Bozkurt Muhsin...

Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum

Durun kapanmayın pencerelerim

Güneşimi kapatmayın

Beton çok soğuk, üşüyorum...

***

“Allah’a emanet olun...”

Bu sözlerle veda etti, hayatını adadığı Türk Milleti’ne...

Kim mi?..

Bozkurt Muhsin, Alperen Muhsin, Muhsin başkan...

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından, "MHP ve ülkücü kuruluşlar davası"nda yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl Mamak Cezaevi'nde işkence gören Ülkücülerin ve Milliyetçilerin yürekli lideri Muhsin Yazıcıoğlu...

“Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için, bu kadar fırıldak olmaya gerek yok” diyen bir dava adamı...

"Kan dökmeyi seven bir millet değiliz ancak söz konusu vatan ise dünyanın şah damarını keseriz" diye haykıran bir yiğit...

***

Türkiye üzerinde emelleri olan kefereler, nasıl ki Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis Paşa’yı şehit ettiler;

Muhsin Yazıcıoğlu’suz bir Türkiye dizayn etmek isteyen kefere oyun kurucular, onu da Eşref Paşa gibi şehit ettiler...

Bakın o zamanlar çalıştığım gazetede yazımın başlığı şöyleydi:

DONUYORUZ...

KURTARIN BİZİ...

Rahmetli gazeteci kardeşim, İsmail Güneş’in haykırışıydı bu sözler...

Değerli dostlar;

Gelin sizinle 25 Mart 2009'a gidelim...

O sese...

İsmail Güneş’in feryadına...

O, Türkiye'yi acıya boğan sese kulak verelim...

- Alo, ben İHA muhabiri İsmail Güneş, helikopter ile düştük...

- Yerimizi tespit edemediniz mi?..

- Donuyoruz, kurtarın...

- Çok soğuk, üşüyoruz...

- Şarjım bitmek üzere...

- Ayağım çok fena kırık...

- Donuyoruz ya, yerimizi tespit edemediniz mi daha?..

- Buradakiler öldü herhalde ya, eyvah eyvah çok kötü...

- Yerimizi tespit edemediniz mi daha, çok soğuk üşüyoruz...

- Donuyoruz burada, ayağım da kırık...

- Üşümeye başladım...

- DONUYORUZ YA...

Pekiii, devletin etkili, yetkili elemanları ne söylüyor helikopterin düştüğü haberinin alınmasından hemen sonra?..

YALAN -1

- Kurtarıldı, hafif yaralı, hastaneye kaldırılıyor...

YALAN - 2

- Hastaneye doğru yola çıktı...

YALAN - 3

- Nokta tespiti yapıldı, olay yerine intikal edildi...

YALAN - 4

- Yaralı oldukları öğrenildi, ölen yok...

YALAN - 5

- Göksu hastanesine kaldırıldılar...

YALAN - 6

- Doğa şartları çok kötü, bölgede kar ve fırtına aramaya izin vermiyor...

YALAN - 7

- Sinyal alamıyoruz...

YALAN - 8

- Bin kişi intikal etti, 2 bin kişi arıyor... Arama kurtarma ekipleri seferber...

YALAN - 9

- Devletin bütün imkanları seferber...

GERÇEK - 1

Başbakan Kahramanmaraş’ta...

Bakın değerli dostlar,

Bir gece, iki gece...

Umutlar kaybolmakta...

47 saat sonra...

Milletin efendisi köylüler işbaşında…

17 fedakar köylü helikopter enkazına ulaşır ulaşmasına da...

İş işten geçer...

Türkiye’yi Muhsin Başkan’sız dizayn etmek isteyen üst akıl, Keş Dağı’nın zirvesinde yok eder Anadolu’nun yiğit evlatlarını...

Köylüler bulurlar cesetleri...

Haber verir devletin etkili yetkilileri(!!!!)

Önce;

“Bir ceset bulduk” açıklaması yapılır...

Ardından;

2 oldu, 3 oldu, 4 oldu, 5 oldu, 6 oldu...

Millet yanıyor, millet ayakta...

Sonra;

- Muhsin Başkan dahil 5 ceset bulduk, bir kayıp...

Gazeteci İsmail Güneş kayıptır ne hikmetse!..

Devletin etkili, yetkilileri yine açıklama yaparlar...

- İŞİMİZİ İYİ YAPTIK...

- ÇABUK SONUÇ ALINDI...

- İŞİMİZİ DİSİPLİN İÇERİSİNDE YAPTIK...

Eveeeet dostlar...

İşlerini iyi yapmışlardı...

Disiplin içinde ve çabuk sonuç almışlardı...

Veee sonunda;

- DONUYORUZ... ÖLÜYORUZ... KURTARIN BİZİ diye feryat eden İsmail Güneş’in de cesedi bulunur...

Sonuç; 6 Türk evladı Keş Dağı’nın zirvesinde Rahmet-i Rahman’a kavuşur...

Şimdi diyorum ki;

Suikast mi?

Bana göre evet...

Aramada ihmal var mı?..

Var…

Koordinesizlik var mı?..

Sanırım bilinçli olarak evet...

Her kafadan bir ses çıktı mı?..

Evet...

Bir helikopter enkazını bu kadar teknolojiye rağmen 48 saat sonra bulduk mu?..

Evet...

Aradan geçti 11 yıl...

Hala olayı çözdünüz mü?..

Hayır...

Eeee, ne dememizi bekliyorsunuz?..

Onlar, Muhsin Başkan’ın söylediği gibi “Sonsuzluğun sahibi”ne ulaştı...

Siz de “İŞİMİZİ İYİ YAPTIK” dediniz ve olay kapandı...

Bakın buradan 11 yıl sonra yine sesleniyorum;

Bütün bu olayın sorumluları; nefes aldığınız her saniye, rahmetli İsmail Güneş’in şu haykırışları sizin kabusunuz olsun...

DONUYORUZ... ÖLÜYORUZ... KURTARIN BİZİ YA...

Veeee 11. yılında Keş Dağı’nın zirvesinde şehit olan Bozkurt Muhsin Yazıcıoğlu’na, dava arkadaşları BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya, gazeteci İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe’ye rahmet diliyorum...

Rabbim makamlarını cennet eylesin...

Yazıya Muhsin Başkan’ın Mamak işkencehanesinde yazdığı ÜŞÜYORUM şiiriyle başladım, yine onun dünyaya meydan okuyuşuyla bitireyim...

Ben Türk'üm;

Türk esir olmaz...

Ben Türk'üm;

Türk bayraksız olmaz...

Ben Türk'üm;

Türk devletsiz olmaz...

Ben Türk'üm;

Türk ezansız olmaz...

Ben Türk'üm;

Türk hürriyetsiz olmaz...

YORUM EKLE