CiddiGazete- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın tutuklu TİP üyesi Can Atalay'ın serbest bırakılması yönündeki kararları nedeniyle "Anayasa Mahkemesi'nin etkisini azaltmanın yollarını aradığı" belirtildi.

Reuters'ın üst düzey bir yetkili ve AKP'den iki kaynağa dayandırdığı habere göre, Erdoğan ve müttefikleri özellikle haklar konusunda bireysel başvuruları kabul eden mahkemenin sahip olduğu etkiden rahatsız ve bu konuda plan yapıyor.

Adının açıklanmasını istemeyen hükümetten üst düzey yetkili, mahkemenin aldığı kararlarla "benzersiz bir güç alanı" oluşturduğunu söyledi. Hükümetin seçenekleri değerlendirdiğini belirten yetkili, "Bunlar arasında bireysel başvuruları ayrı olarak ele alacak bir 'Türkiye İnsan Hakları Mahkemesi' kurulması da var" dedi.

Kurultay öncesi usulsüzlük iddiası Kurultay öncesi usulsüzlük iddiası

Anayasa Mahkemesi ve bireysel başvuru sisteminin bir şekilde devam edeceğini belirten yetkili, "Ancak düzenlemeler gerekli. Bireysel başvurularla ilgili yasal düzenleme yapmak zor değil" diye konuştu.

"YETKİ ALANINI AŞMAMASI İÇİN DÜZENLEME GEREKLİ"

Adının açıklanmasını istemeyen iki AKP milletvekilinden biri de, Anayasa Mahkemesi'nin Yargıtay ile çakışmaması ve yetki alanını aşmaması için açıkça tanımlanmış bir yargı yetkisine sahip olması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Kasım ayında yargı krizinde "hakem" rolü oynayacağını ve Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasındaki anlaşmazlığı çözmek için yasaların kullanılabileceğini kaydetmişti.

Öte yandan Reuters, Anayasa Mahkemesi'nin geçmişte birçok önemli davada hükümet lehine karar verdiğini de hatırlattı.

Resmi verilere göre mahkeme, Eylül 2012'den bu yana yetkililer tarafından temel hakların ihlal edildiği iddiasıyla 500 binden fazla bireysel başvuruyu işleme koydu ve 484 binden fazla davada karar verdi.

Anayasa Mahkemesi, Ekim ayında genel seçimlerde milletvekili seçilen Can Atalay'ın devam eden tutukluluğunun görev yapma hakkını ihlal ettiğine hükmetmişti. Anayasa Mahkemesi'nin tahliye kararı, 8 Kasım'da Türkiye'nin en üst temyiz mahkemesi olan Yargıtay'ın kararı tanımayacağını açıklaması ve kararı veren hakimler hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla yeni bir boyut kazanmıştı.

Temyiz mahkemesi, Anayasa Mahkemesi'ni yetkisini aşmakla suçlamıştı.

TBMM, Ocak ayında Atalay'ın milletvekilliğini düşürmüştü.