'çalışın' talimatı Akşener'den 'çalışın' talimatı

- DEAŞ için temel hedef Suriye ve Irak değildir. Artık DEAŞ, patronu tarafından Türkiye'de karışık çıkartmak üzere görevlendirmiştir ve şimdi bunun altyapı çalışmalarını yapıyor.

- DEAŞ, Türkiye'yi tanıyor, devletin reflekslerini ölçüyor, toplumun içine yerleşiyor, olaylara devlet nasıl refleks verdiğini izliyor. Polis bir olaya ne kadar zamanda müdahale ediyor?

- Cihatçı selefi sayısını arttırıyor. Yurtdışından Türkiye'ye günde 1.000 ile 1.250 kişi geliyor.

- Gelenlerin içerisinde terörist, uyuşturucu kaçakçısı, işsiz- güçsüz var. Çoğu askerlik yaşına gelmiş yabancılar Türkiye için büyük bir tehdit.

- Gelenlerin bir bölümü Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana gibi büyük kentlere gidiyor. Bunların poliste, devlette kaydı yok. O yüzden sistem içerisinde kayboluyor.

- DEAŞ'ın Türkiye'de güvenli evleri, güvenli ağı, gizli cephanelikleri var. Düğmeye basılması için bekliyorlar.

LİDER KADRO TÜRKİYE'DE

- DEAŞ'ın Türkiye içerisinde liderleri, lider kadroları var. Hâlâ Suriye'yi, Irak'ı cephe gerisi olarak kullanıyor. Eskiden Türkiye cephe gerisi olarak kullanılırdı.

- Suriye'de terör eylemleri gerçekleştirdiler ve ne yazık ki onlara bu imkan sağlandı. Tabii bu arada adamlar Türkiye'deki sistemi öğrendiler.

- Yani Suriye'ye iç savaş başlamadan önce gitmişlerdi. Türkiye'ye ise önceden geldiler ve daha kapsamlı bir yerleşme hazırlık çalışması imkanına sahip oldular.

- Tabii polisin bildikleri var bilmedikleri var. Bildikleri içerisinde yakaladıkları, yakalamadıkları var.

- Polisin farklı çalışma yöntemi var. Bazen bekler, izlerler, bilgi almaya, bağlantıları çözmeye devam eder.

- Bir eylem sonrasında hepsine yönelik bir genel operasyon yapılır. Ama mesele bildikleri değil mesele bilmedikleri ve işi zorlaştıran bunların Türk vatandaşı olmaması.

- Kendi aralarındaki haberleşmeyi başka dilde yapıyorlar.

- Mesela Türkiye'de 7 milyon sığınmacı ve kaçak olmasaydı Suriye'de DEAŞ karargahını Türkiye'ye taşıyabilir miydi? Hayır, taşıyamazdı.

- Çünkü balığın olması için suyun olması lazım. O ortam olacak. Kimsenin alnında "DEAŞ'lı terörist" yazmıyor.

- Tekrar ediyorum; DEAŞ'ın eylemleri bitmemiştir. Hatta daha başlamamıştır. Planlama safhasındalar.

DEMİR BAĞLANMIŞ YÜZÜCÜ GİBİ

- Vatandaş şunu soruyor, "Sığınmacıları göndereceğinizi söylüyorsunuz; başka neler yapacaksınız?"

- Biz de diğer yapacaklarımızı da anlatmaya başladık. Çünkü bizim dışımızda sığınmacıları geri yollayacak politikaya sahip hiçbir siyasi kadro yok.

- Türkiye'de varlıklarını sürdüren milyonlarca sığınmacı var. Türkiye bu sorunla adeta ayaklarına beşer kilo demir bağlanmış bir yüzücü gibi okyanusun ortasında kendisini suyun üstünde tutmak için çırpınıyor.

- Gittikçe de aşağı doğru batıyor. Bu meselede çözülecek ondan sonra diğer meselleri çözmeye başlayabiliriz.

- Yani sığınmacılar için yılda 11 milyar dolar harcayan bir ülke ekonomik sorunları aşabilir mi?

TÜRKİYE'Yİ ÇATIŞMAYA ÇEKİYORLAR

- Bu saldırıların hiç küçümsemesi lazım. Bu taktik olayların ötesinde bir şey var.

- PKK-YPG ve arkasındaki yapılar Türkiye'nin Ortadoğu'dan geriye itilmesi ve artık çatışmanın Türkiye sınırlarının içerisine taşınması politikasını uygulamaya başladılar.

- Onun için kaybettiğimiz her gün, terörle mücadelede stratejik bir mücadele vermezsek bu PKK ve YPG'nin işine yarar.

- Yani "Şu kadar terörist öldürdük" demek bizim meselemizi çözmüyor.

- Biz PKK terörünü 1998'li yılların sonuna doğru ancak içeride iyice yıldırdıktan sonra stratejik bir mücadele boyutuna taşıyıp Suriye'ye savaş ilan etmeyi gözü aldığımız anda bitirdik.

- Şimdi bizim yine artık bu stratejik mücadele boyutuna konuyu taşımamızın zamanı gelmiştir.

O YARDIMLAR, İSYAN HAREKETİ İÇİN YAPILIYOR

- Bizim muhatabımız burada PKK, YPG değil. Bunların arkasındaki ABD ve onun Ortadoğu politikasıdır.

- ABD, PKK ile YPG karşısında Türkiye'yi tercih edip etmediğinin stratejik tercihini yapmak zorundadır.

- ABD'nin, YPG'ye yapmış olduğu yardımlar, Suriye'de Beşar Esat rejimini devirmesi için değil YPG'nin ileride DEAŞ üzerinden Türkiye karıştırıldığı zaman Güneydoğu Anadolu'ya girerek büyük bir isyan hareketi başlatmak için gerçekleştirilen yardımlardır.

- Sığınmacı ve kaçaklar içerisinde Türkiye'ye en ufak bir manevi bağla bağlı olmayan belki içten içe kızgınlıkları olan, satın alınmaya müsait yabancı istihbarat servislerine, yabancı terör örgütlerine çalışanlar var.

TÜRKİYE'NİN İNTİHARI OLUR

- İstiklal Caddesi'ndeki bombayı kim koydu? Bir tekstil şirketinde çalışan yabancı kadın...

- En son Mossad operasyonunda yakalananların çoğu Filistinli, Suriyeli çıktı. Bazılarına biz vatandaşlık, iş vermişiz.

- Bu kadar büyük bir nüfus Türkiye'nin içerisinde ve bu kadar çok terör yapılandırıp Türkiye'nin içerisinde IŞİD gibi sızmışken, Türkiye karıştırılmaya çok müsaitken, sınırımızın başında yetiştirilen YPG'nin amacının Suriye ordusu değil Türk ordusunu hedeflemek olduğu bu kadar açıkken, artık Türkiye'nin ABD ile bu süreci yeniden değerlendirmeyi düşünmemesi ve bu konuda jeopolitik bir meydan okumayı gerçekleştirmemesi Türkiye'nin intihar anlamına gelir.

- Türkiye bunu Kıbrıs'ta yaptı. Kıbrıs'a ABD'ye rağmen çıktı ve harekatı başarıyla sonuçlandırdı.

- Bugün Türkiye'nin jeopolitik konumu soğuk savaşta olduğundan daha büyük bir önem taşıyor ve ABD, YPG- PKK ile Türkiye arasında bir tercih yapmak zorunda kaldığı zaman bu tercih PKK- YPG'den yana olmayacaktır.

- Yeni Türk-ABD diyalog sürecine ihtiyaç vardır. Bu diyalog sürecinin bir ayağında kesinlikle Türkiye-İsrail ilişkileri oluşturmak zorundadır. Çünkü Türkiye-ABD ilişkileri aynı zamanda Türkiye-İsrail ilişkileridir.

BÖYLE BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ

- Bunu sahada polis, jandarmanın taktik operasyon seviyesinde yapabilirsiniz ama stratejik seviyede durdurmak için devletin bütün imkan ve kabiliyetlerinin, askeri, diplomatik, politik, ekonomik hepsinin bir eşgüdüm içerisinde yönetilmesi gerekir.

SOYLU'NUN MAHKEMEYE ÇIKMASI LAZIM

- Kaçakların büyük bölümü Süleyman Soylu döneminde geldi. Buna uluslararası kriminallerin gelişleri dahil.

- Soylu bakanlıktan ayrıldıktan sonra neden aniden operasyonların başladığının aydınlatılması lazım.

- Bakanlığı önünde de Soylu'yu suçladım. Bugün hâlâ o noktadayım.

- Görevden alındıktan sonra hadiseler teker teker ortaya çıkmaya başladı. Ankara'nın dokunulmazlarına, mafyalarına operasyonlar başladı.

- Adnan Hoca operasyonunun bakandan gizlenerek yapıldığını bilmiyor muyuz?

(Sözcü)