CiddiGazete- Hasan Basri Akşener, ağabeyi Tuncer Akşener'in eşi İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in kendisine önce Yeniçağ Gazetesi'nde, sonra da "Aram iyi" dediği Sözcü Gazetesi'nde "şartlı" köşe yazarlığı önerdiğini açıkladı.

Hasan Basri Akşener'in Habererk'te yayımlanan "Meral Akşener tek 'Akşener' olmak istiyor" başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

Değerli arkadaşlar, İYİ Parti genel başkanı namuslu şerefli biridir, bunu yüz sefer dedim.

Ama bir şeye kafayı taktı mı onu unutmaz, bu konuda bir röportajında kendi ailesinde "küsmece" huyu olduğunu ve bunun çok uzun yıllar sürdüğünü kendi de söyledi.

Tüm röportajları hafızamdadır.

Ben kendisinin yüzüne de "Sen kincisin" dedim; ilk burada da demedim.

Ona göre küsmece, bana göre kincilik.

Bizim aile ise tam tersi, herkes herkese her lafı der, bağırıp çağırır konu biter ama kimse kimseye küsmez, tam bir "Karadeniz" aile yapısı.

Fakat bu muhacir milleti (Balkan göçmeni) çok fena bu konuda, acayip derecede küsmeceler, darılmacalar, benim eşim de muhacir aileden bu arada, bilirim huylarını.

Ülkeye ne girdi ise Balkanlardan girdi zaten, soğuk havadan tutun da Milliyetçilik akımlarına kadar.

İYİ Parti'nin değerli genel başkanı insanlar beni sorunca onlara benim için "DELİ" diyor, ülkücü arkadaşlar bunu "bizim hareket deli dolu biz onu seviyoruz" diyorlar sağ olsunlar.

Ama demek istediği o değil, "RUH HASTASI" teşhisi koyuyor bana!

Herkesin hayatında bir takım travmalar vardır, bir takım eksikler vardır, fakat ben hiçbir zaman psikiyatriste gitmedim.

Ekranlarda ben psikolojiyi biliyorum diyor, madem biliyor önce kendi kinciliğini tedavi etsin.

İnsanların psikolojisiyle oynamaya hakkı yok kimsenin, ketum davranıp güya bu şekilde davranarak uyguladığı ödül/ceza yöntemleri ile psikolojik savaşları bıraksın, bu bana sökmez, ayrıca da ben kimseye onun gibi darılmam.

Ben İYİ Parti Genel Başkanından çok eskiden (küçük bazı manevi ricalar dışında, ne maddi ne de manevi) 20 senedir hiçbir talebim olmadı.

Parti kurulurken de olmadı.

Ben sadece medya alanında özgürlük istedim hepsi bu.

Bana kalktı "Ünlü mü olacaksın, Yeniçağ gazetesi ile konuşmuştum orada yazacaktın ama sen laf dinlemiyorsun, şimdi Sözcü ile aram iyi orada yazıyor olacaktın" gibi, güya Ödül/Ceza şeklinde psikolojik oyunlar oynadı.

Ben sanki iş istiyorum da...

Yeniçağ ya da başka bir yerde yazı yazma talebim hiç olmadı ki.

Ben yalan konuşmuyorum size, kendisine sorun bir insanla böyle oyun oynanır mı?

Hiçbir maddi beklentim yok bana "Ünlü mü olacaksın" denir mi?

Ben kendisi mikrofon nedir bilmezken, 3 bin kişi önünde sahneye çıkmış, bağlama çalmış, çay bahçelerinde türkü bile söylemiş biriyim.

Ünlü olmak ne demek, yazı yazmak, konuşmak, insanları aydınlatmak bana maddi değil manevi haz uyandırır, çünkü yazı yazarak hayatımı geçindirmiyorum ki ben.

Bir gazeteye bağlanıp onun esiri olmak istemem açıkçası.

Tek "Akşener" olmak istiyor bu gayet açık, zaten ben onun yanında değil kimsenin yanında emir kulu olmam biliyor.

Hayatım boyunca kimsenin torpili ile bir yere gelmemişim, İYİ Parti Genel Başkanı değil Cumhurbaşkanı olsa ne yazar!

Bana hakkımı insanlar verecektir, hiçbir siyasi çıkar olmadan, maddi çıkar olmadan yazılar yazıyorum, bunun benim için önemi çok daha büyük.